Krizden daral geldi…
Pazartesi, 16 Şubat 2009 15:39

alt

 

Belirsizlikler çok fazla, kriz daha ne kadar sürecek?
Finans sektöründen reel sektöre, çalışanından işsizine, yedisinden yetmişine herkesin merak ettiği tek şey, küresel finansal sistemde yaşanan krizin ve küresel resesyonun ne zaman biteceği…
Global daralma sürecinden çıkabilmek için, “olmazsa olmaz” tek koşul, finansal sistemin düzelmesi ve belirsizliklerin ortadan kalkması… Bunu herkes kabul ediyor.
Aylardır yazılan yazıların ve yapılan yorumların tek konusu “küresel kriz”…
Adeta krizle yatıp, krizle kalkar olduk ve de gerçekten çok bunaldık.
Eskilerin deyimiyle “daral geldi”…

***

Özellikle son iki haftadır yazılarımızda belirtmeye çalıştığımız, İMKB ve VOB’daki sıkışıklıklar ve aracı kurumların yaşadığı sıkıntılar, geçtiğimiz haftadan itibaren gün yüzüne çıkmaya başladı.
Önce Ak Yatırım ülke genelindeki acentelerini kapatma ve küçülme kararı aldı, private bank adı altında toplanıyorlar. Ardından en eski borsa aracı kurumlarından birisi olan Nurol Menkul, kriz nedeniyle daralan işlem hacimlerinden dolayı faaliyetlerini durdurmak zorunda kaldı. Alınan bu karardan sonra Nurol Menkul’ün müşteri ve şubeleri İş Yatırım’a devredilecek ve tabii ki işsizler ordusuna, ülke genelinde yeni işsizler eklenecektir hem de nitelikli ve kalifiye işsizler…
Gerekli yapısal ve idari tedbirler alınmaz ve düzenlemeler zamanında yapılmaz ise, daha birçok aracı kurum, eleman çıkarmak ve faaliyetlerini durdurmak zorunda kalabilir. Bunun sinyallerini uzun süredir piyasalarda görmekteyiz, ancak tedbirler konusunda gerekli çalışmalar, ne yazık ki kurumlar zora düştükten sonra gündeme geliyor…
Sadece aracı kurumlar mı?..
Haziran 2009 bilançolarında bankalar krizin etkisini daha yoğun olarak hissedecekler, bu kaçınılmaz…
Şu an piyasalarda yaşananlar, bana göre; ikinci bir tsunaminin öncü dalgaları. Bankaların takipteki kredilerinin önümüzdeki aylarda daha da artması ve bunun bankalar üzerinde çok ciddi ve büyük risk oluşturması bekleniyor. 1.5 milyon kişinin takibe girmesiyle, en büyük batak, kredi kartlarında yaşanıyor. BDDK Başkanı Tevfik Bilgin kredi kartı borçlu sayısında bir yılda 478 bin artış olduğunu ve tüketici kredisiyle birlikte yasal takibe intikal eden borçlu sayısının 2 milyon 170 bin kişiyi aştığını açıkladı. Bu rakamlar gerçekten ürkütücü ve bence, önümüzdeki günlerde bankacılık sektöründe yaşanması muhtemel krizin de öncü göstergelerinden biri.
Reel sektörün finansmanındaki sıkışıklığın yanı sıra, kredi kartları ve tüketici kredilerindeki bu tıkanma hiç de “hayra alamet” değil… Eğer bankacılık sistemimizi de krize sokarsak, kısa vadede, kolay telafi edilemeyecek sonuçlarla karşılaşmamız kaçınılmazdır.
Ayrıca Barack Obama’nın açıkladığı tedbir paketlerinin yetersizliği, Güney Afrika ekonomilerindeki olumsuzluklar ve kredi notlarının düşürüleceği söylentileri, kurlar üzerinde ciddi olumsuz baskılar yaratıyor. Önümüzdeki günlerde kurların seyri hayli tehlikeli olabilir.

KIRMIZI OTOBÜS
Tarih, tarım ve turizm kenti olan Bursamız da bu krizden nasibini fazlasıyla almıştır. Hatta teğetin geometrik tanımlamasının ötesinde, şimdilik 100 bin civarındaki işsizle, krize karşı koymaya çalışmaktadır Bursa ve Bursalı girişimciler…
Geçtiğimiz hafta bir turizm şirketi tarafından düzenlenen ve dokuz etaptan oluşan Bursa turuna, sayın valimizin de içinde bulunduğu bir grupla birlikte katıldık. Düzenledikleri son derece teknik donanımlı, iki katlı ve son derece lüks araca “kırmızı otobüs” adını vermişler. Merinos güney kapısından başlayan tur, tarihi tren istasyonu, Yahudi mezarlığı, Altıparmak, Ulucami ve hanlar bölgesi, Cumhuriyet caddesi, Tophane, türbeler ve Uludağ yolu güzergahını izliyor. Gerek otobüs içindeki görüntülü ve kulaklıklı sunum, gerekse diğer hizmetler, katılanları -doğma büyüme Bursalı olan beni bile- aydınlatıcı ve bilgilendirici nitelikteydi.
Ulusal turizm pastasının büyüklüğü, Bursa’nın bu pastadan aldığı pay ve son günlerdeki piyasa şartları düşünüldüğünde, Bursalı turizmciler tarafından yapılan bu yatırım ve girişim, gerek 8 bin yıllık Bursa tarihinin ve turizminin tanıtılması, gerekse krize kafa tutmak anlamında ve ekonomik motivasyon olarak oldukça önemlidir ve de diğer yatırımcılara örnek olmalıdır. 

 

Yazarın Diğer Yazıları İçin Tıklayınız