| TL değerleniyor |
| Salı, 06 Nisan 2010 10:56 | |||
![]() Son açıklanan GSYİH verileri ve ekonomi yönetiminin açıkladığı programlardaki hedefler gösteriyor ki; 2010 yılı için yıllık bazda yaklaşık yüzde 4,5 civarında bir GSYİH büyümesi gerçekleşecek gibi görünüyor… Büyümenin en temel sürükleyicileri “özel tüketim” ve “yeniden stoklama” maliyetidir. Bu iki kalemde bir hareketlenme ve dolayısıyla artış başladığında, gerçek büyümeden o zaman bahsedebiliriz. Aslında TCMB, değişik zamanlarda yaptığı açıklamalarda faiz artırımı için acele etmeyeceğini söylese de, ekonomik veriler bu şekilde gelmeye devam ettikçe, zaman içinde artırımların kademeli olarak da olsa, gündeme gelebileceğini düşünüyorum. Ayrıca önümüzdeki günlerde fiyatlarda göreceli olarak bir artış yaşanması ve bir miktar enflasyon kaçınılmazdır. GSYİH güçlendikçe, özel tüketimin artması, alternatif ihtiyaç harcamalarının gündeme gelmesi, toplumun bazı kesimleri ve bazı sektörlerde yeniden stoklamaya yönelinmesi, faiz artırımları için uygun bir ortam oluşturacak ve dolayısıyla TL’yi cazip hale getirecektir. Yatırımcıların kısa vade için; TL, avro/TL ve altın üzerinde yoğunlaşmasında yarar var. AĞUSTOS BÖCEĞİ İLE KARINCA Malum ve meşhur bir hikayedir, çocukluğumuzdan beri, çalışmak ve dürüstlüğün erdemi ve faydaları hakkındaki bu tür hikayeleri dinleyerek büyüdük. Neredeyse hepimiz biliriz. Bu hikayenin en son okuduğum ve günümüze uyarlanmış yeni düzenlemesi hoşuma gitti, alıntı yaparak sizinle paylaşmak istiyorum. Çin Versiyonu; Karınca bütün yaz çalışır; evini, yiyeceklerini hazır eder. Ağustos Böceği de yan gelip yatar ve onunla alay eder, vur patlasın çal oynasın yazı geçirir. Ve kış gelir çatar… Karınca sıcacık yuvasında karnı tok bir şekilde kışı geçirirken, Ağustos Böceği açlık ve soğuktan iki gün sonra ölür. Fransa Versiyonu; Karınca bütün yaz çalışır, evini, yiyeceklerini hazır eder. Ağustos Böceği de yan gelip yatar, karıncayla alay eder, vur patlasın çal oynasın yazı geçirir. Ve kış gelir çatar… Karınca sıcacık yuvasında karnı tok bir şekilde kışı geçirmeye hazırlanırken kapı çalar, bakar elinde bavuluyla Ağustos Böceği; -N’aber aptal komşum? Ben kışı geçirmek için Karayip Adalarına gidiyorum da, bir isteğin var mı, sorayım dedim. Hadi bana eyvallah… Türkiye Versiyonu; Karınca bütün yaz çalışır, evini, yiyeceklerini hazır eder. Ağustos Böceği de yan gelip yatar ve karıncayla sürekli alay eder, onu aşağılar, vur patlasın çal oynasın yazı geçirir. Ve kış gelir çatar… Karınca sıcacık yuvasında karnı tok şekilde kışı geçirirken, tembel Ağustos Böceği bir basın toplantısı düzenleyerek, “etrafta onca aç ve üşüyen varken, karıncalar nasıl bir vurdumduymazlıkla sıcacık yuvalarında yaşayabiliyorlar” diye, olayı kamuoyunun vicdanına sunar. ATV, KANAL D, STAR, HABERTÜRK, SHOW gibi birçok TV ve gazete, zavallı aç ve açıktaki Ağustos Böceği ile karnı tok, sırtı pek Karıncanın resimlerini yan yana yayınlayarak, tarafları tartışmaya davet eder. Türkiye artık olayın şokunu yaşamaktadır. Nerededir bu devlet? Nerededir bu millet? YBKD’den (Yeşil Böcekleri Koruma Derneği) bir temsilci; Vakit, Akit, Zaman, Yeni Şafak, Samanyolu, 24 ve Ülke TV’ye giderek, 30 yıldır çektikleri sefaletin tek nedeninin, Sırf yeşil renkli olmalarından kaynaklandığını anlatır. Dünyaca tanınmış Nobel’li yazarımız Orhan Pamuk ve diğer tanınmış aydınlarımız, olayı Avrupa düzeyinde protesto ederek Türkiye’yi kınarlar. Konu Bakanlar Kurulu’nda tartışmaya açılır ve Başbakan, TGRT ve Samanyolu TV’ye verdiği özel demecinde; “Daha önceki hükümetler tarafından bunca yıldır sorunları göz ardı edilen, değerli Ağustos Böceği kardeşlerimizin, bundan böyle huzur ve refah içinde yaşamaları için gereken ‘açılımlar’ yapılacaktır” der. Diğer yandan Reha Muhtar, karıncayı canlı yayına çıkararak, “Ey karınca! Kendi reklamını yapmak için zavallı bir Ağustos Böceğinin içler acısı durumundan yararlanmaya utanmıyor musun?” diye bir güzel haşlar. Ertesi akşam Teke Tek’te ise “Ağustos Böceğinden yürüttüğün para ve yiyecekleri nerede akladın, öt çabuk” diye, Fatih Altaylı’dan bir güzel fırça yer. Alınan talimat üzerine, Taraf hemen bir haber yapar; “Bunun tek suçlusu TSK…” “Filanca belgeli Böcek Harekatı/Senaryosu/Sendromu/ Fiyaskosu/Cuntası/İhtilali/Planı vs. vs… diye bir balon uçurur. Ortalık toz duman olmuştur… Karınca en sonunda çareyi yurtdışına kaçmakta bulur. Ve Ağustos Böceği onun evine yerleşir, yiyeceklerine konar, eşyalarının üzerine yatar ve refah içerisinde gül gibi yaşar gider… Günaydın Türkiye… Sabah-ı şerifler hayrolsun…
|

