Çarşaf kapanımına dair sorular
Pazartesi, 15 Aralık 2008 15:47

alt

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal’ın bizzat yakalarına rozet takmak suretiyle, çarşaflı ve türbanlı kadınları partisine üye kaydetmesi ve böylece parti politikasına verdiği yeni yöne ilişkin mesaj, uzun süre konuşulacak yepyeni bir tartışma gündemi oluşturdu.
Baykal’ın bu konu hakkında parti grubunda yaptığı konuşmada doğru olan şunlardı;
- Sosyal demokrat bir parti, insanları kılık kıyafetlerine göre değerlendiremez. (Aslında sadece demokrat olması da yeterli)
- Bir kitle partisinde her kesimden insan yer alabilir. (Parti programını “sözde değil özde” benimsemiş olması koşuluyla)
Ve gerçekten CHP’de başı örtülü kadınlar her zaman var olmuş, inanmış, çalışmış, oy vermişlerdi.
Çarşaflı kadınlar da vardı ama bunlar, köylerinden çıktıklarında şalvar ve beyaz yemenilerinin üstüne çarşafa benzer siyah bir örtü alan köylü kadınlarımızdı.
Bu genel doğruları kabul ederek, duruma baktığımızda aklımıza birtakım sorular geliyor…
- Sosyal demokrat bir parti, insanları kılık kıyafetiyle değerlendiremediğine göre, CHP 1 ay öncesine kadar yeterince sosyal demokrat değildi de, şimdi bu yeni açılımla artık tam bir sosyal demokrat parti oldu mu?
- Ya da sosyal demokrasinin bu temel evrensel niteliği birdenbire nasıl fark edildi?
- CHP’ye oy veren, üye olan çarşaflı kadınlar, neden daha önce böylesine öne çıkartılmamışlardı?
- Onlara şimdiye kadar neden hiç yokmuş gibi davranıldı, gözden uzak tutuldular?
- “Önce türbana özgürlük istiyorlar, sonra sıra çarşafa, peçeye, burkaya gelecek”  diye korku dolu söylemlerde bulunanlar, çarşafı laik sistem açısından daha ileride bir tehlikeli adım olarak görmüyor muydu?
- Yoksa, bu sözleri dinleyenler mi yanlış anlıyordu?
- Eşi türbanlı olanlara karşı çıkışların, erkeğin kendi politikasından çok eşinin kılık kıyafetine göre belirlenmesi sosyal demokrasinin hangi ilkesine uygundu?
- Ağırlıklı olarak AKP’li kadınlarda görülen türban, siyasi simge ise ağırlıklı olarak SP’li kadınlarda görülen çarşaf, siyasi simge olmaktan nasıl kurtulmuştur?
- CHP’ye üye olan çarşaflı ve türbanlı kızlar üniversiteye gitmek isterse, haklarını korumak için partileri ne yapacaktır?
- Başına türban takıp altında dar blucini ile gittiği Tarkan veya İbrahim Tatlıses konserinde rahatlıkla oynayabilen kızlar da CHP üyesi değillerse, sırf türban taktıkları için şeriat özlemcisi sayılmaya devam edilecek mi?
- Daha önce “benim annemin de başı kapalıydı ama o çenenin altından fiyonk yaparak eşarp takardı” şeklindeki jargon bu kez “babaannem çarşaflıydı” şeklinde yeni bir moda mı oluşturacak?
- Her hafta türbana, çarşafa karşı eleştiri içeren demeç yayınlamayan STÖ yöneticilerinin takibe alınarak, sosyal demokrat ilkelerden taviz verdiği şeklindeki baskıcı-yargılayıcı anlayış, bundan sonra nasıl bir çizgi izleyecek?
- Bugüne kadar her konuşmasında türbana, çarşafa karşı ateşli konuşmalar yapanlar, yeni bir söyleme kendilerini nasıl hazırlayacaklar?
- Aldatılmışlık hissedecekler mi, yoksa büyüklerimiz              ne derse doğrudur diyerek,    gönül rahatlığıyla yeni politikayı aynı inanç ve ateşle savunacaklar mı?
- Tam seçim yaklaşmışken yapılan çarpıcı politika değişikliği, inandırıcı ve samimi bulunacak mı?
- Rakip ile farklılığı doğru biçimde ortaya koymak yerine, taklit ederek onun gibi olmaya çalışmak başarı sağlar mı?
- CHP ve SHP yüzde kırkların üstünde oy aldığında diğer partileri mi taklit etmişti?
- Ülke siyasetinde boşluğu duyulan ve özlenen gerçek bir sol parti kimliği yerine, muhalefet edilen partinin kimliği daha mı doğru/uygun/çekici tercihtir?
- Seçmenden oy almak için son çare olarak karşısındakine benzemek noktasına mı gelinmiştir?
- Bugün izlenen politika doğruysa bugüne kadarki yanlışlar için vatandaşlardan özür dilenmesi gerekir mi?
- Bu tür soruları sormanın bir anlamı var mı?

Yazarın Diğer Yazıları İçin Tıklayınız

Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir