| Stres testi bize de lazım! |
| Pazartesi, 12 Temmuz 2010 10:22 | |||
![]() Son iki haftadır Avrupa’da, banka hisselerinde yoğun alımlar gözleniyor. Her ne kadar Avro Bölgesi bankacılık sistemi son yıllarda sıkıntılı günler yaşasa da, bu yoğun hisse alımlarının nedeni, Yaklaşık 91 bankaya uygulanacak stres testi sonuçlarının, olumsuz bir tablo oluşturmayacağı yönündeki beklentilerin giderek güçlenmesidir. ECB Başkanı Trichet, yaptığı açıklamada, bankaların sağlıklı bilançolarının olmasının önemli olduğunu ifade edip, stres testi sonuçlarının ardından gereken çalışmaların acilen yapılması zorunluluğuna dikkat çekerken, büyümenin yavaş ve düzensiz olacağını ve ekonomik görünüme ait risklerin de gayet dengeli olduğunu söyledi. ECB Başkanı olarak söylemesi gerekenler de zaten bunlardı (!). Krizde olan Avro Bölgesi için Trichet’nin ağzından çıkacak olumsuz söylemler, zaten bozuk olan moralleri daha da bozup, panik havasının artmasına neden olabilirdi. Trichet, ekonomiye biraz da politikacı gibi bakmış ve bu açıklamaları yapmıştır. Doğru mudur, yanlış mıdır; tartışılır!.. Sonuçlarını önümüzdeki günlerde hep birlikte göreceğiz. *** Birkaç haftadır yazılarımızda değiniyoruz. Birçok AB ülkesi ciddi manada ekonomik sıkıntılar yaşıyor. Bu sıkıntılar neredeyse sistemin sorgulanmasına kadar uzanıyor. Daha kendi sistemini oturtup, sağlıklı biçimde işletemeyen AB, Türkiye’ye karşı hala tavırlı… Tam üyelik mi, imtiyazlı ortaklık mı? Hala oyalama politikası izliyorlar. ABD Başkanı Obama’nın bir İtalyan gazetesine verdiği açıklama, bizim siyasetçilerimize ders olacak nitelikte, ama AB hayranları ve işbirlikçileri maalesef bu durumu görmemekte ısrar ediyorlar. Ne demiş Obama: “Türkiye AB’ye tam üye olarak kabul edilmelidir, kendilerini AB’nin bir parçası olarak hissetmemeleri durumunda, ittifak ve bağlantı açılarından başka yerlere bakmaları doğaldır.” Bizim de söylediğimiz zaten bundan farklı değil. Bizi tam üye olarak kabul etmiyorsanız, biz kendi yolumuzu çizeriz. Değerlerimiz ve onurumuzla daha fazla oynamanıza izin vermeyiz. Hadi bize eyvallah… diyebilmeliyiz. Belki kısa vadeli sıkıntılarımız olur, ama öncülük edip oluşturacağımız yeni ittifaklar ve pazarlarla bu sorunu çözer, Hatta bölgede liderliğe soyunabiliriz. Türkiye Cumhuriyeti Devleti bu iradeyi koyabilmelidir. *** Kriz içindeki Avrupa Merkez Bankası Başkanı’nın açıklamaları iyimser ve piyasaları motive etmeye yönelik, Bu açıklamaların ardından, bizim Merkez Bankası Başkanımızın açıklamaları geldi. Gördük ki; Başkan Yılmaz, küresel kriz sürecinde karanlık tünelden çıkıldığını vurgulamış, akabinde uyarılarını sıralamış, gelişmeleri doğru olarak yorumlamış ve siyasilerin aksine realist bir açıklama kaleme almış. Bazı satır başlarına göz atacak olursak; - Hava güneşli değil, bulutlu, - Türkiye ekonomisindeki toparlanma yavaş ve kademeli olacak, - Gıdanın enflasyondaki ağırlığı fazla, ihtiyatlı olunmalı, - Merkez Bankasının enflasyon beklentileriyle ilgili duruşu istikrarlı, dinamiklerde bozulma yok, - Yılsonu enflasyonu, öngörülen hedefin biraz üzerinde olacak, - Önümüzdeki dönemde küresel ekonomiye ilişkin sorunlar ve bunların yurt içi faaliyetler üzerindeki etkileri dikkatle izlenmeli. İki Merkez Bankası Başkanının açıklamaları bunlar; Biri krize yeni giriyor, diğeri krizden yeni çıkıyor, Biri politik, diğeri realist, Trichet’in, Yılmaz’dan alacağı dersler olmalı. Belki bir stres testi de bize yaparlar. Ali Osman Memiş'in Tüm Yazıları İçin Tıklayınız
|

