|

İki trilyon dolarlık dev döviz rezervlerinin 70 milyar dolarlık kısmını, başka para birimlerine dayalı bonolarda değerlendireceğini açıklayan Çin, başta Türkiye olmak üzere, birçok ülkenin iştahını kabarttı. Dünya ekonomik sisteminde Çin’in ağırlığı her geçen gün artıyor. Onun için bu karar oldukça önemli, Ve biz bu konuya, “Çin işkencesi” başlıklı yazımızda da değinmiştik. Çin’in bu girişimi kuşkusuz, dolara olan bağımlılıktan kurtulmak için. Biraz da, ABD ekonomisine duydukları güvensizlik var tabii… Bu kapsamda Ankara, Çin piyasasına Türk tahvili ihraç edilmesine imkan sağlayacak hükümler içeren, iki yeni anlaşma taslağı hazırladı.
***
“İlim, Çin’de de olsa gidip alınız.” Peygamberimiz bir hadis-i şerif’inde böyle buyuruyor. Peki, şimdiye kadar hiç gidip aldık mı? Teknolojisinden yararlanabildik mi? Ya da onların ilmine ihtiyacımız var mıydı? Bu konular, tabii ki ayrı bir tartışma konusu... Ancak, maalesef paralarına ihtiyacımız var, Ve de finans kaynaklarından yararlanmamız lazım, Çin Seddi’ni aşabilirsek eğer, 70 milyar dolarlık pastadan payımızı alırız gibi görünüyor…
***
Ekonomi yönetimine yakın kaynaklardan edinilen bilgilere göre, Hazine, Çin’le ikili ekonomik işbirliği anlaşması konusunda anlaşabilmek için ciddi hazırlıklar yapıyor. Hazırlıkları yoğun biçimde devam eden bu anlaşma taslağında, Çin piyasasına, Türk tahvili ihraç edilmesine olanak sağlayacak hükümlerinde yer alacağı belirtiliyor. Hazine bu yolla Çin’in Türk tahvillerine olan ilgisini artırmayı ve Onların bizde, güvenle yatırım yapmasını sağlamayı amaçlıyor. Ayrıca taslağın, Çinli işadamlarının Türkiye’de doğrudan yatırım yapmasını özendirici ve kolaylaştırıcı adımlarında yer aldığı bir çalışma olduğu söyleniyor.
***
Çinli işadamlarını Türkiye’de yatırıma teşvik etmek, hayli ilginç ve de zor. Bir kere işgücü maliyeti konusunda, Çin’le mücadelede zorlanacağımız kesin, Vergi muafiyetleri, devlet teşvikleri ve sübvansiyonlar ayrı bir handikap. Ayrıca ürettikleri malın kalitesi de, bir diğer olumsuzluk… Kısaca, Çinlilerin bizde doğrudan yatırım yapması zor gibi görünüyor. Ancak, spesifik bazı sektörler seçilebilir. Örneğin; elektronik, beyaz eşya, bilgisayar ve demir-çelik sektörü gibi. Bu arada da kendi girişimcilerimizden esirgediğimiz ayrıcalıkları, Çinli iş adamlarına uygulamak için seferber olduk. Ankara şu anda harıl harıl bu iş için çalışıyor. Bugünlerde Cumhurbaşkanımız Abdullah Gül de, geniş katılımlı bir heyetle, Çin’i ziyaret ediyor. Heyette DTP’li bir üye de var. İki ülke arasında ekonomik işbirliği anlaşmasının imzalanması bekleniyor.
***
Hatırlanacağı gibi son açıklanan teşvik paketinde, Elektronik, bilgisayar ve beyaz eşyada belirgin ayrıcalıklar yapıldı. Hem de kamuoyunda bu yönde bir beklenti olmamasına rağmen… Belki de Çinli yatırımcılar için bir hazırlık yapılmıştır. Çünkü Çinliler bu konuda dünyada son derece iddialılar. Ama az önce de belirttiğimiz gibi, Çin mallarında ciddi bir kalite problemi var. Bunu göz ardı etmemek lazım. Önümüzdeki yıllarda ülkemiz, Elektronik, bilgisayar ve beyaz eşya çöplüğüne de dönebilir.
***
Sonuçta eğer, tahvil ihracı yoluyla, 70 milyar dolarlık pastadan, hatırı sayılır bir pay alabilirsek, kaynak sıkıntısı çeken ekonomimiz için, gayet olumlu bir adım olacaktır. Belki de IMF anlaşmasının savsaklanmasının ardındaki nedenlerden biri de, budur. Yazarın Diğer Yazıları İçin Tıklayınız
|