Gözler Merkez Bankalarında
Pazartesi, 12 Nisan 2010 11:47


Küresel krizin yavaş yavaş sonuna gelindiğinin iddia edildiği (!) bu günlerde, hükümetler tarafından, ekonomik büyüme hesapları yeniden yapılmaya başlanmıştır.
Dolayısıyla, piyasaların seyrine ve beklentisine göre para politikalarının yeniden gözden geçirilerek revize edilmesi, kaçınılmaz olmuştur.
Bu durum; hem ABD, hem AB, hem Asya ekonomileri ve hem de bizim için geçerlidir.
MB Başkanlarının söylemleri, yaptıkları toplantılar ve açıklanan toplantı sonuç bildirgeleri, piyasalar ve kamuoyu tarafından dikkatle izlenmektedir ve de izlenmeye devam edecektir.
Geçtiğimiz hafta yapılan Avrupa Merkez Bankası (ECB) toplantısı sonrası yapılan açıklamada, yüzde 1,0 olan faiz oranları değiştirilmeyerek aynı bırakılırken, Başkan Trichet’in tespit ve vurgulamaları ön plana çıkmıştır.
Piyasalarda şu ana kadar beklenmedik bir gelişme olmadığını vurgulayan Trichet, 2010’da büyümenin düşük bir hızla da olsa süreceğini, avrodaki kan kaybının duracağını savunmaktadır.
Asya kaynaklı olduğu iddia edilen alımlarla, geçen hafta €/$ paritesi, 1,3300’ın altına gelmiştir, 1,3400 yukarı yönde kırılmadıkça paritedeki düşüş eğiliminin sürmesi beklenmelidir.
Bu arada, Asya kaynaklı alımlar da dikkatli izlenmelidir.
Dolar tarafında ise içeride özellikle Londra kaynaklı yabancı fon girişlerinin de etkisiyle dolar kuru, 1.50’nin altını gördü.
Avro bölgesi için Trichet’in iddialarının ana başlıklarına bakarsak;
- Şu andaki faizler uygun seviyelerde,
- Tüm bölgelerde eşit seviyede olmasa da, ekonomik toparlanma sürüyor,
- Gıda ve enerji fiyatları yukarı yönlü baskı yaratsa da enflasyon kısa vadede düşük kalmaya devam edecek,
- Bütçelerinde düzensizlik olan üye ülkelerin, önceden kararlaştırılan zamana kadar, bu sorunlarını halletmeleri gerekir,
- Yunanistan’a gösterilen tepki sınırlı kalmalı, muhakkak mali yardım yapılmalı ve iflasına izin verilmemelidir.
- BBB+’lı tahviller, 2011 yılında da teminat olarak kabul edilecek, BBB+ ve BBB- tahvillere teminat kalitesine göre farklı değerlemeler uygulanacak.
Trichet’den inciler böyle…
                         ***
Geçen haftaki yazımızda, TL’nin değerlenebileceğini, faiz oranları ve enflasyonda kademeli artışlar olabileceğine değinmiştik.
Morgan Stanley, geçtiğimiz hafta sonu yayınladığı raporda aynı konuya değinerek; “Çekirdek TÜFE’deki son artış, TCMB’den erken bir faiz artırımı geleceğine yönelik spekülasyonu destekledi. İlk adım olarak, TCMB’nin Mevduat Munzam Karşılık oranını 1 puan artırarak yüzde 6’ya çıkarmasını bekliyoruz, bu da faizleri artıracak ve TL’nin güçlenmesine neden olacaktır” şeklinde bir açıklama yaparak, tezimizi doğrulamıştır.
Anlaşılacağı gibi; tüm dünyada gözler Merkez Bankalarına çevrilmiş durumda.
Mayıs-Haziran döneminde, bizim de içinde bulunduğumuz gelişmekte olan piyasalarda, geniş çaplı bir düzeltme yaşanabilir.
Bu durumda; $/TL geçici olarak yukarı yönlü bir hareket yapabilir.
Özetlersek;
Hem AB bölgesinde hem bizde faiz artırımlarına hazırlıklı olalım…                                                 
 
TERCİHLİ YOL
Yanılmıyorsam Erdoğan Bilenser’in Belediye Başkanlığı dönemiydi,
Metronun alt yapı çalışmaları bitip yeni düzenleme yapıldıktan sonra, Fevzi Çakmak caddesi yeniden trafiğe açılmış ve cadde özellikle yukarı yönde trafiği neredeyse taşıyamaz hale gelmişti.
Kaldırımlar oldukça geniş bırakılmış ve orta refüj çimlendirilerek, ağaçlar dikilmişti.
Yeşillendirmeye ve ağaç dikimine karşı olmamız düşünülemez, ama yerinde ve doğru olmalı.
Bu cadde, şehrin en yoğun, en işlek caddelerinden biri…
Eski işyerim orada olduğundan biliyorum, günde en az 8-10 tane ambulans geçer bu caddeden. Trafik, günün her saatinde arapsaçıdır.
Santral Garaj ile Fomara Meydanı arasında, orta refüjde 90’ın üzerinde palmiye var.
Dedik ya; yeşile, ağaca karşı değiliz ama insan canından da değerli değil.
Bu ağaçlar buradan, özel donanımlı araçlarla kökünden sökülüp başka bir bölgeye dikilebilir, orta refüjdeki o kısım ise sadece ambulanslar ve itfaiye araçları için tercihli yol olarak kullanılabilir.
Yukarıda Fomara Meydanı’nda sürekli polis ekibi var, aşağıdan tercihli yola sirenini çalarak giren ambulansı duyunca, Haşim İşcan Caddesi’nden gelen trafiği de kapatıp, ambulansın üst geçitten rahatça geçişini sağlayabilir.
Yeter ki belediyemiz bu konuda bir adım atsın.
Belki birkaç can kurtarılabilir.
Zaten biz millet olarak ambulansa yol verme özürlüyüz,
Yani yol vermeyi bilmiyoruz, bir de yollar daraltılınca durum iyice kötüleşiyor.
Kim bilir kaç insanımız bu şekilde, hayatını kaybetmiştir.
Rahmetli babam, Altıparmak Caddesi’nde trafik sıkışınca, ambulansın hastaneye geç ulaşması ve zamanında müdahale yapılamaması neticesinde hayatını kaybetmişti…
Şimdi her ambulans sireni duyduğumda kötü oluyorum…
Ve diyorum ki;
Ey Büyükşehir Belediyesi!
Ey Osmangazi Belediyesi,
Ey yetkililer!
Her kim ise!
Doksan küsur palmiye insan hayatından değerli mi?
Kaldırın bunları orta refüjden,
Orayı tercihli yol yapın…
Ali Osman Memiş'in Tüm Yazıları İçin Tıklayınız