|

ABD’de Belediye Başkanları Konferansı’nda bir konuşma yapan paranın sihirbazı lakaplı Soros, Kongre’den daha önce geçen 700 milyar dolarlık finansal kurtarma paketinin ilk bölümünün “iyi planlanmadan, keyfi ve rastgele” kullandırıldığını öne sürdü. G. Soros, Obama’nın kongrede ele alınacak 850 milyar dolarlık yeni vergi indirimleri ve harcamaları içeren teşvik paketinin gerekli olduğunu, ancak ekonomideki durgunluğu önlemeye yetmeyeceğini iddia etti. Dünya ekonomilerinin bir uçurumdan aşağı yuvarlandığını belirten Soros, bu durumun, 1930 krizi ile benzeşen bir durum olduğunu ve bu durumu doğru tespit etmenin, sorunun büyüklüğünün kavranmasına yardımcı olacağını ileri sürdü. Soros’a göre, 1929’daki büyük krizi tekrar yaşamamanın yolu, bankaların sermaye yapılarını güçlendirmek ve ülkenin biriken borçlarını silmek… Finansal kurtarma paketinin, 350 milyar dolarlık ikinci bölümünün tamamını, bankaların sermaye yapılarının güçlendirilmesinde kullanmak… Ancak Soros, bu 700 milyar dolarlık paketin bile buna yeterli olamayacağını iddia ediyor. Ayrıca kredi piyasasının çökmesini önlemek için büyük miktarda para basmak ve enflasyon ortaya çıkınca, bunu hızla piyasadan çekmek de Soros’un önerilerinden biri… Soros, “Eğer kredileri çözmekte başarılı olurlarsa, bu durumda deflasyon baskısının yerini, enflasyon kaygıları alacak ve finansal otorite, piyasadaki fazla likiditeyi hızla geri çekmek zorunda kalacak. Bu da siyasi olarak, birinciden daha zor bir operasyon” kehanetinde de bulundu. Piyasalarda likiditenin aşırı bol olduğu dönemlerde, özellikle gelişmekte olan ülkelerde ve tüm dünyada, “icra-i sanat eyleyen” ve birçok ülkenin ekonomilerinde olumsuzluklara neden olan Soros, anlaşılıyor ki; likidite sıkıntısı içinde ve açıklanacak yeni paketten alacağı payı artırmak istiyor.
İNGİLTERE BİTTİ... Singapur’lu Roger Hol-ding’in patronu Jim Rogers, “İngiltere bitti” diyerek, yatırımcıların sterlin satmaları gerektiğini söyledi. Rogers, “Size sterlin pozisyonlarınızı satmanızı öneriyorum. İngiltere bitti. Bunu söylemekten nefret ediyorum, ama artık İngiltere’ye para yatırmayacağım” dedi. Ekonominin daralmasından bunalan İngiliz Hazine Bakanlığı, geçtiğimiz hafta, Bank of England’a para basmanın yanında, banka ve şirketlerden 50 milyar sterline kadar yüksek kaliteli varlık satın alma yetkisi verdi. Almanya ve Zimbabwe’de hiperenflasyona neden olan para basma politikasına bugüne kadar temkinli davranan Bank of England’ın bu kararı, AB ülkeleri ve İngiltere’nin ekonomik durumlarını net olarak ortaya koyuyor. 2009’UN RİSKLERİ l Yerel seçimler öncesi iktidarın popülist politikalarla mali disiplinden vazgeçmesi ve IMF’nin reform sürecini yavaşlatması, l Yavaşlayan dünya ekonomisi ile birlikte, daralan talep ve üretimin gelirleri düşür-mesi, l Sıkılaşan kredi koşulları, azalan risk iştahı ve yavaşlayan doğrudan sermaye girişleri nedeniyle, dış borçlanma ihtiyacında sorunlar yaşanması (Bu durumun, özellikle büyüme ve kur üzerinde ciddi olumsuz etkileri kaçınılmazdır). Ayrıca yurtdışında; l ABD’den, tüm dünyaya yayılan küresel durgunluğun, beklenenden uzun sürmesi, l Kredi piyasasındaki çalkantının faturasının giderek artması, mali ve reel kesimde yeni batık bankaların ve hedge fonların ortaya çıkması.
***
Göreve gelişiyle finans sektörüne kredilerin kısılmaması konusunda sert mesajlar veren, Barack Obama’nın, açıklayacağı diğer önlemlerin ve uygulamalarının, dünya barışına ve tüm insanlığa hayırlı olmasını diliyoruz. Umarız ki geçtiğimiz dönemde, barış ve demokrasi adına işlenen cinayet ve katliamlar artık son bulur. Herkese bol kazançlı ve mutlu bir hafta diliyorum. Yazarın Diğer Yazıları İçin Tıklayınız
|