| G-20 doları vurdu, emtialar yukarıda |
| Pazartesi, 16 Kasım 2009 14:25 | |||
![]() Geçtiğimiz hafta yapılan G-20 Maliye Bakanları ve MB Başkanları toplantısında, “Küresel Likidite Akışlarının Düzenlenmesi” konusunda, yine somut bir karar çıkmadı. Bu konudaki çabaların, 2010 yılı sonuna kadar bir sonuç vermeyeceği beklentisi de artık piyasalara tamamen yerleşmiş durumda. Planlamaların bu doğrultuda yapılmasında fayda var. Yani yakın zamanda bir toparlanma beklenmemesi gerekir. Bu durumda, gelişen ülke para birimlerine akışın ve MB’larının Euro satın alma eğiliminin devam etmesi kaçınılmaz gibi görünüyor. Tabii ki tüm bu gelişmeler; - Doların değer kaybetmesine (euro-dolar paritesi 1.4940’lara çıktı), - Petrol fiyatlarının yükselmesine (80 dolar, burada Ida kasırgasının da etkisi oldu), - Altının yeni rekor seviyelere çıkmasına (1.108 dolar) neden oldu. Toplantıda alınan, “teşvik uygulamalarına devam” edileceği yönündeki karar ise başta Asya borsaları olmak üzere, diğer finansal piyasalarda -ufak çaplı da olsa- yükselişlere neden oldu. G-20’de alınan ve alınmayan kararların ABD ekonomisine etkilerini ise açıklanacak şirket bilançoları, sanayi üretim rakamları ve diğer ekonomik verilerden sonra daha net biçimde görüp yorumlayabileceğiz. Ancak kolayca yorumlanacak bir konu var ki, O da; ABD’nin, doların seyrinden, şimdilik rahatsız olmadığıdır… TÜRKİYE’DE BANKA SAYISI AZALACAK Hep söylüyoruz, Dünyada finans sektörü zarar ederken, köklü ve büyük bankalar batarken, Türkiye’de bankacılık sektörü ciddi karlar etmektedir. Yabancılar ısrarla ve iştahla Türkiye’de banka satın almakta ya da Türk bankalarıyla birleşmek istemektedirler. Bunun nedenlerini defalarca yazdık… Konuyla ilgili geçtiğimiz günlerde Finansbank Genel Müdürü’nün yaptığı bir açıklama hayli çarpıcı ve ilginç: “3-4 yıl içinde bankacılık sisteminde yeni konsolidasyonlar olabilir, yurt dışında birleşenler, içeride de birleşebilirler. Türkiye’de banka sayısının artmasından çok, azalması gündeme gelebilir, ayrıca sıralamada da bazı değişiklikler olabilir.” Bu yorum hayli enteresan, hayli çarpıcı… Finansal pasta, bu yoğun talebi karşılayacak kadar büyük değil, Çünkü reel sektörün ve piyasaların fonlanması ikinci plana itilmiş durumda. Faizlerin düşüş trendine girdiği bu ortamda, Pastaya uzanan eller her geçen gün artmakta ve karlılıklar düşmekte, Belki daha da düşecek, O yüzden sektör, yeni tedbirler alma ihtiyacını hissedecektir… Yorum bana mantıklı geldi. Ayrıca bu yorum, İstanbul toplantılarının ardından gündeme gelen, yeni “küresel finansal mimari” kavramıyla da tam olarak örtüşüyor. Çünkü dünyada artık yeni güç odakları oluşacaktır, Burada önemli olan, bizim bu oluşumdaki yerimiz ve rolümüzdür. Buna da karar verecek olanlar, uluslararası finansal aktörlerdir. ÖZLEM VE İHTİYAÇ Atam; Her yıl olduğu gibi, bu 10 Kasım da içimiz yine burk ve ezikti. Çünkü sana verdiğimiz sözleri tutamaz olduk. Yaratılan korku ortamında, Cumhuriyetimize, senin ilke ve devrimlerine sahip çıkmakta zorlanır olduk. Nutukta söz ettiklerin, birer birer gerçekleşirken, Bizim sesimiz soluğumuz çıkmaz oldu. Dışarıdan yapılan her türlü dayatmayı biliyoruz ve görüyoruz. Demokratikleşme adı altında, her türlü dayatma yapılırken, Bizim adeta reflekslerimiz dumura uğradı. Sevr hortlatılmaya çalışılırken, Ekonomik olarak bunalmış bir millet olarak, Damarlarımızdaki “asil kanı” bile harekete geçiremiyoruz. Tepki verenlerin akıbetini gördükçe, Tepkisiz bir millet olduk. Evet Atam; Sana özenip, başöğretmen edasıyla, Kara tahtanın başında poz verenlerin ortaya çıktığı bu günlerde, Sana olan özlemimiz ve ihtiyacımız her zamankinden daha çok artmıştır. Yine de rahat uyu Atam… “O asil kan” hala bizim damarlarımızda… ***
Bursa’mıza hizmet eden eski Belediye Başkanımız Hikmet Şahin’e Allahtan rahmet, kederli ailesi ve sevenlerine baş sağlığı diliyorum. Nur içinde yatsın… Mekanı cennet olsun… Yazarın Diğer Yazıları İçin Tıklayınız
|

