|

Beğensek de beğenmesek de, son yıllarda, dünyanın yeni ekonomik gücü, Çin… Gücünün farkında olan bu ülke, Global piyasalara, resmen “Çin işkencesi” uyguluyor, Adeta piyasalarla alay ediyor… Her fırsatta, dolara güvenlerinin sarsıldığını ifade eden Çinli yetkililer, Altın alımları marifetiyle, rezervlerini, daha da artıracaklarını açıkladılar geçen hafta. Yaklaşık bundan bir ay kadar önce de, rezerv para olarak, doları tercih etmeye devam edeceklerini açıklamışlardı. Son altı yılda Çin, altın rezervlerini, yüzde 76’lık artışla bin tonun üzerine çıkardı. Yeni hedefleri, rezervlerini 5 bin tona çıkarmakmış. Şüphesiz bu açıklama, son yılların en önemli gelişmesi. Bu açıklama da gösteriyor ki, Çin; rezerv dolarlarını bozdurup, altın alacak… Benzer bir açıklama, 2005’te Rusya’dan da gelmişti. Yaklaşık 2 trilyon dolarlık döviz rezervine sahip olan Çin’in bu açıklamasından sonra, doların değeri düşerken, altının onsu 910 dolarların üzerine çıktı. Dünyada altın fiyatlarının, daha da yükselmesi kaçınılmaz gibi görünüyor. Eğer Çin, rezervlerini altın lehine geliştirmek istiyorsa, altın almaya devam edecektir, çünkü şu anda, Çin’in toplam rezervlerindeki altın miktarı sadece yüzde 1,6… Yüzde 1,6’lık bu oran, bin tona tekabül ediyor. Yeni hedefleri 5 bin ton olduğuna göre… Şimdiki rezervinin 5 katı daha alım yapabilir. Bundan sonra altın fiyatlarını varın siz hesap edin… “Çin işkencesi”ne devam… Yani, altıncılara gün doğacak gibi…
IMF VE TCMB, KEP’E KARŞI… Katılım Öncesi Ekonomik Programda (KEP), hükümetin açıkladığı -revize edilmiş- yeni tahminlerle, IMF’nin açıkladığı tahminler arasında ciddi anlamda farklar var. Hükümet, KEP’te yüzde 3,6 daralma öngörürken, IMF, Türkiye 2009’da yüzde 5,1 daralacak diyor. Hükümet, 2010’da yüzde 3,3 büyüme tahmin ederken, IMF, Türkiye sadece yüzde 1,5 büyüyecek diyor. KEP’te açıklanan rakamları gerçekçi ve tatminkar bulmayan, TCMB Başkanı Durmuş Yılmaz’ın açıklamaları da, ortaya enteresan bir durum çıkardı. Yılmaz, hükümetten yeni ekonomik hedefler belirlemesini, beklediklerini açıkladı. Peki, IMF ne diyor, “Sizin açıkladığınız yeni hedef rakamları, bize göre oldukça iyimser. Benim sizin hakkınızdaki öngörülerim daha karamsar, ciddi anlamda yeni kaynağa ihtiyacınız var ve bizimle anlaşmak mecburiyetindesiniz.” Yani, TCMB Başkanı Yılmaz ile IMF aynı şeyi söylüyor. Ekonomik tahminlerinizde daha gerçekçi, yeni revizyonlar yapmalısınız. Daha kapsamlı yeni bir niyet mektubu taslağı hazırlamalısınız.
***
İki tarafın beklentilerindeki bu farklılık, mali disiplini de etkileyeceğinden, IMF ile müzakerelerin süresi beklenmedik biçimde uzayabilir. Bu sefer IMF yönetimi bir ilke imza atarak, işi daha sıkı tutmak ve görüşmeleri daha sağlıklı bir zemine oturtmak için, mevcut IMF heyetiyle yetinmeyip, geçmiş dönemlerde Türkiye Masası Şefliği yapmış, tecrübeli uzmanlarını da göreve çağırıyor. Yani geçmiş dönemlerde, rahatlıkla “ümüğümüzü sıkan” tecrübeli IMF uzmanları, yeniden göreve geliyorlar. Bakalım ekonomi yönetimimiz bu hamleye nasıl karşılık verecek. Umalım ki bu durum, daha fazla zaman kaybına yol açmasın… Yazarın Diğer Yazıları İçin Tıklayınız
|