2010…
Pazartesi, 04 Ocak 2010 14:30


“IMF ile iki yıllık program üzerinde mutabakat sağlandı.”
Bu sözler Başbakan Yardımcısı Ali Babacan’a ait. Bu sözlerin hemen ardından, basına kapalı yapılan ve yaklaşık üç saat süren, AKP MYK toplantısında konuşan Başbakan Erdoğan, “IMF ile yapılan görüşmelerde mesafe alındığını” açıkladı.
Başbakana göre IMF, Türkiye’nin bütün şartlarını kabul etmiş ve anlaşma iki yıl için geçerli olacakmış.
“Eskiden kaynak ihtiyacı nedeniyle IMF ile acil anlaşmalar imzalanırdı, şimdi ise biz IMF’ye kendi şartlarımızı kabul ettiriyoruz” diyor Sayın Başbakan…
AKP ekonomi kurmaylarına göre IMF,
Türkiye’ye acil ve ucuz finansman sağlayacak.
IMF, üç yıl diye bastırıyor, biz; hayır iki yıl olacak, diyebiliyoruz…
Yani IMF’ye “ümüğümüzü sıktırmıyoruz…”
Aslında hiç anlaşma yapmayacağız IMF ile ama
Ah, şu acil kaynak ihtiyacımız olmasa…
***
Geçtiğimiz haftaki yazımızda ABD ve AB bölgesi için, 2010 beklentilerindeki olumsuzluklardan söz etmiş ve dolarda bir hareketlenme olabileceğine değinmiştik.
Euro bölgesinde; yüksek borçları nedeniyle Yunanistan, Romanya ve İrlanda gibi ülkelerin, kaynak sıkıntısı çekebilecekleri, hatta borçlarını azaltamazlarsa, daha ciddi problemler yaşayacakları, raporlarla tespit edilmiş durumda. Avrodaki erime de sürecek gibi.
ABD’de; ülkenin en önemli finansal kurumları, ciddi mali sıkıntılar yaşamakta ve acil kaynak aktarımı talep etmekteler.
Doların, diğer para birimlerine göre değeri hala düşük.
FED, faizler konusunda kararsız,
Başkan Obama, yeni teşvik paketleri hazırlığında.
Asya’da Japonya; büyük kamu borç yükünü önce dengeleyip, ardından da azaltmayı hedefleyen politikalar peşinde,
Japonya ekonomisindeki zayıf görünüm ve artan baskılar, orta vadede mali politikalarda ciddi reformlar yapılacağının sinyallerini veriyor.
Körfez’deki Arap sermayesinin büyük inşaat şirketleri kaynak sıkıntısı nedeniyle borç yapılandırması talep etmekteler.
Görüleceği gibi tüm dünya ve dünyanın önemli ekonomileri, küreselleşme ile birlikte, kaynak sıkıntısı çekmekteler.
Ve bu sıkıntıyı giderecek önlemleri zaman geçirmeden alma gayreti içindeler.
Bizde ise ekonomi yönetimi;
IMF anlaşmasını iç siyasi çekişmeler nedeniyle uzun süre erteledi.
Ancak sonunda evdeki hesap çarşıya uymadı,
Bir takım beklentiler(!) boş çıktı!
Tüm bunlara rağmen, yine de mağrur bir komutan edasıyla(!),
Geç de olsa, IMF ile uzlaşma yoluna gidilmiştir… 
Yabancı sermaye girişlerinin tamamen durduğu,
Özelleştirmelerde sona gelindiği,
Yatırım, üretim ve istihdamın neredeyse sıfırlandığı,
Zamanında veya erken bir seçimin gündemde olduğu bir ülkede,
IMF’ye bu kadar süre diklenebilmek, gerçekten cesaret (!) ister.
Belki de bizim bilemediğimiz bazı beklentileri vardır.
Anlaşma hayırlı olsun…
***
İyisi kötüsüyle, acısı tatlısıyla bir yılı daha geride bıraktık.
Artık önümüzde yeni ve uzun bir yıl daha var.
2009’da belki bazı olumsuzluklar yaşadık,
Bazen sinirlendik, üzüldük,
Kırıldık belki…
Belki işimizi kaybettik, belki para kaybettik,
Bazen pişmanlıklarımız oldu, olan bitene inanamadık.
Ekonomi ve siyasette yaşananlara akıl erdiremediğimiz oldu.
Telafisi zaman alacak, “bize neler oluyor” dedirtecek olaylar yaşadık…
Sonuçta 2009 yılı bitti, yeni umutlar ve yeni beklentilerle, yeni bir yıla girdik.
Yaşanması gerekenler ya da başka bir deyişle, yaşanmasına göz yumduğumuz bazı gelişmeler yaşandı ve bitti…
Önemli olan bu yaşananlardan ders alabilmek…
Birlik ve beraberlik içinde, sağlıklı, huzurlu ve
Ekonomik kaygıların en az olduğu, mutlu bir yıl dilerim…

Yazarın Diğer Yazıları İçin Tıklayınız