| Kürt olsaydım eğer! |
| Pazartesi, 19 Temmuz 2010 11:14 | |||
![]() Ailede, toplumda ve ülkede yaşanan sorunların, kargaşanın ve ayrılıkların en önemli nedeni, ekonomik dengesizlik ve adaletsizliktir. Bunu kimse inkar edemez. Karınlarını doyuramadığınız insanları mutlu edemezsiniz. Mutlaka birileri çıkıp, bu durumu provoke eder, onları kışkırtır. Açlık sofuluğu bozarmış, En mütedeyyin insanlar bile, eğer ekonomik olarak zor durumda iseler, gayrımeşruya ve teröre, maalesef alet olabiliyorlar. Bunun örneklerini son yıllarda sıkça yaşıyoruz. Kısaca, yıllardır uygulanan hatalı ve günlük politikalar nedeniyle, özellikle ülkemizin bir bölümünde, ırkçı, ayrılıkçı ve bölücü terör örgütü için uygun bir ortam var. Ve bu durumu kendi çıkarları için acımasızca ve fütursuzca kullanıyorlar. Cüret ve cesaretleri gittikçe artıyor. Bölgedeki insanların büyük bölümü işsiz ve ekonomik olarak beklentisiz, Bu durum, nihai hedefleri Türkiye’yi bölmek olan ve doğal coğrafi zenginliklerine ortak olmak ya da el koymak isteyen dış güçlerce desteklenen terör örgütü ve onun maşaları için ciddi bir rahatlık sağlıyor. Zaten, dış güçlerin ve terör örgütünün amacı da böyle bir ortamı tesis etmektir. Bu ortamı oluşturabilmek için her yolu deniyorlar. Bir miktar da başarılı oldukları düşünülebilir. Ancak, devlet ve millet olarak, bunun önüne geçecek çareler bulmak, tedbirler almak zorundayız. Aslında ülkemizin birçok bölgesinde - çok uzağa gitmeye gerek yok - Bursa’nın dağ yöresi köylerinde bile bu tür ekonomik problemler var. İnsanlar zor şartlarda yaşamlarını sürdürüyorlar, ama devlete ve millete kesinlikle karşı gelmiyorlar, Bırakın terör olaylarına karışmayı, devletin; elektrik, su ve doğalgazını kaçak kullanmaya bile yeltenmezler, adi suçları dahi yoktur. Çünkü onların bu sorunlarını provoke eden, onları kışkırtan terör örgütü ve elebaşları buralarda yaşam alanı bulamıyorlar. *** Kan dökerek, masum insanları öldürerek sorunlar çözülmez. Şehit asker eşi olan bir Kürt kardeşimizin sözleri, hala hafızalardadır. “Benim hakkımı savunmak size mi kaldı?” İnsanların; eşlerini, çocuklarını, Çocukların; babalarını, Bebekleri öldürerek mi hak savunacaksınız? Sözde özgürlük savaşı vereceksiniz? Başta Kürt kökenli kardeşlerimiz olmak üzere, hepimizin durup düşünmesi lazım. *** Eğer soruna “Kürt sorunu” dersek, daha başından hatalı başlarız ve bu çok ciddi konuyu, küçümsemiş oluruz. İçi boş olan “Kürt açılımı” da, görüldüğü kadarıyla somut çözümler önermiyor ve her iki kesimden de tepkiler alıyor. Bu sorun Türkiye Cumhuriyeti Devletinin sorunudur ve çözüm şekli de bu ölçüde geniş kapsamlı ve kalıcı olmalıdır. Öncelikle bölge halkının devlete güveni tesis edilmelidir. Halk bilirse ki; devletim beni örgüte karşı korur, o zaman dağa çıkmalar da azalır, örgütün lojistik desteği de kesilir. Bir yandan terör ve teröristle mücadele edilirken, diğer yandan bölgenin ekonomik kalkınması tesis edilmeli, teröre zemin hazırlayan ortam iyileştirilmelidir. İstihbarat ve emniyet teşkilatımız, bölgede cirit atan ve terör örgütüne lojistik destek sağlayan yabancı servislerin bölücü çalışmalarını kontrol edip, önleyici tedbirleri zamanında alabilmelidir. *** Ben Kürt olsaydım eğer; seçmeli ders Kürtçe, ana dilde eğitim gibi, bölünmeyi ve ayrışmayı gündeme getirecek geçici tedbirler yerine, eğitim ve öğretimin kalitesinin artırılmasını talep ederdim. Bölgeye yeni yatırımlar yapılmasını, iş ve istihdamın artırılmasını ve devletin imkanlarından, daha fazla yararlanmayı isterdim, Ben Kürt olsaydım eğer; kendi bölgemde ve iyileştirilmiş ekonomik koşullarda huzur içinde yaşamayı, geçim kaygısıyla diğer bölgelere göç etmemeyi arzu ederdim. Ben Kürt olsaydım eğer; devletimden, memurlarını doğuya zorunlu şark hizmetine, yani kısaca sürgüne gönderme uygulamasını değiştirmesini ve bölgemi daha yaşanabilir bir hale getirmesini ısrarla talep ederdim. Bölgemin; gelen memurların huzur ve rahatlık içinde çalışabilecekleri ve devletin de en değerli personelini ödül olarak gönderebileceği bir yer olmasını isterdim. Ben Kürt olsaydım eğer; Marksist-Leninist, ateist, bölücü, ayrılıkçı ve eli kanlı bir terör örgütünün ve son günlerde intikam çığlıkları atan, onun gözü dönmüş maşalarının, beni ve diğer Kürtleri temsil etmesine ve bu amaçla kardeş kanı dökmesine asla izin vermezdim. Böyle düşünen çok Kürt tanıyorum… Ali Osman Memiş'in Tüm Yazıları İçin Tıklayınız
|

