|

Küresel finans krizi reel sektörü pençesine almış haldeyken, cevap aranan sorular şunlar; Acaba krizde dibi gördük mü? Düzelme ne zaman başlar?
Türkiye için hakim görüş, henüz dip görülmedi. Reel sektörü, tartışmasız daha zor koşullar bekliyor. Tekstil, inşaat ve otomotiv başta olmak üzere, birçok sektörde üretim ve istihdam hızla geriliyor. Gerçekçi olalım, gerilemeye devam edecek.
Organize sanayi bölgelerinde fabrikalar kapanıyor, işsizler artıyor. Çalışma barışı bozuluyor. Özellikle bazı sendikaların yöneticilerinin ideolojik yaklaşımları ve siyasilerin söylemleri ile işveren ve işçi karşı karşıya geliyor. Başbakan’ın kullandığı gibi ‘zula’lı ifadeler çalışma barışını bozucu etkiyi artırıyor.
Maalesef, masa başında oturarak, maaş garantisi altında ahkam keserek krizle ilgili doğru ve gerçekçi tespitler yapılmıyor. Yapılmadığı gibi çözüme dönük bir şey yapmak da mümkün olmuyor. Türkiye şu anda tam da bu görüntü içinde.
Henüz krizin dibine gelmedik. Üstelik dip yapıldığında bu dip bir ‘v’ mi yoksa ‘u’ mu olacak? Bu da belli değil. Eğer ‘v’ olursa keskin ve kısa süreli bir dönüşle yeniden toparlanma mümkün, ama süresi daha uzun bir dip yılların kazanımlarını geri gelmemek üzere götürecek.
Aralık ayına geldik, en az üç aydır ülke olarak hiç bir şey yapmadık, yapamadık. Siyasi irade, krizi baştan kabul etmediği için geç kalındı.
Sonra da Başbakan olmadan bir şey yapılamadığı için ve IMF etkisinden dolayı halen ortaya bir eylem planı çıkmış değil. Bakın, başta ABD ve Avrupa ülkeleri, kısa sürede ve peş peşe paketler hazırlayıp uygulamaya geçtiler. Bazı ülkeler bir kaç eylem planını hayata geçirdi. Bizde, ‘can suyu’ kredisi dışında elle tutulur bir şey yok.
Bakanlarımızı dinliyorum, onlar daha uzun vadeli o bilinen lafları edip yaptıklarını anlatma gayreti içindeler. İş dünyasının içinden gelmiş Sanayi Bakanı dahi Cuma günü otomotivdeki işçi çıkartmaları konusunda ‘psikolojik etkenler fazlasıyla rol oynuyor’ açıklamasını yapıyor.
İnsanlar yangının içinde yanıyor, ‘su atın’ diyor. İtfaiyeci başka telden çalıyor.
Yazık ki, bu ortamda işsizler artıyor, yaralar derinleşiyor.
Üretim ve istihdam kaybı yoğun olan sektörlerin başında otomotiv var. Bursa sektörün merkezi olduğu için kriz etkileri burada daha iyi gözüküyor.
İş Yemeği sayfalarımızda okuyacaksınız, Uludağ İhracatçı Birlikleri Başkanlar Kurulu ve Taşıt Araçları Birliği Başkanı Ferit Sünneli, Hadi dış piyasaya dair kısa sürede bir şey yapamayız ama iç piyasada yapılacak 3 temel iş ile sorunu %70 çözeriz. En azından mevcut durumu koruyabiliriz” diyor.
Ankara henüz derli toplu genel bir paket ortaya koyamadı. Bunun haricinde sektörel olarak sorunlara eğilmek lazım. Ve önümüzde 9 gün olması muhtemel bayram tatili var.
PUSULA FARKI
Elinizde tuttuğunuz, gazetemizin dördüncü sayısı. Her yönüyle farklı olmasına özen gösterdiğimiz ve beğeni toplayan gazetemizin ikinci sayısında Bursa’daki sanayinin durumunu en iyi anlatan verilerden olan OSB’lerdeki tüketim verilerini ortaya koyarak bir sonuca varmıştık. O rakamlar krizin rakamlarıydı, krizin belgeleriydi. Başta CNN Türk televizyon kanalı olmak üzere krizin etkilerini haber yapmak için Bursa’ya gelen yaygın basın yayın kuruluşları, gazetemize atıfta bulunarak Bursa’da krizin etkilerine dair analizlerinde verilerimizi kullandılar, doğruyu gösterdiler.
Celil İnce
Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir
Yazarın Diğer Yazıları İçin Tıklayınız
|