|

Hazine’nin, “IMF ile genel hatlarıyla anlaşıldı” açıklamasının ardından, Devlet Bakanı Mehmet Şimşek’in “Görüşmelere ara verildi, çalışmaları Davos’ta sürdüreceğim” değerlendirmesi geldi. Bu açıklamalardan hemen önce Bakanlar Kurulu’ndan; “İnternet vergisinin 10 puan düşürülmesi, kısa çalışma ödeneği, otoda hurda indirimi” gibi piyasaları rahatlatacak önemli kararlar çıkmıştı. Başbakan, AKP grup toplantısında yaptığı konuşmada, bazı hassasiyetlerin devam ettiğini belirterek, IMF ile görüşmelere 10 gün ara verildiğini açıkladı. Siyasi onay gerektiren ve mali harcamalardaki kısıntıyı içeren, uzlaşma metnine, yaklaşan seçimler öncesi, Başbakan’ın sıcak bakmadığı kulislerde konuşuluyor. Ayrıca, bu sürpriz kararın yurtdışı tepkileri de farklı oldu. Goldman Sachs, ciddi görüş ayrılıklarından söz ederek, anlaşmanın sağlanamamış olmasının, kötü bir durum olduğunu belirtirken, JP Morgan; Başbakanın sürece dahil olmasının olumlu olduğunu ve anlaşmanın gecikmeli de olsa mutlaka imzalanacağını düşündüklerini açıkladı. Davos’ta Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın IMF Başkanı Kahn ile bir araya gelmesi ve “FDF hedefinin düşürülmesi, dolayısıyla harcamalarda ek kısıntıda ısrar etmemeleri” doğrultusunda talepte bulunması bekleniyor. Ayrıca bilindiği gibi, IMF ısrarla, orta vadeli mali yapısal tedbirler üzerinde duruyor, uzlaşmazlık konularından biri de bu olabilir. Bu tedbirleri şöylece sıralamak mümkün; Belediyeler ve KİT hesaplarının denetimi ve takibi, Gelir idaresinin yeniden yapılandırılması ve etkinleştirilmesi, Mali kural uygulanması (Bütçe açığı ve borç oranı gibi verilerin çıpa olarak kullanılması). Sonuç olarak IMF’nin, mali disiplinin korunması ve harcamaların kısılması yönündeki isteklerinin, bürokrasi tarafından makul görülüp kabul edildiği, ama siyasi otoritenin bu kısıntılara onay vermediği ve bazı tavizler peşinde olduğu anlaşılıyor. Bu haberlerin ve yorumların ardından, açıkçası ben piyasalarda dalgalanmalar ve bozulmalar bekliyordum, ama piyasa oyuncuları, “nasıl olsa hükümet mecbur kalıp bu anlaşmayı yapacak” diye düşündüğünden, piyasalarda belirgin bir bozulma yaşanmadı. Yani piyasa aktörleri, ara verilse de IMF ile bir stand-by anlaşması yapılacağına, hala kesin gözüyle bakıyorlar. Biliyorlar ki bu anlaşma bir zorunluluk haline gelmiştir ve yapılan bu manevralar sadece, IMF’den daha fazla taviz koparmaya ve seçim üzeri, bazı kesimlere bazı mesajlar vermeye yönelik girişimlerdir. İnşallah hayırlı olur. İMKB VE ARACI KURUMLAR ZORDA Likidite sıkışıklığı ve global krizden dolayı, dip yapan, aracı kurumların tek gelir kaynağı olan işlem hacimlerini artırmak ve dünya borsalarıyla entegrasyonu sağlamak için, İMKB’de bir takım önlemler alınıyor. TSPAKB ve İMKB’nin ortaklaşa düzenlediği bu uygulamalarla, krizden ağır darbe alan aracı kurumlarında, biraz olsun soluklanması hedefleniyor. Buna göre ilk etapta; Saat 12:30-14:00 arasında yapılan bir buçuk saatlik öğle tatili kalkacak ve yurtdışı borsalarda olduğu gibi seanslara devam edilecek. Ayrıca saat 17:00’de gerçekleşen seans kapanışının da 19:00’a uzatılması çalışmaları devam ediyor. Bilindiği gibi İMKB, ABD borsaları açıldıktan sadece 30 dakika sonra kapanıyor. Global piyasalardaki gelişmeler ve dünya borsalarının, artık tek bir borsa gibi hareket etmesi, bu uygulamaların kaçınılmaz olduğunu ortaya koyuyor. Yabancı payının yüzde 70’e yakın olduğu İMKB’de bu uygulamanın başlamasıyla, işlem hacimlerinin artacağı ve dünya borsalarının seyrinin daha kolay takip edileceği aşikardır. Eski bir aracı kurum yöneticisi ve aracı kurumların sıkıntılarını bilen biri olarak, bu uygulamanın bir an önce başlatılmasını diliyorum. Çünkü, işlem hacimlerinin çok düşmesi ve piyasalara olan güvensizlik nedeniyle, yatırımcılarını (müşterilerini) kaybeden ve kapanmak üzere olan birçok aracı kurum ve şubesi var. Bu karar onları geçici bir süre de olsa rahatlatacaktır. Tabi ki, piyasaların rahatlaması likidite krizinin sona ermesine bağlıdır ve bu durumda biraz zaman alacak gibi… Yazarın Diğer Yazıları İçin Tıklayınız
|