| TCMB 3. Çeyrek Enflasyon Raporu |
| Pazartesi, 02 Kasım 2009 13:54 | |||
![]() Raporda hayli çarpıcı tespitler var, gerçekleşebilirlikleri tartışılsa da niyet olarak olumlu görünüyor. Birkaç örnek verecek olursak; * Kredilerdeki toparlama eğiliminin, yılın son çeyreğine dek sürmesi ve kredi piyasasındaki toparlanmanın, yurtiçi ekonomik gelişmeleri desteklemesi öngörülmekte, * Ancak kısa dönemde, istihdam verilerinde görülen iyileşmenin, hızlı bir toparlanma yaratması beklenmemekte, ancak 4. çeyrekte yıllık bazda pozitif büyümenin görülebileceği tahmin edilmekte, * Temel enflasyonist göstergeler düşük seyrini korurken, 3. çeyrekte enflasyondaki düşüş hızının oldukça yavaşladığı belirtilmekte, * 2009 yılında enflasyonun büyük olasılıkla; orta nokta yüzde 5,5 olmak üzere, yüzde 5-6 aralığında gerçekleşebileceği, * 2010 sonu itibariyle ise enflasyonun; orta nokta yüzde 5,4 olmak üzere, yüzde 3,9-6,9 aralığında gerçekleşebileceği öngörülmekte, * TCMB’nın iddiasına göre 2010 bütçesi, OVP ile son derece uyumlu, * Merkez Bankası’nın, piyasayı fonlama açısından, herhangi bir değişikliğe gitmesi söz konusu değil. Ancak küresel sermaye girişinde bir artış olursa, yüzde 50 olasılıkla, geçici olarak faizler biraz daha aşağıya çekilebilir. Bu iyi niyetli beklentilerin yanında, gözden kaçan bazı hususlar da var. Son yıllarda dünya genelinde yatırımcıların çoğu, dolarla borçlanıp yatırım yapmaktadırlar. Bu, bir gerçek ve aynı uygulamalar bizde de var. Doların düşüş trendinin tersine dönmesiyle, büyük çöküşler yaşanabilir. Şu anda dünyada, kriz öncesinde olduğu gibi bir likidite bolluğu var, emtiaya talep artıyor, bu da emtia fiyatlarını artırıyor. Altın ve petrolde olduğu gibi… Ancak doların düşüş seyrinin sonsuza dek sürmesi beklenmemeli, Eğer dolar ters yönde bir hareket yaparsa, tüm dünya piyasalarında ve bizde ciddi olumsuzluklar yaşanabilir. Bu yüzden, MB’nın 3. çeyrek enflasyon raporunda, Piyasaların fonlanması konusunda daha radikal ve işlevsel kararlar alması ve yatırımcıları doların insafına bırakmaması gerekirdi, diye düşünüyorum. SİYASET YAPMAYIN! Dağdan inen teröristlerle ilgili siyasi rant peşinde olanlar var, kimse bunu siyasete alet etmesin! Şehitler üzerinden siyaset yapmayın! Akan kan üzerinden siyaset yapmayın! Gaziler ve şehit aileleri üzerinden siyaset yapmayın! Alt kimlik-üst kimlik ve Kürt açılımı-Ermeni açılımı tartışmalarını yapanlar onlar, Ama siz etnik motifli siyaset yapmayın! Küresel kriz tüm dünyayı etkilerken, Bizdeki krizi ve işsizliği kimse siyasete malzeme yapmasın! Güven ve istikrardan söz edenler onlar, Siz, yabancı sermayeyi kaçıracak türde söylemlerde bulunmayın, Cari açık, bütçe açığı, dış ve iç borçlar gibi konuları siyasi malzeme yapmayın! GSMH’nın 10 bin doları geçtiğini iddia edenler onlar, Siz, yoksulluk ve fukaralık üzerinden siyaset yapmayın! Analar ağlamasın diyenler onlar, Ama siz gözyaşı üzerinden siyaset yapmayın! Hazırladıkları gayrı ciddi iddianamelerle, insanları aylardır gözaltında tutan, sözde Ergenekon sanıklarına acı çektiren onlar, Ama siz, vatan sevgisi üzerinden siyaset yapmayın! Eşkiyanın, Habur’dan geliş biçimine Silahlı Kuvvetler sert tepki vermişti, Hemen birkaç gün sonra, irtica ile mücadele eylem planının aslı olduğu iddia edilen “ıslak imzalı” belgeyi kamuoyuna çıkaran ve gündem değiştiren onlar, Ama siz bu konularda da siyaset yapmayın! İyi, güzel de… Peki, bu ülkede muhalefetin görevi nedir, muhalefet ne yapacak? Sanki yukarıdaki konu başlıklarındaki sıkıntılar halledilmiş gibi, Ve de ülkenin bu konularla ilgili hiçbir sıkıntısı yokmuş gibi… Yazarın Diğer Yazıları İçin Tıklayınız
|

