| Türk-İş’te bir istifa daha |
| Pazartesi, 19 Temmuz 2010 12:55 | |||
Türk-İş’in, bağlı 35 sendika, bölge ve il temsilcilikleriyle Türkiye’nin en büyük sendikal örgütü olduğunu belirten Yurdakul, “Türk-İş yüzü sınıfa dönük, tabandan gelen isteklere duyarlı bir anlayışla yönetilmesi gereken bir örgüttür. Ancak üzülerek belirtmeliyim ki Türk-İş, bırakın bu hedeflere ulaşmayı, bu hedeflerin yakınından bile geçmemiş, tarihinin hiçbir döneminde, bu duruma düşmemiş, böyle itibar kaybetmemiştir” diye konuştu.Türk-İş yönetimin Orman-İş’in yok ettiğini, Tek-Gıda-İş, Hava-İş ve Belediye-İş sendikalarını da Orman-İş’e benzetmek için uğraştığını savunan Yurdakul, şöyle konuştu: ‘YÜZLERİ SİYASİ İKTİDARA DÖNÜK’ “İktidarın, yandaş konfederasyon ve sendika yaratma çabasına karşı bazı Türk-İş yöneticileri ve sayıları birkaçı geçmeyen bağlı sendikalar, sorunu görmezden gelmiş ve tavırsız kalmıştır. Türk-İş’i sevdiklerini söyleyenler, Türk-İş’e bağlı sendikalara hükümet destekli saldırılar olurken, ciddi, etkili hiçbir caydırıcı girişimde bulunmamıştır. Birkaç zorlama açıklama dışında, bu haksızlığı, bu hukuksuzluğu, bu adaletsizliği yapanları kamuoyu ve emekçi halkımıza açıklama cesaretini, sorumluluğunu bile gösterememişlerdir. Yüzlerini tabana dönmek yerine, siyasi iktidara dönen bu kişiler, siyasi iktidarın tepkisini çekmemek için, kendi tabanlarını bile karşılarına almayı göze almışlardır.” ‘ÇÖZÜM İÇİN ADIM ATILMADI’ Yurdakul, en küçük eleştiride “Türk-İş’i yıpratmayın” diyenlerin, çalışma hayatındaki sorunlar karşısında, İş Kanunu’nda yapılan değişikliklerde, taşeronlaştırmanın yaygınlaştırılması için yapılan yasal değişikliklerde, Sosyal Güvenlik Yasası sürecinde, suya sabuna dokunmayan açıklamalar, baştan savma eylemlerle, ikircikli tavırlarla ve suskunlukla, iktidarın bu süreçteki sorumluluğunu görmezden gelerek Türk-İş’i yıprattıklarını savundu. Türk-İş’in itibarını korumak için Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nda verdiği mücadelenin de tavırsızlık ve suskunlukla izlenerek adeta görmezden gelindiğini ifade eden Yurdakul, şunları kaydetti: “Göreve geldiğimden bugüne kadar yaşanan olumsuzlukları, sendikal ilkelerle bağdaşmayan uygulamaları, Türk-İş Yönetim Kurulu’nda, Türk-İş Başkanlar Kurullarında, defalarca gündeme getirdim, ancak sorunların çözümü noktasında herhangi bir adım atılmadı. Türk-İş’in işleyişini, ilkelerini emek hareketinde aldığı veya alamadığı kararları gündeme taşımayı, sormayı, sorgulamayı ve Türk-İş’e yön vermeyi hedefleyen girişimlerim, bazı Türk İş yöneticileri ve onların maşaları tarafından karalama ve yıpratma çabalarıyla kesilmek istendi. Hatırlatmak isterim ki; talimatla yönetilenler, benim sendikal mücadelemi, sendikal anlayışımı ve sendikal ilkelere bağlılığımı sorgulayamaz.” ‘KANCA’YI GÖREVDEN ALDILAR’ Yurdakul, 6 Temmuz’da yaptığı açıklamada da Türk-İş 8. Bölge Temsilcisi Mehmet Kanca ile 6. Bölge Temsilcisi İsmail Topçu’nun, ‘elle tutulur hiçbir sebep yokken’ Türk-İş Başkanı Mustafa Kumlu ve Türk-İş’teki bazı yöneticilerin keyfi düşünceleri doğrultusunda ‘görevden alındıklarını’ söylemişti. Kanca ise yaptığı açıklamada, sağlık nedenleriyle görevden ayrıldığını açıklamıştı.
|

Türk-İş’in, bağlı 35 sendika, bölge ve il temsilcilikleriyle Türkiye’nin en büyük sendikal örgütü olduğunu belirten Yurdakul, “Türk-İş yüzü sınıfa dönük, tabandan gelen isteklere duyarlı bir anlayışla yönetilmesi gereken bir örgüttür. Ancak üzülerek belirtmeliyim ki Türk-İş, bırakın bu hedeflere ulaşmayı, bu hedeflerin yakınından bile geçmemiş, tarihinin hiçbir döneminde, bu duruma düşmemiş, böyle itibar kaybetmemiştir” diye konuştu.