Pimi çekilmiş bomba gibiyiz
Pazartesi, 11 Ocak 2010 18:31

DİSK Marmara Bölge Temsilcisi Ayhan Ekinci, dibe vuran sendikal hareketin 2010’da çıkışa geçeceğini belirterek, “İşçisinden emeklisine tüm kesimler pimi çekilmiş bir bomba gibi. 2010’da mücadelenin artacağına inanıyorum” dedi.

Küresel krizle birlikte çalışan kesim zorlu bir yılı geride bıraktı. Bursa’da 2009’da yalnızca metal sektöründe işini kaybedenlerin sayısı 100 bine yaklaştı. Son günlerde de 4-C kapsamındaki sözleşmeli çalışanların sorunları gündemde. 2009’da çalışma hayatında yaşanan olumsuzlukları değerlendiren Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) Marmara Bölge Temsilcisi Ayhan Ekinci, 2010 yılı öngörülerini de anlattı. Ekinci, 2009’un kayıtdışının hızla yaygınlaştığı, asgari ücretin bile ödenmediği, işçilerin 8 değil, 12 saat çalıştırıldığı bir yıl olduğunu savundu.

100 BİNE YAKIN İŞSİZ

Bu süreçte yalnızca Bursa’da metal iş kolunda 100 bine yakın işçinin işini kaybettiğini dile getiren Ekinci, “Ama ne hikmetse bunlar gizleniyor. Bizim kaybımızı dışarıdaki insanların bilmesinde sakınca yok. DİSK’in Türkiye genelinde 2 bin üyesi işsiz kaldı. Birleşik Metal olarak ise üyelerimizin yüzde 20’si işini kaybetti” dedi.
Ayhan Ekinci, Birleşik Metal’in işe iade davası açan tek sendika olduğunu ancak işverenin çalışanı tekrar işe almak yerine milyonlarca lira tazminat ödemeyi göze aldığını savundu. Diğer sendikaların işverenle sorun yaşamamak için işçilere de baskı yaparak dava açtırmadığını iddia eden Ekinci, sözlerini şöyle sürdürdü:

“BASKI YAPILIYOR”
“Bursa’da o kadar insan işten atıldı, yalnızca 15-20 dava açıldı. Örneğin, TOFAŞ’tan sadece bir kişi dava açtı. 1980’den bu yana hiçbir işçiye dava açtırılmamış. Oysa bu insanların haksız yere işten atıldığını herkes biliyor. Sonra o fabrikaların CEO’ları çıkıp kriz bizi teğet geçti, şu kadar karlılığımız var diyorlar. Bir vardiyayı işten attılar ama içerideki insanları, çalışma sürelerini uzatıp, işten atılanları tehdit olarak gösterip, fazla para isteme, fazla mesai isteme diyerek çalıştırmaya başladılar.”

“BURSA KAYITDIŞI CENNETİ”
Bursa’nın artık kayıtdışı ekonomi cenneti olduğunu savunan Ayhan Ekinci, bu kadar çok çalışanın olduğu bir kentte sendikalı çalışan oranının yüzde 5-10’larda kalmasının düşündürücü olduğunu kaydetti.  Ekinci, “İşveren bordro vermiyor, gerekirse çift bordro yapıyor, vergisini ona göre veriyor. Sosyal haklarla ilgili vergi kaçırılıyor. Müfettiş sayısı açısından da Bölge Çalışma ve SGK Müdürlüğü yetersiz. Örneğin bu durumla grevdeki işyerlerimizle ilgili olarak çok karşılaştık, şikayet edince müfettişin gelmesi 3-5 günü buluyor. Yasal prosedürden çok büyük kaybımız var” dedi.
Bu süreçte işini kaybetmeyenlerin de ekonomik kayba uğradığına dikkat çeken Ekinci, şunları söyledi:
“Bırakın sendikasızları, sendikalılar bile TİS imzalandığı halde haklarını alamadı. Çalışanlar işlerini hayatları pahasına da olsa asgari ücretin altında ücretlerle sürdürdü. Bursa’nın sayılı kurumsallaşmış işyerlerinde bile toplu sözleşme imzalanmadı. İmzalanan sözleşmeler de revize edildi. Kısa çalışma ödeneği ile birlikte işçiler karmaşanın içine atıldı. Çalışan ve üreten açısından çok kötü bir yıl oldu.”

“DİPTEN ÇIKIŞA GEÇECEĞİZ”
2010’dan umutlu olduğunu söyleyen Ayhan Ekinci, “Çünkü ne kadar olumsuzluk olursa o kadar da olumluluk getirecektir. Bu hep böyle olmuştur. Biz diyorduk ki sendikal hareket dibe vuracak ve sonra çıkışa geçecek. Şu anda dip noktasında. Çünkü emeklisi de tarımla uğraşanı da, işçisi de aynı durumda. Emekçiler 8-9 ay kısa çalışma ödeneği aldı ama bugün işsiz. Yara kapanmadı. Şu anda toplum pimi çekilmiş bomba gibi” dedi.

“BİZE KIRINTILAR KALDI”
Çözüm için önce sendika ve konfederasyonların bir araya gelmesi gerektiğine değinen Ekinci, bunun da eylemlilikle sağlanabileceğini anlattı. Ekinci, “Bugün artık bu noktaya geldiğimizi düşünüyorum. Bizi pastanın dışına attılar. Kırıntılar kaldı. Madem ki bizim sayemizde bir yere geliyorsunuz, biz de pastadan pay istiyoruz diyoruz. Bu payda ısrarcı olduğumuzu da önce sendikalar, konfederasyonlar bilecek” diye konuştu. DİSK olarak ilk hedeflerinin hükümetin açıkladığı açlık, yoksulluk sınırına ulaşmak olduğunu belirten Ayhan Ekinci, “Geçinemiyoruz işte, senin açıkladığın açlık yoksulluk sınırı benim hedefim. Belki bunu söylemememiz lazım ama bir sendikacı olarak bunu söylemek zorundayım” dedi.


Asemat’ta grev bir yıldır sürüyor

Birleşik Metal’in örgütlü olduğu Asemat’ta grev birinci yılını doldurdu. Birleşik Metal Sendikası Bursa Şubesi Başkanı ve DİSK Marmara Bölge Temsilcisi Ayhan Ekinci, yaklaşık 100 çalışanı bulunan Asemat’ta Birleşik Metal üyesi 50 işçinin 31 Aralık 2008’den bu yana grevde olduğunu söyledi.
İşçilerin greve çıkarken taleplerinin çok yüksek olmadığını vurgulayan Ekinci, “Sadece ücretlerinin enflasyon altında erimemesini ve sosyal haklarını istiyorlardı. İşverene direttik, olmadı” dedi. Yasada greve çıkan işçinin yerine başka işçi alınamayacağı hükmü bulunmasına karşın uygulanmadığını savunan Ekinci, şunları dile getirdi: “Ama maalesef işveren grevdeki işçinin yerine işçi alıp, makinasında çalıştırdı. Bunu yasal mercilerde tespit ettirmemize rağmen prosedürü uygulatamıyoruz. İşçi mağdur durumda, kıdem tazminatını alamadı, işsizlik ödeneği alamıyor. İşverene, hiç olmazsa çalışan kısa çalışma ödeneğinden yararlansın diye teklifte bulunduk. Ama işyerinde kayıtdışılık olduğu kendisini incelettirmek istemiyor.”

GRAMMER’DEKİ DAVALAR

Örgütlü oldukları bir başka iş yerinin de Grammer olduğunu hatırlatan Ekinci, burada da işten çıkarılanlar için Ocak 2009’da dava açtıklarını ve henüz sonuçlanmadığını kaydetti. 15 Ocak’ta ve şubattaki duruşmalarda davanın sonuçlanacağına inandıklarını söyleyen Ekinci, “150 çalışanımız işten çıkarıldı. Bursa’da birçok koltuk fabrikası var ve bunların birinde sendika örgütlendi ama işveren onu bile içine sindirmedi” dedi.