| Bindiğin dalı kesmek |
| Pazartesi, 01 Mart 2010 22:00 | |||
![]() Piyasaların küresel krizden yeni yeni çıkış sinyalleri verdiği bugünlerde, AB bölgesinde yaşanan tedirginlik maalesef devam etmektedir. Başta Yunanistan olmak üzere, İspanya ve Portekiz’den gelen haberler ve gelişmeler, bu ülkelerin kısa vadeli borç stoklarının giderek yükseldiğini göstermektedir. Eğer gerekli tedbirler alınıp kaynak destekleri zamanında aktarılmazsa, bu üç ülke ile birlikte birkaç AB ülkesi daha, iflas tehlikesiyle karşı karşıya kalabilirler. Kredi derecelendirme kurumları ve piyasaların, gözü kulağı bu riskli ülkelerde. Dünyada bu gelişmeler yaşanırken, ülkemizde de hayli enteresan olaylar gelişmekte… “Demokratikleşme” ve “normalleşme” adı altında yapılan icraatla siyasi tansiyon giderek yükseliyor. İktidarın yıllarca dillendirdiği “güven ve istikrar” ortamı, ne yazık ki zedelenmiş durumda. Toplumda kutuplaşma giderek yaygınlaşıyor. Korku ve güvensizlik kol geziyor. Yerli ve özellikle de yabancı yatırımcılar, yatırım kararı aşamasında muhakkak ki bu sıkıntıların etkisinde kalmaktadırlar. Türkiye’nin bir an önce “gerçek bir normalleşmeye” ve uzlaşı ortamına geçmesi lazım. Bindiğimiz dalı kesmeyelim… Düşersek, hep birlikte düşeriz. Kredi derecelendirme kurumu Fitch; durumun henüz ciddi boyutlara ulaşmamasına rağmen Türkiye’de siyasi tansiyonun yükselmesinin, kredi notunu etkileyebileceği gibi, “yatırım yapılabilir ülke” seviyesine çıkışın da gecikebileceğini açıkladı. Bu açıklama önemlidir. Siyasi iktidar, ekonomi yönetimi ve muhalefet bu konularda duyarlı olmalıdır. Bir diğer kredi derecelendirme kurumu JP Morgan raporunda; Türkiye’ye ilişkin, GSYİH ve büyüme beklentilerini aşağı yönlü revize ettiğini açıkladı. Hemen ardından Citibank, Türk hisselerinin ağırlıklarını nötre indirdiğini duyurdu. Bu açılamalar da önemlidir. Aman dikkat! IMF anlaşması, Ergenekon, Balyoz, darbe derken, piyasalar kötüye gidiyor. Bindiğimiz dalı kesmeyelim… UYANIK KOMŞU… Kaynakların “yanlış ve yanlı” kullanımı sadece bizde olmuyormuş. Avrupa Komisyonu, Yunanistan’a; otomobil üretimi, madencilik, balıkçılık ve tarım alanlarında faaliyet gösteren şirketleri desteklemek amacıyla, her yıl belirli kaynaklar kullandırıyor. Uyanık komşu ise bu kaynakları, siyasi kaygılarla ve yasa dışı vergi muafiyetleriyle anlaşmalara aykırı ve uygunsuz biçimde yandaş şirketlere kullandırıyor. Bu, bizim tespitimiz değil, Avrupa Rekabet Komisyonu Başkanı’nın tespiti… Komisyon Başkanı, uygunsuz kullandırıldığı tespit edilen bu kaynakların hemen geri iade edilmesini talep ediyor, Yunanistan ise bu konuda duyarsız ve talep edilen iadeyi gerçekleştirmiyor, Ya da ekonomik nedenlerle gerçekleştiremiyor. Sonuçta, dayanışma amaçlı kurulan AB, kendi üyesi bir ülkeyi, rekabeti bozucu uygulamalarından dolayı mahkemeye veriyor. Bu durum, AB misyonu için önemli bir gelişme ve bir ilk… Komşunun vukuatları bunlarla da sınırlı değil. Zeytin üretiminde ağaç başına AB’den destek primi alan komşumuz, her yıl ağaç sayısını şişirerek gösteriyor. Yüksek prim ödemelerinden şüphelenen AB, uzaydan çekilen fotoğraflarla yaptığı sayımda, yolsuzluğu kanıtlayıp primleri geri isteyince, komşu iyice köşeye sıkışıyor. Gelişmeler ve mahkemeden çıkacak sonuç, AB hayranlarına (!) ibret olabilir… KIŞ BİTTİ, DOĞALGAZDAN İYİ HABER Rus enerji devi Gazprom, bizi de yakından ilgilendiren bir kararla, gaz satış fiyatlarını belirlediği formülde değişiklik yapma kararı aldı. Bizim de içinde bulunduğumuz yabancı alıcılara satılan doğalgazın fiyatını, petrole bağlı bir formülle belirleyen Gazprom, bu politikadan vazgeçtiğini açıkladı. Bu önemli değişiklikle, Rus doğalgazının fiyatında yaklaşık yüzde 15 civarında bir ucuzlama olacağı tahmin ediliyor. Kışın sonlarına yaklaşılan bu günlerde, Alınan bu karar, umarım perakende fiyatlarına da yansır. Vatandaş kış boyunca pahalı gaz kullandı, Bari sanayici rahatlasın… *** Bu arada, Balıkesir’deki maden ocağı patlamasında hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, yakınlarına baş sağlığı diliyorum. Konuyla ilgili, bazı basın organlarında yer alan, yorum ve felaket senaryoları da gerçekten hayret verici. İnsanın kanını donduruyor ve toplumdaki kutuplaşmanın nerelere vardığını çok güzel açıklıyor. Lütfen; biraz daha akıl, biraz daha sabır ve biraz daha hoşgörü… Yazarın Diğer Yazıları İçin Tıklayınız
|

