Euro’ya Çin’den iyi haber!
Pazartesi, 31 Mayıs 2010 12:49


Önceki yazılarımızda birkaç kez değinmiştik. Başta Çin olmak üzere, içlerinde Rusya’nın da bulunduğu bazı ülkeler, ellerindeki “döviz rezervlerini” kademeli olarak, dolardan euroya çevireceklerini açıklamışlardı.
Bu açıklamalar, gerçekten önemliydi.
Ve piyasalarda anında ciddi tepkiler buldular, yatırımcılar açısından önemli strateji ve taktik değişiklikleri yaşandı.
Açıklamaların ardından, uluslar arası piyasalarda dolar yoğun şekilde değer kaybetmiş, başta büyük fonlar ve küresel spekülatörler olmak üzere, dolar satıp euro almaya başlamışlardı.
Dolayısıyla euroda, tarihi yükselişler yaşandı.
Kısaca; dolara yatırım yapanlar zarar, euro’cular kar elde ettiler.
Sanki doların tahtına euro oturacak ve uluslar arası para birimi euro olacak havası oluştu.
Küçük büyük tüm yatırımcılar euro biriktirmeye başladılar, dolar önemli ölçüde gözden düştü.
Ta ki; AB bölgesindeki çatırdamaların ayak sesleri gelmeye başlayıncaya kadar.
Şimdi artık, Yunanistan, İspanya ve Portekiz’in başını çektiği ve diğer ülkelerinde büyük ihtimalle içinde bulunduğu düşünülen ekonomik krizlerin su yüzüne çıkmasıyla birlikte, alınan bazı kararların tekrar gözden geçirilmesi zorunluluğu ortaya çıkmıştır.
Kısaca; bu günlerde euronun saltanatı, ciddi manada sallanmaya başlamıştır.
Ancak, tam da bu ortamda, Çin Merkez Bankası danışmanlarından Yu Yongding’in açıklaması, kafaların tekrar karışmasına neden olmuştur.
Yu’ya göre; “eurodaki olumsuz yöndeki volatilitenin, Çin’in döviz rezervlerini çeşitlendirme stratejisinde ciddi bir etkisi olmayacaktır.”
Şimdi kafalar tekrar karışmıştır. Yu’nun açıklamalarının devamı daha da enterasan: “Çin için doğru hamle, rezervleri SDR ağırlıklarına göre çeşitlendirmek olacaktır.”
Yani buradan çıkan sonuç şu;  “Çin’in eurodan vazgeçmeyecek”.
Açıklamalarının son bölümünde Yu; “Rezerv yönetimi stratejimizi, sadece kısa vadeli endişelere göre belirleyemeyiz, Euro bölgesinin bu krizi atlatabileceğine ve euroda istikrarın tekrar sağlanabileceğine inanıyoruz,” şeklinde, son derece açık ve net olarak, euroya güvenlerinin sürdüğünü belirtmiştir.
Artık piyasalardaki tüm yorumlar sil baştan olacaktır.
Dolar ve euro arasındaki güç savaşı, ince bir çizgide devam edecektir.
Yine, uluslararası büyük fonlar yüklü miktarda karlar elde ederken, panikleyen küçük yatırımcı ise, portföylerinde ciddi zararlar göreceklerdir.
Şu aşamada izlenebilecek en sağlıklı yol; döviz piyasalarını temkinli bir dikkatle izlerken, “altın” gibi güvenli bir enstrümana yatırım yapmak ve beklemek olacaktır.
“MALİ KURAL” MECLİSTE…
Orta Vadeli Program (OVP) kapsamında hazırlanan, programın can damarı olan ve aylardır kamuoyunun gündemini meşgul eden, Mali Kural yasa tasarısı, Bakanlar Kurulunun onayından sonra nihayet meclise sevk edildi.
Uzun müddet, Ergenekon davaları, Anayasa değişikliği çalışmaları, Deniz Baykal hakkındaki kaset dedikoduları ve CHP kurultayının gölgesinde kalan Mali Kural yasa tasarısının, içinde bulunduğumuz Haziran ayının sonlarına doğru yasalaşması kuvvetle muhtemel…
Tasarının kanunlaşması ile birlikte, piyasalarda oluşacak disiplinin ardından, Türkiye’nin kredi notunda da, bir artırım beklenmelidir.
Ancak bu son uygulamalar bir kez daha göstermiştir ki; ülkemiz adına çok önemli olan ekonomik konular, her zaman olduğu gibi, günlük siyasi çekişmelerle, iktidar tarafından yine ikinci plana itilmiştir.
Gerçek gündem olası gereken, piyasaların ve halkın asıl beklentisi olan kararlar, oluşturulan yapay gündemlerle maalesef “güme gitmiştir.”
İnşallah vakit çok geç olmamıştır…

Ali Osman Memiş'in Tüm Yazıları İçin Tıklayınız