| Bursa’da sanayi ve çevre gelişmeleri |
| Pazartesi, 18 Ocak 2010 14:26 | |||
![]() Bursa, Türkiye’nin en önemli sanayi ve üretim merkezlerinden birisi... Coğrafi avantajı nedeniyle de yakın gelecekte en önemli merkez olacak. Bursa’nın ardından Kocaeli, Sakarya, Denizli, Manisa, İzmir, Gaziantep, Kayseri gibi illerde sanayi ve üretim artacak. İstanbul artık daha çok hizmet, finans ve yönetim merkezi oluyor. Belki bizler de ama çocuklarımız mutlaka; İstanbul’a biçilen bu misyonunun Bursa için olumsuz etkilerini göreceğiz, 10-15 yıl içinde... Çünkü İstanbul boşaltılıyor! Sanayi ve üretim İstanbul’dan, Trakya’ya ve Bursa’ya kaydırılıyor, kaydırılacak. Bu şu demek; hali hazırda Türkiye’nin en çok sanayi bölgesine sahip olan bu şehirde yeni sanayi tesisleri yeşerecek, yeni ve yoğun göçler olacak. Bir hesaplamaya göre Bursa, 15 yıllık bir süreçte 4 milyon kişinin yaşadığı bir merkez olacak. İki katlık artış, bu sürede olur mu dersiniz? Olmaz demeyin! 15 yıl öncesinin Bursa’sını bir düşünün! İKİ ÖNEMLİ ÖDEVİMİZ VAR Bursa bu gelişimi yaşarken, bugünden belli olduğu üzere şehrin batı bölgesinde nüfus yoğunluğu artacak. Bu döneme şehri yönetenlerin iyi hazırlanması gerekiyor. Çevre başta, sosyo-kültürel bir çok sorunlar yumağı ile karşı karşıya kalacağız. En azından geçmiş deneyimlerden dersler çıkartmak gerek. Bu şehrin doğası, ovası, suyu, dağı zaten yeterince tahrip edildi. Aynı şeyin plansız bir biçimde yine olmaması gerekiyor. Bunun için yapılması gereken iki ödev var. Birincisi, eski tahribatların onarılması, ikincisi yeni döneme dönük hazırlık... Bursa’yı yönetenler, Bursa’nın sanayicileri özellikle çevresel zararların giderilmesi için gerekli hassasiyet içinde gözüküyor. Anladığımız kadarıyla yasal alt yapı da bu paralelde oluşturulmuş durumda. RECEP ALTEPE’NİN KARARLILIĞI... Geçen hafta çevre konusunda iki önemli toplantıya katılma fırsatım oldu. Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe’nin Nilüfer Organize Sanayi Bölgesi ziyaretinde uzun uzun sanayi kaynaklı çevre kirliliği konuştuk. NOSAB Başkanı Yalçın Aras’ın bu konudaki hassasiyetini iyi biliyorum. O yaptıklarını anlattı, Altepe de yapacaklarını. Bundan böyle, sanayi kaynaklı atık suların doğal ortama deşarjında Bursa Büyükşehir Belediyesi son derece hassas ve kararlı duracak. Altepe, yasalardan aldıkları güçle de çevreyi kirleten sanayiye asla göz yummayacaklarını ısrarlı bir şekilde söyledi. Hatta, Zeki Tunaoğlu’nun ‘biraz esnek davranılması’ yönündeki sözleri üzerine bir tartışma da yaşandı. Altepe, sözlerindeki bu kararlılığı uygulamada da sürdürürse mayıs 2010’dan sonra Bursa’da ciddi bir sanayi-çevre gündemi göreceğiz. BATIDA ORTAK ARITMA DOĞRU ADIM İkinci toplantı, Hasanağa Organize Sanayi Bölgesi’ndeydi. Burada da Nilüfer Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, HOBAS Başkanı Ahmet Sezgi Erceiş, Kayapa SİAD Başkanı Ayhan Korgavuş, Akçalar SİAD Başkanı Cevdet Yüce ve İl Çevre Orman Müdürlüğü yetkilileri ortak arıtma tesisi için bir araya gelmişti. Bozbey, çevre konusunda aynı kararlılığı gösterirken, sanayiciler de atıkların bertarafı ve çevreyi koruma maliyetlerine katlanmanın zamanının gelip geçtiği ortak paydasında buluşmuştu. Başkanlar ertesi gün de BUSKİ ile yetkililerle bir araya geldiler. Yukarıda isimlerini saydığım isimler, geçen yılın sonbaharında bir toplantı yapıp üç sanayi bölgesinin tek çatı altında Batı OSB adı altında toplanmasını konuşuyordu. Batıs OSB olmadı, olamazdı. Bu gelişme üzerine gazetemizin 19 Ekim tarihli sayısında ‘Batı OSB olmaz, çünkü...’ başlıklı bir yazı yazmıştım. O yazı şöyle bitiyordu; “Mustafa Bozbey ve bu üç bölgenin yöneticilerinin yapacağı en akıllı şey, ortak bir arıtma tesisi kurup hem yatırım hem de işletme maliyetlerini azaltmak, ayrıca çevreye olan sorumluluklarını yerine getirmektir. Burada da Büyükşehir Belediyesi ve BUSKİ faktörünü unutmamak gerekir.” Sanayi ve çevre konusunda Bursa’da güzel şeyler olacak, inşallah! Yazarın Diğer Yazıları İçin Tıklayınız
|

