Dikkat! İkinci dip...
Pazartesi, 09 Kasım 2009 15:19


Son günlerde, ısrarla piyasalara olumlu hava yansıtılmaya çalışılıyor. Bu, ne kadar doğru bir uygulama, tartışılır…
Tabii ki, piyasalar için moral çok önemli.
Yatırımcının, girişimcinin moralini yüksek tutmakta, ciddi fayda var.Ancak, iyimserlik ne kadar önemliyse, alınacak tedbirlerin doğru ve zamanında alınması da o kadar önemli.
***
ABD ekonomisi uzun bir aradan sonra, ilk kez yüzde 3,5’lik büyüme gösterdi. Ama, istihdam verileri hala olumsuz. Kredi maliyetleri hala yüksek.
Ülkemizde, geçtiğimiz ay, ihracat rakamları 7.4 milyar $ ile iyileşme gösterdi. Ancak, istihdam ve üretim verilerinde hala düzelme yok.
Reel sektörü finanse etmesi gerekirken, kolaya kaçıp, devleti fonlayan bankaların karları hala yüksek.
Kredi faizleri, henüz TL ile yatırım yapılacak düzeyde değil. Sanayici, doların seyrine ve riskine mahkum edilmiş. Carry Trade, dünyada ve bizde tüm hızıyla devam ediyor.
***
Bütün bu veriler ortada iken, hem dünyada hem de bizde sağlıklı bir ekonomik toparlanmadan söz edebilmek gerçekten güç.
İki hafta önceki, ‘Dolar daha düşer mi’ başlıklı yazımızda vurgulamaya çalıştığımız gibi, ABD’de çift dipli, ikinci bir durgunluk yaşanması ihtimali oldukça yüksek.
Eğer ABD ekonomisi böyle bir durgunluğa girerse, küresel anlamda bizim de bundan etkilenmemiz kaçınılmaz olacaktır. 
Ünlü yatırımcı (!) George Soros, Macaristan’da verdiği bir konferansta; küresel ekonomik iyileşmenin kırılgan olduğunu, 2010 veya 2011 yıllarında iyileşmenin ikinci bir diple bölünebileceğini belirterek, normalleşmenin kolaylıkla son bulabileceğini ifade etti.
Anlaşılan, bankaların karlılıkları düşmediği sürece, ekonomik duruma ilişkin endişeler hala devam edecek.
IMF Başkanı Dominiqe Strauss-Kahn’da; ekonomide çift dip yaşanmaması için, ekonomik destek ve teşvik programlarına, işsizlik düşene kadar -en az bir yıl daha- devam edilmesi uyarısında bulundu.
Kısaca söylemek gerekirse, ekonomilerdeki iyileşmenin en belirgin göstergesi, işsizlik oranlarının düşmesi, dolayısıyla istihdam ve üretimin artmasıdır.
“Önümüzdeki dönemde tehlike görüyorum…” Bu sözler TCMB Başkanı Durmuş Yılmaz’a ait. Ekonomideki yeşil filizlerin kalıcı olup olmadığını, iki ay sonraki verilerin gösterebileceğini söyleyen Yılmaz; “İkinci bir darbe geldiğinde hükümetler, şu anda aldıkları türden tedbir almakta, kamuoyundan yeterli desteği göremeyebilir” diyerek ekonomi yönetimini uyarma ihtiyacı hissetmiştir.
Çünkü sayın Başbakan hala hamaset yapmaktadır ve uyarılara kulak asmamaktadır.
Grup toplantısında, enflasyon canavarının belini nasıl kırdıklarını anlatmış, ancak beş saat sonra açıklanan yüksek enflasyon rakamı, sayın Başbakan’ı zor durumda bırakmıştır.

ENFLASYON NEDEN YÜKSELDİ?
1- Ekim ayında sona eren vergi indirimleri
2- Elektrik ve benzin zamları
3- Gıda fiyatlarının beklenenden yüksek gerçekleşmesi
4- Giyim sektöründe, mevsimsellikten kaynaklanan artış.
Ancak tüm bu verilere rağmen, yine de 19 Kasım’da ve Aralık ayında yapılacak MB toplantılarında, 25 baz puanlık faiz indirilmesini bekliyorum. Çünkü MB Başkanı -her şeye rağmen- görevini objektif kriterlere (!) göre yapmaya çalışıyor.
İstihdam ve üretim konularında olumlu somut gelişmeler yaşanmaya başladığında, reel sektöre uygulanan TL kredi faizi maliyetleri makul ölçülere geldiğinde ve bankacılık sektörünün karları normale döndüğünde, gerçek iyileşmeden bahsedebiliriz.
Bunun için de biraz daha zamana ihtiyaç var. Boşa hayal kurmayalım.
Bu işler sırf moral motivasyonla olmuyor. Lafla peynir gemisi yürümüyor.
Gazetemizin yeni yaşı kutlu olsun, nice yıllara…

Yazarın Diğer Yazıları İçin Tıklayınız