| BDDK: Bankalarda risk yok |
| Pazartesi, 15 Şubat 2010 18:00 | |||
![]() Devlet Bakanı Babacan tarafından tartışmaya açılan ve hemen akabinde yine Babacan tarafından yanlış algılandığı iddia edilen, bankalara yüzde 10 mevduat sınırlaması tartışmaları, sektörü ciddi olarak tedirgin etmiştir. ABD ve AB bölgesinde yaşanan sıkıntılar, “Demoklesin Kılıcı” gibi, Türk bankacılık sektörünün üzerinde sallanmaya devam etmektedir. Kamuoyunda, Obama tedbirleri diye adlandırılan ve bankaların kartelleşmesini önlemek amacıyla gündeme getirilen yüzde 10 kısıtlaması ve ayaküstü yapılan açıklamalar, piyasadaki tüm kesimleri hareketlendirmiştir. Acaba bizim bankalarda da sıkıntı var mı, sorusu kafaları kurcalamaktadır. Bu tedirginlik üzerine BDDK Başkanı bizzat devreye girerek, “doğrudan mevduata sınırlama getirilmesine şu aşamada gerek olmadığı ve böyle bir uygulamaya kendilerinin de sıcak bakmadığını” açıklamak durumunda kalmıştır. Ayrıca, Türk bankalarının büyüklüklerinin, risk oluşturacak ölçülerde olmadığı gibi, Obama’nın gündeme getirdiği tedbirlerin, zaten 2003 yılından beri, direkt veya dolaylı olarak uygulandığı ve de sistemin, özellikle mevduat ve tezgah altı faizler konusunda sıkı biçimde denetlendiği, BDDK’nın açıklamalarında tekrar gündeme getirilmiştir. Şu anda bankacılık sektöründe, mevduat payları yüzde 10’un üzerinde olan sadece dört banka var. Bunlar sırasıyla; Ziraat Bankası (Yüzde 19.54), İş Bankası (Yüzde 14.34), Garanti Bankası (Yüzde 12.03) ve Akbank’tır (Yüzde 11.05). Obama, ABD bankalarını “tombul kedi” olarak nitelerken, BDDK Başkanı Bilgin ve diğer kamu bankalarının üst düzey yöneticileri, bizde “tombul kedi” olmadığını belirterek, uygulamaya karşı olduklarını beyan etmişlerdir. Bu açıklamalar ve Bakanın yanlış anlaşılma olduğu şeklindeki beyanları, piyasalar açısından olumlu olmuştur. Sorumlu mevkilerdeki kişilerin açıklamalarına ve söylemlerine dikkat etmeleri, piyasaların sağlıklı işleyişi bakımından son derece önemlidir. YUNANİSTAN, İSPANYA VE PORTEKİZ Başta Yunanistan olmak üzere bu üç ülke de yüksek miktarda bütçe açığı verirken, borçları da her geçen gün artmaktadır. Sorun, bu ülkelerin sorunu olmaktan çıkmış ve neredeyse AB’nin sorunu haline gelmiştir. Sistemin yeniden sorgulanması ve AB topluluğunun devamlılığı tartışılır olmuştur. Bize göre AB, başta Yunanistan olmak üzere İspanya ve Portekiz’e acil yardım ve destek elini en kısa sürede uzatacaktır. Uzatmalıdır; Çünkü kendi varlık sebepleri bunu gerektirmektedir. Biraz da bu üç ülke arasındaki benzerliklere bakalım. Bilindiği gibi, son yıllarda gerek Yunanistan, gerek İspanya ve gerekse Portekiz, yatırımlarını ağırlıklı olarak turizm, tarım ve bir miktar da tekstil sektörü üzerine yönlendirdiler. Neredeyse bu üç ülke de seçtikleri sektörlerle AB’nin hizmetkarı durumuna geldi. Başta sanayi olmak üzere, diğer alternatif sektörlerde yatırımlar, dolayısıyla istihdam ve üretim sınırlandırıldı. Turizm, tekstil ve tarım… Bu üç sektör de ekonomik barış ortamını ve iyi piyasaları sever. Ancak küresel krizin yaygınlaşarak avro bölgesine sıçramasıyla birlikte, ilk fire veren ülkeler bu ülkeler olmuştur. Kriz ortamında turizm yavaşlamış, tekstil duraklamıştır. Sadece tarım sektörü de maalesef yeterli olamamıştır. Uyguladıkları (ya da uygulatılan) hatalı yatırım programları, kendi sonlarını hazırladığı gibi AB topluluğunu da sorgulanır hale getirmiştir. Şimdi Yunanistan ve diğerleri, başta Almanya olmak üzere, kendilerine destek verecek Avrupa Birliği zirvesinden çıkacak kararları beklemekteler. Destek kararı çıkma ihtimali çok yüksek. Verilen sözler ve vaatler bunu gösteriyor. ATATÜRK RESİMLERİ Türk milleti olarak Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e çok şey borçluyuz. Bu bilinçle atamızın resim, heykel ve büstlerine de gerekli özeni (bazı istisnalar hariç) her zaman göstermişizdir. Ancak, Merinos Kültür Merkezi’nin güney kapısının önünden geçerken, tarihi su deposunun üzerindeki ışıklı Atatürk silüet büstünü görünce gerçekten şaşırıyorum. O, nasıl Atatürk silüeti öyle? Atatürk’e hiç benzemiyor. Hadi yapan usta beceremedi, Peki, onu oraya astıran da hiç mi göz ve izan yok? Bursa’ya, Büyükşehir Belediyesi’ne ve Merinos’a hiç yakışmıyor… Yazarın Diğer Yazıları İçin Tıklayınız
|

