Türkiye’nin eli güçlen(diril)iyor…
Pazartesi, 17 Ağustos 2009 09:09

alt

İç politikada “Kürt Açılımı” tartışmalarıyla ilgilenirken, bazı gelişmeleri es geçiyoruz gibi geliyor. Bilindiği gibi son günlerde ülkemizin en az elli yılını etkileyecek gelişmeler yaşandı.
1- Nabucco projesi,
2- Güney Akım projesi.
Yıllardır AB’ye üye olabilmek için uğraşıyoruz. Bu konuda yıllardır vermediğimiz taviz, atmadığımız takla kalmadı. Uyum kriterleri adı altında, AB’nin bütün isteklerini yerine getirdik. Hatta bu kriterlerin birçoğu, bölücü terörle mücadelemizde önümüze sıkıntılı durumlar çıkardı. Bazı kriterler ise milli ve manevi değerlerimizle uyuşmamasına rağmen, sırf AB istiyor diye, iktidarın Meclis’teki çoğunluğuyla çıkarıldı.
Yani AB’nin, tüm, işi yokuşa sürmelerine rağmen biz, bize verilen ödevleri, tam bir teslimiyet içinde, harfiyen yerine getirdik.
İyi mi yaptık, kötü mü yaptık tartışılır.
Bu düzenlemelerin içinde iyiler olduğu kadar,
Kuşkusuz bize zarar verenler de vardı…
Sonuçta gelinen noktada elimizde, AB ile ilgili kocaman bir sıfır var.

***

Yalnız bu Nabucco projesi biraz enteresan…
Ülkemizin coğrafi ve stratejik konumu itibariyle mecbur kalmış olsalar da,
Projede, başrollerden birini bize vermeleri, bana düşündürücü geliyor…
AB, enerjide Rusya’ya bağlı kalmak istemiyor.
Önümüzdeki enerji yüzyılında, Nabucco projesi AB için çok büyük önem taşıyor.
Tabii ki bu durum, Türkiye’nin de siyasi kaderini değiştirecek kadar önemli.
Bizi aralarına almakta nazlanan AB ülkelerinin,
Üyelik görüşmelerindeki, bundan sonraki tavırlarını çok merak ediyoruz.
Çünkü artık Türkiye, enerjide köprü ülke olmuştur.
Bir başka deyişle,
Bu görev Türkiye’ye verilmiştir!

PUTİN’İN YATAĞI…
Nabucco projesinin imzalanmasının ardından, İtalya’daki geniş yatağıyla ünlü Rusya Başbakanı Putin’de, acilen Türkiye’ye gelerek, diğer önemli bir proje olan Güney Akım projesine, Başbakan Erdoğan’la birlikte imza attı.
Yanlarında, Putin’in ve T.Erdoğan’ın yakın dostu(!), aynı zamanda ABD’nin kontrolörü, en metroseksüel lider Berlusconi’de vardı.
Rusya ile imzaladığımız Güney Akım projesi de en az Nabucco kadar önemli.
Ancak ikisinin de müşterisi AB olduğu için, birbirleriyle rekabet içinde olacaklar.
Büyük olasılıkla AB, Rusya’ya bağımlı olmamak için,
Nabucco’yu tercih edecektir.
Görüleceği gibi bu iki önemli projede de, Türkiye ön planda yer almıştır,
Ya da bu görevler Türkiye’ye verilmiştir.(!)
Kim bilir? Belki de,
Büyük rezervlerin olduğu bir coğrafyada bulunan Türkiye’nin,
Ülkesinde ve komşusu Irak’ta yeni arayışlara girmesini istemeyen güçler,
Bu projelerle Türkiye’yi oyalıyor olabilirler…
Umarız ki, hem siyasi bakımdan
Hem de ekonomik olarak, bu süreci doğru değerlendiririz.
Sadece, işin hamallık ve nakliye kısmıyla yetinmeyiz.
Çok kısa aralıklarla, bu iki önemli projede çok önemli pozisyonlar üstlenen Türkiye,  bundan sonraki enerji politikalarını daha gerçekçi biçimde belirlemeli,
Doğalgaz ve petrolde transit geçiş ülkesi olmaktan öte,
Üretici ülke olma yolunda, ciddi, bilinçli, radikal ve cesur adımlar atmalıdır.

PİYASALARDA
SATIŞ ZAMANI…

Son günlerde gerek dünya borsaları ve gerekse İMKB ciddi yükselişler kaydetti.
Bunu hem işlem hacmi hem de işlem miktarı bazında yaşadık.
İMKB Başkanı’nın son açıklamasında, on bin yeni yatırımcının borsaya girdiğini ve işlem hacmindeki yabancı payının sanıldığı kadar yüksek olmadığını da öğrendik.
Yani, piyasada bol miktarda yeni, yerli yatırımcı var,
Aman dikkat…
Borsadan uzak durma zamanıdır.
Hazır 10 bin yeni yatırımcı da gelmişken,
Profesyonellerin realizasyon yapması için en uygun ortam…
Aşağı fiyatlardan düşük maliyetle aldıkları malları,
Yeni gelen yatırımcıya “çakabilirler”
Küçük yatırımcı eğer şimdiye kadar pozisyon almadıysa,
Şimdiden sonra, bu fiyatlardan almasın, mutlaka geri çekilmeyi beklesin.
Verilere göre, düzeltme kaçınılmaz görünüyor.
Profesyoneller (spekülatörler) mallarını satıp,
Tribüne, seyredip beklemeye çıkabilirler.

Yazarın Diğer Yazıları İçin Tıklayınız