Kampanyalar…
Pazartesi, 20 Temmuz 2009 09:16

alt

Yaklaşık bundan bir ay kadar önce, TOBB’un öncülüğünde başlatılan, “Kriz varsa çare de var. Evde oturma, alışverişe çık” kampanyasına,
Son günlerde “Yerli-Bursa malı kullanmalı” kampanyası da eklendi.
Daha, yenileri de gelecek gibi görünüyor…
Şüphesiz tüm bu kampanyaların amacı, hem yerelde hem de genelde piyasaları canlandırmak, moralleri yüksek tutmak ve insanları mutlu etmek…
Ancak, ekonomik durgunluk nedeniyle piyasaların yön arayışında olması ve parasızlık nedeniyle de, bu kampanyaların, amacına ulaşabildiğini söylemek mümkün değil.
Hesapsızca harcama yapabilecek üst gelir gruplarını saymazsak,
Parası olan kesim, önünü göremediği ve piyasalara güvenemediği için,
Ne yatırım ne de harcama yapıyor.
İşçi, memur, esnaf ve emeklinin ekstra harcama yapabilecek gücü zaten yok.
Sayıları beş milyonu bulan işsizlerin ise, kredi kartı ve diğer borçlarıyla uğraşmaktan, alış verişe kaynak ayırmaları neredeyse imkansız.
İnsanların büyük bölümü mutsuz,
Ve en kötüsü umutsuz…
Onları evlerinden çıkarıp, alış verişe yöneltmenin bir tek yolu var,
Onlara, direkt olarak kaynak aktarmak…
Bu iş, o kadarda zor ve imkansız bir uygulama değil,
İktidar, bunun uygulanabilirliğini seçim döneminde göstermiştir.
O dönemde yapılanları televizyon ve gazetelerden çarşaf çarşaf izledik…
Amaç oylarını almak yerine, insanlarımızı mutlu etmekse eğer,
Yine yapabilirler.
İsterlerse, bir kerelik de olsa, yaparlar…
Yeter ki istesinler…
Çünkü seçim döneminde bunu açıkça yaptılar.
Ancak görünen o ki;
İşçi, memur ve çalışanlara, 5 TL, 8 TL ve 11 TL’lik komik zamlar yapan iktidar,
Bu konuda herhangi bir adım atmayı düşünmüyor.
Aslında, devletin kaynaklarının “yanlış ve yanlı” kullanıldığı,
İsrafın ve savurganlığın had safhaya çıktığı bir ortamda,
İktidardan böyle bir uygulama beklemek,
Biraz fazla iyimserlik, safdillik gibi görünüyor.
Ama ne yaparsınız, gönül bu,
İstiyor işte…

KISSADAN HİSSE…
İşlerin çok durgun olduğu bir dönemde, ABD’de şirin bir sahil kasabasına, dolar zengini olduğu her halinden belli olan, orta yaşlı bir Rus gelir. Kasabanın tek oteli olan sevimli binaya giren Rus, otelciye der ki;
-Bayım, arkadaşlarımla birlikte, bu kasabada bir hafta tatil yapmayı düşünüyoruz. Ama önce, çevreyi ve otelinizi incelemek istiyorum, bunun için de size 100 dolar vereceğim.
Teklif otelciyi çok sevindirir, zaten işsizlik ve parasızlıktan bunalmıştır ve hemen teklifi kabul eder, 100 doları alır.
Parayı alır almaz, doğruca süpermarkete olan 100 dolar borcunu ödemeye gider. Şaşkınlık ve sevinçle alacağını tahsil eden süpermarket sahibi,
O parayla kasaba olan borcunu kapatır. Kasap da sevinmiştir ve hiç vakit kaybetmeden o da,
Hayat kadınına olan borcunu ödemeye koşar. Kısa sürede şirin ilçede herkes mutlu olmuştur.
Hayat kadınının da, otelciye 100 dolar borcu vardır ve eline geçen parayla, otele giderek borcunu öder.
Bu arada zengin Rus araştırmasını tamamlamıştır ve otelin aradıkları standartlara uymadığını, üzülerek otelciye bildirir, özür diler ve 100 dolarını geri ister.
Hayat kadınından alacağını tahsil etmiş olan otelci, zengin Rus’un parasını iade eder ve Rus, teşekkür ederek otelden ayrılır.
Kısa süre içinde, bütün kasaba mutlu olmuştur,
Sadece 100 dolar tüm borçları kapamış,
Kasabaya canlılık getirmiş,
Ve geldiği yere geri dönmüştür.
Kıssa bizden,
Hisse çıkarmak ilgilenenlerden…

KÜÇÜK VE ÖNEMSİZ
BİRKAÇ NOT;

İnsanlarımız, piyasalarda ve bütçelerinde rahatlama beklerken, iktidarın yeni ve iyileştirici tedbirler alacağını ümit ederken, bazı vergi oranlarının yükseltilmesiyle birlikte,
* Özellikle petrol fiyatlarında yeni bir şok yaşadılar. Dünyanın en pahalı petrolünü kullanan Türkiye, Yeni bir rekora daha imza attı.
* Turizm sektörünün, erken rezervasyon nedeniyle, yeni zammı fiyatlarına yansıtamaması da, turizmciler açısından bir başka şok oldu. Her dört gençten üçünün işsiz olduğu ülkemizde, şu anda, istihdam yaratan en önemli sektör turizm ama onlara reva görülen de meydanda.
* İstanbul’da ise, işin suyunu çıkardılar… Suya yapılan yüzde 8,5’lik zam, özellikle yaz aylarında, bunalan İstanbulluları bir kat daha bunaltacak cinsten…
* Öyle anlaşılıyor ki, önümüzdeki günlerde, başta doğal gaz, elektrik ve gıda olmak üzere, acil tüketim maddelerine yeni zamlar kapıda… Her IMF görüşmesi öncesinde olduğu gibi…
* Açıklanan son “makyajlı” ekonomik verilere göre, sonbaharda yeni ve daha büyük bir ekonomik kriz kaçınılmaz görünüyor. En azından hazırlıklı olursak, Hiç değilse, şoka girmeyiz…


Yazarın Diğer Yazıları İçin Tıklayınız