Ah güzel Bursa…
Pazartesi, 30 Mart 2009 17:19

alt

Yerel seçimler sona erdi.
Seçim sürecinde partilerin ve adayların programlarını dikkatle izledik. Hepsi de iddialı, hepsi de inançlı bir duruş sergilediler.  Zaten siyaset de inanç ve iddia işidir. Bir de yeterli kaynakları temin edip, o kaynakları doğru kullanmak çok önemlidir.
Bilgi birikimi ve tecrübe de lazımdır ama…
Her şeyden evvel, yönetimine talip olduğunuz şehri çok sevmek gerekir.
Hatta mümkünse bu sevgi “gerçek bir aşk” derecesinde olmalıdır. Çünkü Bursa buna layıktır…
Geçmiş iktidarlar dönemlerinde yapılan yatırımlarla, bir sanayi şehri kimliğine bürünen Bursa, (gerçi demiryolsuz ve kullanılabilir havaalansız sanayi şehri olmaz ama) hızla aldığı göçler nedeniyle, bugüne kadar, kendi orijinal kimliğinden çok şeyler kaybetmiştir. ‘Tarih’, ‘Tarım’ ve ‘Turizm’ şehri olarak bilinen ve tanınan Bursamız, maalesef bu değerlerinden yeterli ölçüde faydalanamamaktadır ve de bu değerlerin çoğunu ya kaybetmiş ya da kaybetmek üzeredir. Sanayileşme ile birlikte yaşanan sorunları ve karşılaşılan ihtiyaçları burada uzun uzun anlatmayacağım, göçün getirdiği çarpık kentleşme ve diğer ihtiyaçlar da, herkesçe malum…
Küresel krizin de etkisiyle, sanayi ve ticaret zaten durmuş vaziyette, işsizlik had safhada…
Moraller bozuk…
Krizle mücadele, tabii ki belediye başkanlarının işi değil.
Ancak kentin imarından ve planlamasından sorumlu olan yerel yönetimlerin, bundan sonrasını planlarken, yukarıda saydığımız 3 T’ye öncelik verecekleri konusunda izlenimler edindim.
Bu da beni mutlu ediyor. Gerek tarihi ve kültürel projeler,
Gerek turizm ve Bursamızın değerlerini tanıtmaya yönelik projeler,
Gerekse tarım alanlarının korunacak olması…
Gerçek Bursalı olarak beni oldukça sevindiriyor.
Ve bundan sonrası için, diliyorum ki…
Daha az sanayi,
Daha çok Tarih ve kültür,
Daha çok Turizm ve
Daha çok Tarım…
Kütahya Simav’da, belediyenin domates üretimini geliştirmesi ve seracılığı teşvik etmesi, bize de; şeftali, kestane, incir, üzüm ve ipek böcekçiliği gibi, kaybolmaya yüz tutmuş, marka değerlerimizin yetiştiriciliği konusunda örnek olabilir. Böylelikle şehrimizin güzelliğini daha fazla bozmadan, bu seviyelerde muhafaza edebilir, kaybolmaya yüz tutan güzelliklerimizi de, gün yüzüne çıkartabiliriz. Kendimize ve insanlarımıza, yaşanacak huzurlu ortamlar oluşturduğumuz gibi, olası kriz dönemlerinde, şehrimizin ekonomisine alternatif gelir kaynakları tesis etmiş oluruz.
Çünkü tüm krizler öncelikle finans ve sanayi sektörlerini etkilerler.
Bu konularda proje üretecek tüm başkanlara başarılar diliyorum.

 

Yazarın Diğer Yazıları İçin Tıklayınız