Bankacılık ülke riskimiz düşüyor
Pazartesi, 26 Nisan 2010 13:14


Hep böyle olur,
Özellikle finansal piyasalarda iyi haberler, gelmeye başlayınca üst üste gelir.
Keza kötü haberlerde öyle…
Görüyoruz ki bu günlerde sıra,
İyi haberlerde…
Uluslararası kredi derecelendirme kurumlarından Standard&Poors (S&P), geçtiğimiz hafta yaptığı değerlendirmede; Türk bankacılık sisteminin ülke risk değerlendirmesi düzeyini (BICRA), 7. gruptan 6. gruba yükselttiğini açıkladı.
Tabii ki önemli bir gelişme,
Çin, Hindistan, Tayland ve Peru ile aynı BICRA grubunda yer alan ülkemizin, ekonomik risk
derecesinin düşürülmesi,
önemli olduğu kadar,
Sistemin geleceği ile ilgili de,
Dersler çıkarmamız gereken bir gelişmedir.
Özellikle düşük performanslı devlet bankalarının borç verme payının azalması, piyasaların fonlanmasının büyük ölçekli ve kartelleşen bankalara bırakılması, ileride bir sıkıntı kaynağı olarak görülebilir.
S&P tarafından yapılan açıklamada; “Türkiye’de ekonomik istikrarda orta vadede bir iyileşme gözlemlendiği belirtilerek, hane halkı ve şirket borçlanmalarının düşük olmasının, ayrıca devlet bankalarının verdiği ekonomik olmayan kredi düzeyinin azalması, ekonomik durgunluğun etkilerinin, ülke bankaları üzerindeki etkisini sınırladığı ifade ediliyor.”
Ekonominin yabancı sermaye hareketleri ve devalüasyon ile ilgili hassasiyetinin, riskli alanlar olarak kalmaya devam ettiği belirtiliyor.
Olaya yabancı gözüyle bakınca gerçekten doğru, ancak uygulamaların, anlatıldığı gibi olup olmadığı konusunda kuşkularım var…
Umarım ki; bankacılık düzenlemelerinde yaşanan bu iyileştirmeler, kaynak maliyetlerini ucuzlatsın ve kolaylaştırsın ve dolayısıyla,
Yatırım, üretim ve istihdama dönüşsün…

BEŞ TOP
Yıllar önce Çukurova’ya gelen Üzeyir Garih,
İş adamları toplantısında bir konuşma yapmış.
Bu günlerde yaşanılan ilişkileri görünce…
Şöyle demiş rahmetli Garih;
“Hayat, havaya attığımız beş topla oynanan bir oyundur.”

Bu toplardan sadece bir tanesi lastik,
Diğer dört top ise camdandır.
Bu toplar;
İşimizi,
Ailemizi,
Sağlığımızı,
Dostluklarımızı ve
Benliğimizi temsil etmektedir.

Bu beş top içinde,
Bir tek işimiz lastik toptur.
Olur da düşürürsek,
Yeniden zıplatma imkanımız olabilir.
Ancak diğer dört top, camdan yapıldığı için,
Düşerse kırılır,
Yerine konulmazlar.

Bunu fark etmeli ve
Hayatımızı bu dengeye göre kurmalıyız.
Oysa hepimiz o lastik topu tutabilmek uğruna
Diğerlerini kırıp dökmez miyiz?
Dostlarınızı çantada keklik sanmayın.
Sıkıca asılın onlara,
Tıpkı hayata asıldığınız gibi…
Çünkü onlarsız hayat da anlamsızdır.
Ailenizi ve sağlığınızı kesinlikle ikinci plana atmayın.
Onlarla ilgili kararlarınızı ertelemeyin.
Hayatı çok hızlı koşmayın,
Nereden geldiğinizi ve nereye gittiğinizi unutmayın…
Hayatın, bir yarış değil,
Her saniyesinin tadı çıkarılması gereken güzel bir yolculuk olduğunu aklınızdan çıkarmayın.
Dün tarih oldu,
Yarın ise bir sır…
Bugünün kıymetini bilin…


Ali Osman Memiş'in Tüm Yazıları İçin Tıklayınız