|

IMF anlaşması gerçekleşmezse dolar 2,30 TL’ye çıkar. Bu yorum dünyanın en büyük bankalarından Goldman Sachs’a ait. Yine aynı bankaya göre, Türkiye ekonomisinin 2009’da yüzde 7 küçüleceği tahmin ediliyor. En iyimser tahmine göre bu yıl ekonomideki küçülme yüzde 4 olacak. Görüleceği gibi bu rakamlar 1994 krizinden bu yana gerçekleşen en olumsuz rakamlar. Türkiye ekonomisi 1994 yılında; yüzde 12,7 1997-98 Asya-Rusya krizinde; yüzde 5,2 2000-2001 yıllarında kümülatif; yüzde 9,3 küçülmüştü. Son altı ayda sanayi üretiminin hızla gerilediği, işsizlik rakamlarının tırmanışa geçtiği, yerel seçimler nedeniyle popülizmin ön plana çıktığı, reel sektörün, bankaların kıskacına girdiği düşünülürse, bu rakam ve yorumları hiç de yadırgamamak gerekir. Goldman Sachs’a göre; Türkiye ciddi bir makroekonomik dengelenme sürecine giriyor, bu nedenle 2009 yılında cari açık sıfır olacak. Goldman Sachs, kurların orta vadede istikrar kazanacağını, IMF anlaşması ve güçlü döviz rezervleri ile birlikte, yıl sonu itibariyle 1,80-1,90 seviyesinde kalabileceğini, ancak anlaşma gerçekleşmezse, 2,30 TL’ye çıkacağını öngörmekte… Her halükarda 1,80 direnci çok önemli, hem teknik hem de psikolojik olarak. Dolarda son iki haftada yükseliş ve düşüşler sert oldu. Son günlerde ise nispeten daha sakin bir görüntü var. Bu hafta 1,69 ile 1,74 seviyelerinde iniş çıkışlar yaşanabilir. Trade amaçlı işlemler artabilir. Bu arada faiz indirimleri de döviz satışlarını engelleyebilir. Düzeltmeler önümüzdeki hafta da sürebilir, ancak elimizde hala düşüşü teyit edecek yeterli veriler yok. Eğer yine aynı hafta düşüşün ardından tekrar bir yükseliş başlarsa, artık daha kuvvetli bir trendden bahsedebileceğiz demektir. Aylardır devam eden haftalık trendin, yönünü yukarı çevirmesiyle, kuvvetlenmiş olması yanında, şubatta yaşanan gecikme, “zaman kayması” nedeniyle, nisan bitmeden 2,00-2,25 seviyelerini getirebilir. Çünkü; yukarı trendi ve senaryoyu değiştirecek kuvvette aksi yönde bir işaret henüz alınamamaktadır.
BANKALARA VE KREDİ KARTLARINA DİKKAT… 2007 sonu ABD’deki mortgage kasırgası, piyasaları alt üst edip, küresel krizin dalga dalga yayılmasına sebep olmuştu. Şu anda ABD yeni bir kasırgaya yakalanmak üzere. Patlaması muhtemel bu fırtınanın adı; kredi kartları… Son tahminlere göre, üç yıl içinde ABD bankalarının 90 milyar dolar daha kayıp vermesi bekleniyor. Bunun anlamı, önümüzdeki aylarda -örneğin haziran gibi - maalesef daha şiddetli bir kasırga yaşanabilir. Bu kasırganın ilk rüzgarları hissedilmeye başlandı, bugünlerde ABD’de KOBİ’ler çok zor duruma girdiler ve bu durumun giderek küresel bazda yayılmasından korkuluyor. Önümüzdeki günlerde Türkiye için gerçekleşecek iki önemli olay var, birincisi yerel seçimler, diğeri IMF paketinin devam etme ihtimali. Bu iki gelişmede, hem döviz kurları hem de TL’in değeri üzerinde son derece belirleyici kriterler. TL’nin değerinin belirlenmesinde, önümüzdeki günlerde yaşayabileceğimiz riskleri dört ana başlıkta özetleyebiliriz. -Büyümede şu ana kadar düşünülenden daha keskin bir daralma… -Döviz borcu olan şirketlerin, kaldıraçtan kaçınmaya yönelik ihtiyaçları, -Para politikasında devam eden gevşemeyle birlikte, mali dengelerdeki bozulma -Seçimden önce IMF anlaşmasına azalan güven. Tüm bunlara bağlı olarak TL’nin önümüzdeki günlerde, bir miktar daha zayıflama göstermesi, kaçınılmaz gibi görünüyor. Bizde de, kredi kartları konusunda olumsuz sinyaller aldığımız bu günlerde, bazı kararların seçime kurban edilmemesi dileğiyle… Yazarın Diğer Yazıları İçin Tıklayınız
|