| 2010’da her şey güzel olacak! |
| Pazartesi, 04 Ocak 2010 14:20 | |||
![]() Adalet ve Kalkınma Partisi üyesi veya yönetimlerinde görevli olmayan 100 kişiyi çevirin ve sorun; 2009 yılı Türkiye ekonomisi için nasıl bir yıldı? 90 kişiden alacağınız cevap ‘kötü bir yıldı’ olacaktır. Ancak partililer aynı şeyi söylemezler. Çünkü, Başbakan krizin Türkiye ekonomisini ‘teğet’ geçeceğini söylediği için bu ifade artık ‘resmi’ olmuştur! Kriz Türkiye ekonomisini resmi olarak ‘teğet’, gerçekte ‘delip’ geçmiştir. ‘2009 yılında ekonomi nasıldı?’ sorusuna özet cevap budur. Ancak resmi söylemler ve rakamlar ‘teğet’ geçtiğini gösterir. Çünkü, işsizlik artışları, ekonomik küçülmesi bizden oransal olarak daha fazla olan ülkeler vardır. Onlarla karşılaştırıldığında kendimiz için ‘Biz iyi durumdayız’ denilebilir. Burada dikkat edilmesi gereken husus şudur; örneğin Almanya’da işsizlik kriz yılında yüzde 15 artmıştır. Ancak onlarda işsiz insan stoğu kriz öncesinde bizden çok düşük durumdadır. Dolayısıyla 15 puanlık artış, bizdeki 5 puanlık artış yanında devede kulak kalabilir! BAZ ETKİSİNE DİKKAT Ekonomide salt rakamlara bakarak yorum yapmak ciddi yanılgılar doğurabilir. Mesela, 2010 yılının ilk çeyreğinde bizdeki bir çok ekonomik gösterge iyi olacaktır. Bunun en temel sebeplerinden birisi ‘baz etkisi’dir. 2009 yılının ilk çeyreğinde krizin etkileri zirve noktasında görüldüğü için veriler çok kötüydü. Bu yıl o döneme göre her şey daha iyi durumdadır. Dolayısıyla işsizlik, üretim, kapasite kullanımı vb. önümüzdeki üç-beş ayda açıklanacak her veri geçen yıla göre daha iyi olacaktır. Şimdi, bu rakamları sadece geçen yılın aynı dönemine bakarak yorumlamaya kalkarsanız ‘her şey çok güzel oluyor’ derseniz. Bu ifade tamamen yanlış da değildir, haksızlık etmek istemem. 2010 yılı kötüye gidişin durduğu, bazı verilerin yatay seyrettiği ancak genel olarak büyümenin yavaş da olsa başladığı bir yıl olacak. Bu yeterli mi? Bizim gibi işsizi bol, borcu çok yapılar için yeterli olmayacak. Ama daha kötüye gitmekten de iyidir. Onun için diyorum, ‘2010 yılında her şey güzel olacak’ diye. VARDAR ÇOK İYİMSER Geçen hafta Adalet ve Kalkınma Partisi İl Başkanı Nagip Vardar, il yönetimiyle birlikte ziyaretimize geldi. Ekonominin içinden ve yakın takip eden birisi olarak Vardar’ın çizdiği tablo bize göre fazla iyimserdi. Çünkü O’nun da çıkış noktası krizin bizi ‘teğet’ geçeceği söylemi... Nagip Vardar’a göre, gerçekten de böyle olmuştur; kriz ülkemizi teğet geçmiştir. Bundaki en önemli etkenlerin başında da hükümetin aldığı yerinde önlemler geliyor. Bir başkası da Türk girişimcisinin sınır tanımayan üretim ve satış-pazarlama gücü... Vardar, hükümetin politikaları ile komşu ve çevre ülkelerin Türkiye için ciddi pazarlar olduğunu (ki buna tamamen katılıyorum) Türk şirketlerinin temsilcilerinin ellerinde çantalarla Afrika’nın en ücra köşelerinde bile iş bağlantısı yaptıklarını özellikle vurguladı. Ona göre de 2010 yılında her şey çok güzel olacaktı! IMF ANLAŞMASI OLMASA... Geçen yılın son günlerinde, Başbakan’ın IMF ile anlaşma açıklaması geldi. 2 yıllık bir stand by anlaşması olacak gibi görünüyor. Krizin en yakıcı günlerinde bu anlaşmayı yapmayan hükümetin, ‘her şey güzel olacak’ dediği dönemde böyle bir anlaşmaya gitmesi düşündürücü. Ben, IMF ile Türkiye’nin yollarının tamamen ayrılması gerektiğini düşünenlerdenim. Türkiye’nin IMF ile anlaşmayarak tarihi zincirleri kıracağını umuyordum. Bunun için iyi de bir fırsat vardı. Ama bu fırsat şimdi ortadan kalkıyor gözüküyor. Böyle bir anlaşmanın gerekçesi ne olabilir; 2010 yılının kredi musluklarının 2009’da olduğu gibi açık olmayacağı, likiditenin daha sınırlı kalabileceği görülüyor. Hükümet, bu tıkanıklığı görüp IMF’den kaynak teminini tercih etmiş olabilir. Keşke IMF’siz her şey güzel olabilse... Yazarın Diğer Yazıları İçin Tıklayınız
|

