Herkes altına yöneldi, arkası da gelecek gibi…
Pazartesi, 24 Mayıs 2010 14:16


Keşke altındaki bu hareketliliği, yaz aylarının gelip, tatil ve düğün mevsiminin başlamasıyla izah etmek mümkün olsaydı.
O zaman bazı konuları açıklayabilmek daha kolay olurdu.
Ancak, “kazın ayağı hiç de öyle değil.”
Bana göre, altın fiyatlarının yükselişindeki en önemli neden;
ABD ve AB’deki art niyetli ekonomi yönetimlerinin ve siyasi iktidarların bu vasıflarına, bir de beceriksizliklerinin eklenmesidir.
Neden art niyetli ve neden beceriksiz diyorum, gelin şöyle bir göz atalım…
Hükümetlerin artan borç stokları nedeniyle para basmaya yönelmeleri, bir taraftan enflasyon baskısını artırırken, diğer taraftan da altına olan talebi körüklemektedir.
ABD kaynaklı yaşanan ve giderek küresel bir hal alan ekonomik kriz, etkilerini yeni yeni azaltmaya başlamışken, AB bölgesinde ortaya çıkan olumsuzluklar, insanları yeni bir kararsızlık ve huzursuzluk dalgasının içine itmiştir.
Mortgage ile başlayan ve giderek likidite krizine dönüşen bir ortamda, ABD’deki brokerlerin, kredi derecelendirme kurumlarının ve uluslararası fon yöneticilerinin yaptıklarını şimdi tek tek anlatmaya kalksak, birkaç sayfa yazmamız gerekebilir (24 Kasım 2008 tarihli ve “Kredi Derecelendirme Kurumlarının Güvenilirliği” başlıklı yazımızda, bu konuya bir miktar değinmiştik).
Bunları gerektiği gibi denetlemeyen ve göz yuman siyasi otoriteyi ve ekonomi bürokrasisini de unutmamak gerekir.
Şimdi aynı durum, AB bölgesi için de geçerlidir.
Onun için, beceriksiz ve art niyetli diyorum.
Bu basiretsiz uygulamalar yüzünden, ekonomi yönetimlerine ve hatta sisteme olan güvensizlik, had safhaya ulaşmıştır.
Uygulanan ekonomik ve siyasi programlar ciddi manada sorgulanmaya başlanmıştır.
Son olarak Avrupa’daki bütçe açıkları ve borç sorunları, ciddi endişelere neden olmuş ve yatırımcılar, avro satıp, dolar almaya başlamıştır.
Ancak bu durum bir süre sonra kesinlikle altın alımına dönüşecektir.
Çünkü belirsizlik durumlarındaki, sığınılacak en güvenli liman; her zaman olduğu gibi yine altın olacaktır.
Bu durum yüzyıllardır böyle olmuştur.
Geliştirilen hiçbir alternatif yatırım enstrümanı, altının yerini tutamamıştır.
Son yıllarda dünyadaki büyük altın üreticisi şirketler, zaten rezervleri kıt olan altının üretiminde de kısıtlamalara giderken, yoğun talep nedeniyle altın fiyatlarında rekor yükselişler gerçekleşmiştir.
Her ne kadar bu yükselişlerde, uluslararası büyük fonların spekülatif işlemleri etkili olsa da altına olan bu talebin çok büyük miktarı, reel talep olarak gerçekleşmiştir.
Görünen odur ki; insanların piyasalara olan güvenleri azaldıkça, yatırım, üretim, istihdam ve büyüme konularında gerçekçi adımlar atılamadıkça, endişelerden kaynaklanan panik havasıyla birlikte, insanlar yeniden altına yöneleceklerdir.
Bu yöneliş ve alım dalgasıyla birlikte, 2011 sonu itibariyle altın fiyatlarının 2 bin dolar seviyelerine kadar yükselmesi mümkün görünüyor.
Belki de daha yukarılara…
Elinde altın olanlar, grafiklere ve realizasyonlara dikkat etmelidir.
Satış zamanlarında paniklememeli, fevri hareketler yapmamalıdırlar.
Çünkü altında fırsatlar kesinlikle bitmez.
Fırsatın biri kaçarsa, diğeri yakalanır,
En kötü ihtimalle, realizasyonlar kaçırılsa bile, elindeki mal prim yapmış olacaktır.
Yeni yatırım yapmak isteyenler ise;
Yine grafikleri iyi takip ederek, realizasyon ve satış dönemlerinde kademeli olarak alım yapabilirler.
Her zaman söylediğimiz gibi;
“Altın, her devirde altındır…”

ŞAMPİYON BURSA…

Altın gibi sürekli değer kazanan Bursaspor’umuzun şampiyonluğunda emeği geçen,
Bu rüyanın gerçekleşmesinde payı olan herkese teşekkürler.
Ancak, önümüzdeki yıllarda gerek Şampiyonlar liginde ve gerekse ligde, bu başarılı grafiğin devam etmesi gerekir ki, beşinci büyük olarak tescil edilelim…
Bu potansiyel ve ruh, Bursa’da var.
Ve Bursa bunlara gerçekten layık…
Yeter ki inanalım…
Şampiyonluğu nasıl başardıysak,
İstikrarı da yakalayabiliriz…
Asıl önemli ve değerli olan da bu zaten.
Şampiyonluk kutlu olsun…

Ali Osman Memiş'in Tüm Yazıları İçin Tıklayınız