Yuan-dolar paritesi
Pazartesi, 03 Ağustos 2009 09:05

alt

Gerek Doğu Türkistan’da yaptığı katliamlar ve gerekse yüksek ekonomik gücü nedeniyle, Çin’i bu hafta yine yazımıza konu olarak seçtik.
Katliamları nefretle kınarken, bir an önce akan kanın dinmesini ve devlet büyüklerimizin, konuya daha büyük hassasiyetle eğilmelerini diliyoruz.
Geçtiğimiz hafta, Çin ile New York’ta başlayan “Stratejik-Ekonomik Diyalog” görüşmelerinde, ABD Hazine Bakanı, ülkesinin yüksek bütçe açığını, 2013 yılında “sürdürülebilir” düzeye getirmeye çalışacaklarını söylerken,
Çinli yetkililer ise ABD Hazine kağıtlarına yatırdıkları 801,5 milyar doların “güvenliği” üzerinde ısrarla durdular.
İşin özü, hem Çin hem de ABD, gelişmelerden tedirgin…
Obama yönetimi, önceki ABD yönetimlerinden farklı olarak, Çin’in ihracatını artırmak için, “yapay olarak düşük” tuttuğunu iddia ettikleri,
Yuanın değerinin yükseltilmesi talebini, bu kez fazla ön plana çıkarmadı.
Çünkü ABD açısından, hazine tahvillerine Çin’in ilgisini ve desteğini sürdürebilmek için, yuan-dolar paritesini sabit tutmak –şimdilik- en akılcı yol.
ABD, bu yolda kararlı ama Çin’in karşı hamlesi de önemli,
Stratejik satranç oyunu devam ediyor…
Doları destekler bir görüntü veren Çin, biliyor ki, eğer piyasadan çekilirse,
Yuan ciddi şekilde değerlenecek ve bu durum da ihracatını olumsuz etkileyecektir.
Çünkü bankacılık sektöründe sıkıntılar yaşayan Çin’in elindeki ABD tahvilleri, mayıs ayı itibarı ile 801,5 milyar dolara çıkarken,
Döviz rezervleri de ikinci çeyrekte yaklaşık 2 trilyon dolara ulaştı.
Tabii ki bu rakamlar, iki taraf için de oldukça yüksek ve riskli…
Ellerindeki enstrümanlar ve yüksek maddi güç, hatalı bir hamlede, her iki tarafında elini yakabilecek gibi görünüyor.

SAYIN ALTEPE’YE
BİR KAÇ ÖNERİ

Bursa’da doğup büyüyen, Bursa’da yaşayan ve yaşadığı kenti çok seven biri olarak, Bursa ile ilgili projelere ve yerel siyasete kayıtsız kalmamız, tabii ki düşünülemez.
Sayın Recep Altepe’yi, Osmangazi Belediye Başkanlığından beri tanırız.
Bursa sevgisini ve ekonomik konulardaki hassasiyetini biliyoruz.
Geçtiğimiz dönem, Büyükşehir’le arasındaki haklı sürtüşmeleri de unutmadık.
Seçim dönemindeki vaadleri de, arşivlerimizde ve aklımızda.
Ve de belediye başkanlığının dördüncü ayı dolmak üzere…
Maalesef bu süre içinde yapılan tek icraat,
Zamanında, hem kendisinin hem de –özellikle- danışmanının,
Şiddetle eleştirip karşı çıktığı, Gürsu Batçığı olmuştur…
Aynı partili arkadaşından belediyeyi devralmasına rağmen, Sayın Altepe;
Önce kadrolaşmaya yöneldi ve bu işe, uzun sayılabilecek bir zaman harcadı,
Haklı olabilir, herkes kendi ekibiyle çalışmak ister.
Yine aynı partili arkadaşından belediyeyi devralmasına rağmen,
Danışmanlarına(!), eski ihaleleri ve belediye hesaplarını inceletti,
Ne kadar doğru yaptığını, açıklamalarla ve rakamlarla, hep birlikte öğrendik.
Hoş... onlardan başka herkes, birçok şeyi biliyordu ya neyse!!!
Aslında bu inceleme ve açıklama sadece,
Malumun ilanı oldu…
Hikmet Şahin zamanında, yapılan her icraatı sahiplenenler,
Bursa’nın çehresini değiştirdiklerini, Bursa’ya çağ atlattıklarını,
Trafik sorununu çözdüklerini iddia edenler,
Sosyal ve kültürel faaliyetlerden övgü ile bahsedenler,
İşin parasal boyutları ortaya çıkınca, söylemlerini değiştirmek zorunda kaldılar.
Ve dediler ki; Yapılan bu hizmetlere harcanan parayla, aynı hizmetten üç tane daha yapılırdı.
Hizmet yapılmıştır belki ama şehrin acil ihtiyaç sıralaması doğru yapılmadığı gibi, Bursa’nın kaynakları yanlı ve yanlış kullanılmıştır.
Bu konuda muhalefetin uyarılarına hiç kulak verilmediği gibi, belediye başkanının bağlı olduğu parti olarak da gerekli denetim ve hassasiyet zamanında gösterilmemiştir.
Tüm bunların farkında olan Sayın Altepe, belediye hesaplarını ve ihalelerini inceletme gereği duymuştur,
İyi de yapmıştır.
Raylı sistemin Görükle hattında çıkan pis kokular ortada…
Bize göre bu durum, parti adına da üzüntü verici ve düşündürücüdür.
(Son günlerde Yıldırım Belediyesi’nden de aynı pis kokular geliyor).
Partiye oy verelim derken, kimleri seçtiğimiz, emaneti kimlere devrettiğimiz bir kez daha önemini ortaya koymuştur…
Bizim Sayın Altepe’ye sadece iki önerimiz var.
* Yıllar önce yaşadığımız, şükür ki, can kaybı vermeden atlattığımız bir İntam faciası vardı. Bilindiği gibi bu konu Osmangazi ve Büyükşehir arasında günlerce polemik konusu oldu, sorumluluğu kimse üstlenmedi ve bugünlerde de tamamen gündemden düştü.
Şimdiye kadar hiçbir belediye başkanının akıl edemediği (!), adeta Amerika’nın yeniden keşfi kadar parlak bir gelişme (!) olan, Çekirge-Selvili Cadde-Çelikpalas güzergahını trafiğe açmak kimin fikriydi?
Çünkü bu yoldaki trafik ağırlığı, zamanında dere yatakları olan bölgede hareketlenmelere ve sonunda kaymalara neden olmuştur.
Sayın Başkan’dan bu konuda samimi ve dürüst bir açıklama,
Ve gerekiyorsa eğer, bir özeleştiri bekliyoruz.
* Yine geçen dönemde büyük tezahüratlarla gündeme getirilen kent meydanı projesi, bitince görüldü ki, tam bir fiyasko…
Kimilerine göre “rant merkezi,”
Kimilerine göre Çin seddine nazire, “kent seddi”,
Şehri ortadan bölen, şehrin siluetini değiştiren, devasa ve çirkin bir bina.
Ne Bursalı beğendi, ne parti, ne Bakan, ne de Başbakan…
Kim mi beğendi?
Sadece, yapan müteahhit firma ve Hikmet Şahin…
Recep Altepe’nin beğenmediğini de biliyoruz.
O halde Sayın Başkan’a diyoruz ki,
Gel şu hengame binanın 2 veya 3 katını yık Başkanım,
Hem şehre, hem belediyeye, hem de partiye nefes aldır.
Bizler de Bursalılar olarak, gönüllerimize senin heykelini dikelim.

Yazarın Diğer Yazıları İçin Tıklayınız