| Orta Vadeli Program ve IMF |
| Pazartesi, 28 Eylül 2009 12:19 | |||
![]() Programın satır aralarında verilmeye çalışılan mesaj, IMF ile bir anlaşmanın olmayacağı şeklinde ve programın içine bu konuda sanki gizli maddeler yerleştirilmiş gibi… Ancak bu program, eğer bir IMF anlaşmasıyla desteklenmezse, başarı şansı oldukça düşük görünüyor... Örneğin; 2010 için öngörülen yüzde 3.5’lik büyümenin, IMF desteği olmadan gerçekleşmesi oldukça zor. OVP ile ilgili Sayın Babacan’ın özellikle mali sıkılaştırma konusunda anlattıkları, eminiz ki IMF tarafından da yeterli bulunmamıştır ve çok daha fazlasını isteyeceklerdir. Biz IMF’ci değiliz, ille de IMF ile anlaşalım da demiyoruz, ama Türkiye’nin şu anki şartları bunu gerektiriyor. HHH Türkiye gerekli önlemleri alma cesareti göstererek, yola IMF’siz devam etmeye karar verdiyse, bu noktadan sonra adımlarını hızlı atmak zorundadır, çünkü hazırlanan bu program, kesinlikle tek başına yeterli değil. Ekim’de açıklanacak 2010 bütçesi, bu konuda daha fazla detay bilgi verebilir. Programdaki en önemli konulardan biri de hiç şüphesiz mali kurala ilişkin alt yapının hazırlanması ve içinin doldurulmasıdır. En geç 2010 yılının ilk çeyreğinde tamamlanması ve 2011 bütçe döneminde de uygulanması hedefleniyor. İçi doldurulabildiği ve disiplinle uygulanabildiği takdirde, “mali kural” makro istikrarı destekleyecektir, verilen sözler tutulmadığı takdirde ise bir güven kaybı oluşacaktır. Bu da piyasalar için tehlike ve sıkıntı demektir. HHH Programda dikkatimizi çeken konuları şöyle sıralayabiliriz. 1) Bütçe dengelerindeki düzelme, tamamen büyüme nedeniyle artan gelirlerden kaynaklanıyor. 2010’da 2009’a göre mali sıkılaştırma uygulanmayacak 2) Borçların 2010’da stabilize olması için, hükümetin doğrudan kontrol edemediği, büyüme ve özelleştirme gelirleri tahminlerinin tutması gerek, çünkü % 0.4’lük faiz dışı fazla hedefi, borcun stabilize olmasını sağlayabilecek kadar yüksek değil. Ayrıca faiz dışı denge için belirlenen yol endişe verici, çünkü 2011’den önce borç/GSYİH rasyosuna istikrar kazandıramıyor, bu durum da IMF’yi tatmin etmeyecektir 3) Babacan’ın açıklamasında, dış finansman kaynakları ile ilgili bir varsayımın kullanılmadığı da vardı.(!) Ama bu dış kaynak (varsayım) olmadan, 2010 yılında %3,5, 2011 yılında ise %4’lük büyüme hedeflerinin tutturulabilmesi oldukça zor görünüyor. 4) AKP, siyasi tercih olarak büyük ihtimalle, 2010-2012 dönemini IMF’siz geçirmeyi düşünüyor olabilir. Çünkü OVP’ın satır arası mesajları böyle… Program hakkında genel ve özet bir görüş belirtmek gerekirse; * Sürdürülebilir büyümeye ulaşma konusunda-eksikleri olsa da-iyi niyetli bir program ancak, * Para ve maliye politikalarından yoksun, * Adımları belirsiz ve * Orta vadeli bir çıkış stratejisi olmayan bir yol haritasından ibaret diyebiliriz. Ama yine de şunu belirtmekte fayda var, Eğer program gereği gibi tavizsiz uygulanabilir ve bir IMF anlaşmasıyla desteklenirse, 2010 yılında, bir not artırımı bile gündeme gelebilir. Moody’s ve S&P ilk düzeltmeleri yapmaya başladılar bile. TCMB’nın faiz indirimleri de, uygulamaları kolaylaştıracak nitelikte… Bekleyip göreceğiz… Yazarın Diğer Yazıları İçin Tıklayınız
|

