Uzun ince bir yoldayız...
Pazartesi, 18 Ocak 2010 15:07


Çocuktum; bize Avrupa Birliği (AB) anlatılıyordu... Gençlik yılları, evlilik, yine AB anlatıldı. Şimdi ben çocuklarıma AB’yi anlatıyorum. Düşünüyorum da torunlarıma da aynı masalı anlatacak mıyım acaba?
Yıllardır aday ülkeyiz. Sırbistan ve Karadağ aday bile olmadan vize probleminden kurtuldular. Biz ise yapılan müzakerelerde, ancak arpa boyu yol alıyoruz. Aldığımız o yol da bizlere iyi anlatılmıyor.
Herkes kulaktan dolma bilgilerle AB hakkında yorumlar yapıyor. AB heyecanı, toplumda kayboldu. AB karşıtı kitlede artış var. Oysa, yüzlerce şirketimiz AB firmaları ile ticari ve sosyal ilişki içerisinde. Toplumsal olarak ciddi sorunlarımızın olmadığı açık. O halde sorun, AB parlamentosunda görev alan kişilerin Türkiye’ye bakış açısında mı?
Siyasi bir pencereden baktığımıza şöyle bir tablo var: 
AB’ye üye 8 ülkeden, 28 değişik partiye mensup, 315 milletvekili ile yapılan araştırmada, yüzde 57,1’inin Türkiye’nin AB üyeliğini desteklediği, yüzde 42,9’unun ise desteklemediği ortaya çıktı.
Üyeliği desteklemeyenler gerekçe olarak “Türkiye’nin nüfusu” ile “yüksek işsizliği” gösteriyor (ANKA Kamuoyu Araştırması).

VİZE ŞİKAYET HATTI
AB’de, Türkiye açısından ilgilenilmesi gereken en son haber, aday ülke olan Makedonya ve henüz aday bile olmayan Sırbistan ve Karadağ için vize uygulamasının kaldırılması oldu. Dışişleri Bakanımız bu haksız uygulamayı eleştirdi. İlk defa vize konusuna güçlü bir şekilde dikkat çekildi ve konunun titizlikle takip edileceği açıklandı.
Üyelik yolunda Türkiye’nin çok gerisinde olan Sırbistan ve Karadağ’a yönelik vize uygulamasının kaldırılması, buna karşılık 2005 yılından bu yana üyelik müzakerelerini yürüten ve topluluk ile 1996’dan bu yana Gümrük Birliği içinde olan Türkiye’ye -Ortaklık Anlaşması ve Katma Protokol hükümlerini ihlal ederek ve Avrupa Adalet Divanı kararlarını çiğneyerek- vizenin en sert biçimde uygulanması kabul edilemez bir tutum değil midir?
AB açısından baktığımızda, vizeyi niye kaldırsın! Aşağıdaki iki neden yeterince önemli.
1. Vize çerçevesi kapsamında, hakkımızda her türlü bilgiyi onlara veriyoruz; sanayicimizin  banka hesap bilgileri, tapuları, iş akitleri, nereye niye gittiği... Özel bilgiler, vize prosedürü kapsamında alınıyor.
Bu sayede sanayimize karşı tam anlamıyla bir haksız rekabet uygulaması ortaya çıkıyor. AB kendi anlaşmalarını ihlal ediyor. Biz de “kalksın” diye pek ısrarcı değiliz.
2. Yılda yaklaşık 4,5 milyon kişi Avrupa için vize alıyor. Ortalama 100 avrodan 450 milyon avro yapıyor. İyi bir rakam.
Bu konuda yazılacak çok şey var. Ama bu sorunla mücadelede en etkin yol müzakerecilerimizi yalnız bırakmamak. Bunun için İktisadi Kalkınma Vakfı’nın kurduğu ‘vize şikayet hattı’na -www.ikv.org.tr- kişi, firma, dernek, medya olarak şikayet ve sıkıntılarımızı yazalım.
Bundan böyle, AB konusundaki gelişmeleri Ekonomik PUSULA Gazetesi’nde sizlerle paylaşacağım.
Bu uzun ve ince yolda görüşmek üzere.

Yazarın Diğer Yazıları İçin Tıklayınız