| Altında yeni rekor(lar) |
| Pazartesi, 07 Aralık 2009 15:04 | |||
![]() Toplumlar, belirsizlik ortamlarında hep altına yönelmiştir. Bu durum, yıllardır hep bu şekilde sürmektedir. Günümüzde de altın fiyatlarının artmasındaki temel neden; “İnsanların, çok fazla para basan hükümetlere ve bankalara güvenmemesidir.” Global yatırımcılar, düşen dolardan kaçıp altın almaya başlayınca, üst üste rekorlar kırıldı ve altın, Comex’te şubat teslimi onsu 1.216,75 dolara kadar çıktı. Geçtiğimiz günlerde dolar, diğer büyük altı para biriminden oluşan sepet karşısında yüzde 8,5 değer kaybederken, Altın fiyatları da yaklaşık yüzde 39 oranında değer kazandı. Spot piyasada onsu 1.209,13 dolarla rekor kıran altın fiyatları, daha sonra Asya’da 1.207 dolar seviyelerine geriledi. Tabii ki bu baş döndürücü trafikte, spekülasyona ve manipülasyona yönelik işlemleri de göz ardı etmemek gerekir. Finans piyasalarındaki en önemli kuraldır. “Para, en çok gelir elde edeceği ve en az sorgulanacağı yere gider.” Altın piyasası da şimdilik, paranın gidebileceği adres olarak, ideal görünüyor… Piyasada şu an için geçerli olan bir başka görüş de; ABD hükümetinin, doların değer kaybı konusunda her hangi bir rahatsızlık duymaması ve müdahalede bulunmaması sonucu, altın fiyatlarının artmaya devam edeceği şeklinde. Belirli aralıklarla kar realizasyonları yaşansa da altına olan talep giderek artacak gibi görünüyor. Bu arada, 1054 ton civarında bir altın rezervine sahip olan Çin’in, Önümüzdeki beş yıl içerisinde, rezervlerini 6 bin tona çıkarmayı hedeflediğini açıklaması da altın fiyatlarının seyri konusunda belirleyici olacaktır. Görünen o ki, Faizden uzak duran, muhafazakar ve sağlamcı yatırımcılar, nakitlerini değerlendirecek güvenli limanı buldular ve daha uzun bir süre buradan ayrılmayacaklar. Not: Bu gidişle yazımızın yayınlandığı tarihlerde, daha yeni rekorlar görmemiz kaçınılmaz gibi duruyor. DUBAİ WORLD Yıllardır dünyaya tepeden bakan (!) Arap sermayesi, özellikle inşaat sektöründe, geçtiğimiz hafta çatırdama sinyalleri verdi. Gerek yaptığı yüksek binalar ve gerekse büyük finansal kaynaklarıyla bilinen Körfez şirketlerinden biri olan Dubai World, borçlarını yeniden yapılandırmak istediğini açıkladıktan hemen sonra, Dubai Mali Piyasa Endeksi, iki işlem gününde yaklaşık yüzde 13 değer kaybetti, Abu-Dhabi hisseleri yüzde 12 düştü, Aynı dönemde Emaar şirketi hisseleri ise yüzde 19 değer kaybetti. Buna rağmen, piyasalarda ekonomik toparlanma konusundaki beklentiler hala geçerliliğini korumakta, Dubai krizinden sonra düşen, “gelişmekte olan ülkeler endeksi” bu beklentilerin de etkisiyle, Brezilya’dan Çin’e kadar, yaklaşık yüzde 4,5’lik bir artış gerçekleştirdi. Tabii ki Dubai World iflas etmeyecektir, Daha doğrusu, buna izin verilmeyecektir. Gerek Körfez ülkeleri ve gerekse uluslar arası fonlar, hisseleri ucuzlayan bu şirketlere yatırım yapacaklar ve kaynak aktaracaklardır. Ancak, Dubai World gibi bir şirketin, yeniden borç yapılandırma talebinde bulunması, Dünyadaki likidite krizi konusunda çok çarpıcı ve dikkatle incelenmesi gereken bir örnektir. Bu olay; uluslararası finansal piyasalar için ciddi bir uyarıdır. Bu türden dev şirketlerin bile yatırım ve büyüme stratejilerini belirlerken, çok dikkatli ve gerçekçi olmalarının yanında, Nakit akış tablolarını da iyi düzenlemeleri gerektiğine, Güzel ve net bir örnektir… Yazarın Diğer Yazıları İçin Tıklayınız
|

