Kriz ve çare
Pazartesi, 08 Haziran 2009 10:57

alt

Kriz varsa çare de var.
Evde oturmayın, alışveriş yapın, piyasa canlansın…
İç pazar canlanmadan -en azından psikolojik olarak- bu kriz geçmez.
Onun için, çarşıya, pazara çıkın ve bol bol alışveriş yapın. Tek çare bu…
Çünkü piyasaların ve reel sektörün sıkışmasının tek sebebi, Para harcamayan, alışveriş yapmayan sade vatandaş…

***
Başbakan’dan yediği zılgıttan sonra harekete geçen TOBB, krizi bitirecek ve istihdamı gerçekleştirecek mucize sloganı nihayet keşfetti.
“Kriz varsa çare de var,
Evde oturmayın, alışveriş yapın piyasa canlansın…”
Görüşlerine ve çalışmalarına saygı duyduğumuz TOBB’dan, böyle bir çözüm önerisi gelince, gerçekten şaşırdık. Çünkü ekonomi yönetimine ve bankalara en ufak eleştiri yok, Üretim ve istihdam konusunda hiçbir somut öneri yok, Ülke kaynaklarının, “yanlış” ve “yanlı” kullanımı konusunda hiçbir itiraz yok, Sanki tek suçlu, var olan(!) parasını harcamayan, sade vatandaş…
***
Eğer bir ekonomide, hem reel sektör hem de vatandaş zarar ederken, bankalar kar ediyorsa, Uygulamada ciddi yanlışlar var demektir. Bu yanlışları ekonomi yönetimi de, TOBB da çok iyi biliyor.
Bizde, önceki yazılarımızda birkaç kez değindik. Aslında bunlar bilinmesi zor şeyler de değil. Ama ne hikmetse TOBB, krizin gerçek mağdurlarını, krize çözüm bulma misyonuyla görevlendiriyor.
***
Bu insanlar evlerinde oturuyorsa eğer, ya insan içine çıkacak yüzleri olmadığından, ya da alacaklılarına yakalanmamak içindir. Bir kısmı da haciz ve icra memurlarını atlatabilmek için, Sık sık ev değiştirme derdindeler. Çünkü zamanında yaptıkları kredi kartı harcamaları, başlarına dert oldu.
Büyük kısmı işini kaybettiği için, şimdi ödemelerini yapamıyor. Bir de işin içine yüksek gecikme faizleri girince, durum içinden çıkılmaz bir hal alıyor. Tüm bunlara çözüm bulması gereken Başbakan da, onları samimi olmamakla suçluyor. Sade vatandaş harcama yapacak ama neyle…
Herkesin enflasyonu, herkesin krizi kendine…
***
Zaten, harcayacak nakdi olanda kriz yoktur.Kredi kartı borcu da yoktur. Piyasayı canlandırabilecek olan kesim, asıl bu kesimdir. Ama onların da, önce ekonomi yönetimine, sonra da piyasalara güvenmeleri gerekir.
***
Belki, TOBB’un, bu, “alışverişe çıkın” önerisinin hayata geçirilebilmesi için, bazı düzenlemeler yapılabilir. Örneğin, yaratılacak ilave kaynaklarla, seçim döneminde, iktidarın fütursuzca uyguladığı, seçmen vatandaşa para ve harcama çekleri dağıtma uygulamasına yeniden geçilebilir. Eğer bu uygulama seçim döneminde yapılabiliyorsa, Şimdi, ekonomiyi düzlüğe çıkarmak için, niye yapılmasın?
Gün bu gündür Sayın Başbakanım, ağıtın vatandaşa harcama çeklerini, dağıtın parayı, vatandaş harcasın, Piyasalar canlansın, ekonomi rahatlasın…
Hatta bizim piyasalar düzeldikten sonra, Sizin deyiminizle, GSMH’dan 10-12 bin dolar pay alan bu vatandaşlarımızı, ABD ve AB ülkelerine de gönderebiliriz, Biraz da oralarda alışveriş yapsınlar…

ALTIN ALIM
FIRSATI VEREBİLİR

Geçtiğimiz hafta, ABD’de açıklanan verileri incelediğimizde, kısa vadeli görünüm, çok net olmasa da, durgunluğun devam ettiğine işaret ediyor.
Kuşkusuz, GSMH’nın düşmesi ve ISM fiyat endeksinin belirgin biçimde yükselmesi, altına yarayan bir gelişmedir. Bu nedenle, bir ara 990 dolara dayanan altın fiyatları, gelen kar realizasyonlarıyla, tekrar 970 dolar seviyelerine geriledi.Doların değer kaybedip, emtia fiyatlarının yükseldiği bir dönemde, bu durum, tekrar altın almak için, kısa vadeli bir fırsat olabilir. “Altına hücum” başlıklı, 2 Mart 2009 tarihli yazımızda da değindiğimiz gibi, altının yönü uzun vadede yukarı görünüyor.
Şu an bin dolara kadar devam eden bir dalganın içindeyiz ve bu dalgalanma, 967-975 dolar arası, alım için iyi bir fırsat olabilir. Kısa vadede de yükselişler olabilir. Ancak, 1240 dolar görülmeden önce, içinde bulunduğumuz yükseliş dalgası, bin dolarlı seviyelerden, realizasyon düşüşleri yaşayabilir.
Bu marjlar iyi izlenirse, alım-satımlarda kar edilebilir. Anlaşılacağı gibi nihai hedef  (beklentimiz)1240 dolar.

 

 

Yazarın Diğer Yazıları İçin Tıklayınız

***
Başbakan’dan yediği zılgıttan sonra harekete geçen TOBB, krizi bitirecek ve istihdamı gerçekleştirecek mucize sloganı nihayet keşfetti.
“Kriz varsa çare de var,
Evde oturmayın, alışveriş yapın piyasa canlansın…”
Görüşlerine ve çalışmalarına saygı duyduğumuz TOBB’dan, böyle bir çözüm önerisi gelince, gerçekten şaşırdık. Çünkü ekonomi yönetimine ve bankalara en ufak eleştiri yok, Üretim ve istihdam konusunda hiçbir somut öneri yok, Ülke kaynaklarının, “yanlış” ve “yanlı” kullanımı konusunda hiçbir itiraz yok, Sanki tek suçlu, var olan(!) parasını harcamayan, sade vatandaş…
***
Eğer bir ekonomide, hem reel sektör hem de vatandaş zarar ederken, bankalar kar ediyorsa, Uygulamada ciddi yanlışlar var demektir. Bu yanlışları ekonomi yönetimi de, TOBB da çok iyi biliyor.
Bizde, önceki yazılarımızda birkaç kez değindik. Aslında bunlar bilinmesi zor şeyler de değil. Ama ne hikmetse TOBB, krizin gerçek mağdurlarını, krize çözüm bulma misyonuyla görevlendiriyor.
***
Bu insanlar evlerinde oturuyorsa eğer, ya insan içine çıkacak yüzleri olmadığından, ya da alacaklılarına yakalanmamak içindir. Bir kısmı da haciz ve icra memurlarını atlatabilmek için, Sık sık ev değiştirme derdindeler. Çünkü zamanında yaptıkları kredi kartı harcamaları, başlarına dert oldu.
Büyük kısmı işini kaybettiği için, şimdi ödemelerini yapamıyor. Bir de işin içine yüksek gecikme faizleri girince, durum içinden çıkılmaz bir hal alıyor. Tüm bunlara çözüm bulması gereken Başbakan da, onları samimi olmamakla suçluyor. Sade vatandaş harcama yapacak ama neyle…
Herkesin enflasyonu, herkesin krizi kendine…
***
Zaten, harcayacak nakdi olanda kriz yoktur.Kredi kartı borcu da yoktur. Piyasayı canlandırabilecek olan kesim, asıl bu kesimdir. Ama onların da, önce ekonomi yönetimine, sonra da piyasalara güvenmeleri gerekir.
***
Belki, TOBB’un, bu, “alışverişe çıkın” önerisinin hayata geçirilebilmesi için, bazı düzenlemeler yapılabilir. Örneğin, yaratılacak ilave kaynaklarla, seçim döneminde, iktidarın fütursuzca uyguladığı, seçmen vatandaşa para ve harcama çekleri dağıtma uygulamasına yeniden geçilebilir. Eğer bu uygulama seçim döneminde yapılabiliyorsa, Şimdi, ekonomiyi düzlüğe çıkarmak için, niye yapılmasın?
Gün bu gündür Sayın Başbakanım, ağıtın vatandaşa harcama çeklerini, dağıtın parayı, vatandaş harcasın, Piyasalar canlansın, ekonomi rahatlasın…
Hatta bizim piyasalar düzeldikten sonra, Sizin deyiminizle, GSMH’dan 10-12 bin dolar pay alan bu vatandaşlarımızı, ABD ve AB ülkelerine de gönderebiliriz, Biraz da oralarda alışveriş yapsınlar…

ALTIN ALIM
FIRSATI VEREBİLİR

Geçtiğimiz hafta, ABD’de açıklanan verileri incelediğimizde, kısa vadeli görünüm, çok net olmasa da, durgunluğun devam ettiğine işaret ediyor.
Kuşkusuz, GSMH’nın düşmesi ve ISM fiyat endeksinin belirgin biçimde yükselmesi, altına yarayan bir gelişmedir. Bu nedenle, bir ara 990 dolara dayanan altın fiyatları, gelen kar realizasyonlarıyla, tekrar 970 dolar seviyelerine geriledi.Doların değer kaybedip, emtia fiyatlarının yükseldiği bir dönemde, bu durum, tekrar altın almak için, kısa vadeli bir fırsat olabilir. “Altına hücum” başlıklı, 2 Mart 2009 tarihli yazımızda da değindiğimiz gibi, altının yönü uzun vadede yukarı görünüyor.
Şu an bin dolara kadar devam eden bir dalganın içindeyiz ve bu dalgalanma, 967-975 dolar arası, alım için iyi bir fırsat olabilir. Kısa vadede de yükselişler olabilir. Ancak, 1240 dolar görülmeden önce, içinde bulunduğumuz yükseliş dalgası, bin dolarlı seviyelerden, realizasyon düşüşleri yaşayabilir.
Bu marjlar iyi izlenirse, alım-satımlarda kar edilebilir. Anlaşılacağı gibi nihai hedef  (beklentimiz)1240 dolar.
Altıncılara gün doğdu…