Suçlu bulundu! TOBB…
Pazartesi, 18 Mayıs 2009 16:08

alt

Önceki yazılarımızda da birkaç kez belirttiğimiz gibi,
Piyasaların kötü olmasına ve
Kredi kullandırmamalarına rağmen,
Bankacılık sektörünün karları, ciddi şekilde artmaktadır.
Hem de, dünyada global bir likidite krizi varken,
Para, aslanın ağzındayken…

***

Başta ABD ve AB bankaları olmak üzere, dünya bankaları büyük zararlar yazıyorlar ve birçoğu iflasın eşiğindeler.
 İlgili ülkelerin ekonomi yönetimleri -kaynak aktarımı yoluyla- bu bankalara yeni sermayeler ilave ederek, onları kurtarma gayreti içindeler.
Zarar eden bu bankalar, başta, beceriksiz ve art niyetli CEO’ları olmak üzere, yetişmiş personellerini de işten çıkarıyorlar.
Dünya finans sektöründeki nitelikli işsiz sayısı, gittikçe artıyor.
Bu konudaki yasal düzenlemelerde yeterli olmuyor,
İlle de, ilave sermaye gerekiyor!

***

Bilindiği gibi; geçmişte
Tüm karşı çıkmalara rağmen,
Kendilerini, ülkeyi pazarlamakla görevli kılanların başlattığı, satış furyasıyla,
Bankacılık sistemimizdeki yabancı payı yüzde 50’li seviyelere yaklaştı.
Bizde kar edenler, aslında yabancılar.
Hem de hiç risksiz.
Reel sektörün, KOBİ’lerin ve küçük esnafın sıkıntılarıyla uğraşmadan,
Ekonomiye neredeyse hiç destek koymadan,
Hatta geri çağırdıkları kredilerle, köstek olarak,
Yine kar ediyorlar.

***

Peki;
Şubeleri olan, personel istihdam eden, yönetim ve reklam giderleri hayli yüksek olan, mevduat toplayan,
Ama reel sektöre kredi kullandırmakta nazlanan,
Vatandaşa, küçük esnafa ve KOBİ’lere, icra ve haciz uygulayan bankalar,
Bu tatlı, risksiz karları nasıl gerçekleştiriyorlar?
Ellerindeki paranın maliyetini nasıl karşılıyorlar?
Cevabı, gayet açık ve net.
Devlet ve Hazine kağıtlarından…
Asıl işlevleri, reel sektörü finanse etmek olan bankalar,
Devleti finanse ediyorlar.
Çok cazip faiz oranlarıyla ve sıfır riskle…

***

Hatırlayalım;
Geçmiş dönemde iştahla ve ısrarla, Türkiye’den banka almaya çalışmalarının nedeni, şimdi net bir biçimde ortaya çıkıyor.
Zamanında, bu durumu öngörerek, ekonomi yönetimini uyaranları,
İktidar, “paranoyak” olmakla suçluyordu.
Şimdi ise, aynı iktidar, bu bankalara söz geçiremiyor,
Ya da öyle görünüyorlar…

***

Geçtiğimiz günlerde, bir toplantıda, Başbakan Erdoğan;
Sanki, bankacılık sistemini yabancılaştıranlar kendileri değilmiş gibi,
Sanki, finans ve bankacılık sistemindeki düzenlemeleri kendileri yapmamış gibi…
Sanki, yabancı bankaların bu kadar fütursuz hareket etmeleri için gerekli ortamı kendileri oluşturmamış gibi…
Sanki, Ziraat ve Halk Bankalarını da, babalar gibi satmaya çalışan kendileri değilmiş gibi…
Ve de sanki, bu durumun oluşmasında kendilerinin hiç suçu yokmuş gibi,
TOBB’u suçluyordu…

***

Oysa, Bankaların bu insafsız uygulamalarından en büyük zararı TOBB’un üyeleri olan sanayiciler gördüler.
Birçoğu personel çıkarmak, hatta işyerlerini kapatmak durumunda kaldılar.
Başkan Hisarcıklıoğlu, her fırsatta, bankaların uygulamalarından duydukları rahatsızlıkları dile getirmesine rağmen, yine de günah keçisi olmaktan kurtulamadı.
Hem de, Başbakan tarafından, işsizliğe çare olma misyonu, üzerlerine devredilmesine rağmen…

***

Tüm bu olumsuzlukların sorumlusu; TOBB!
O halde,
Bankaları hizaya sokmak ve ülkede istihdamı sağlamak da TOBB’un görevi!

***

İyi olan her şeyi sahiplenen iktidar,
Olumsuzlukları başkalarına yüklemeye, devam ediyor…

 

Yazarın Diğer Yazıları İçin Tıklayınız