1 dolar = 2 TL ( !)
Pazartesi, 15 Haziran 2009 09:35

alt

Yaz aylarıyla birlikte başlayan düğün mevsimi ve düğüncüler,
1 dolarlık banknotlara olan talebi patlattı,
Bilindiği gibi TL ve Avro’da en küçük banknot 5’lik,
Havayı ve gösterişi seven yurdum insanı, adet olduğu üzere (!) düğünlerde,
5 Avro’luk banknotları havaya atmaya kalksa, tanesi 10-12 TL’ye gelir
5 TL’lik banknot atsa, o da ateş pahası, toplamda yekun tutar.
Ama illa ki dosta düşmana hava atılacak ya, olmazsa olmaz,
Bu yüzden 1 dolarlık banknot en cazibi,
Hem sonuçta “yeşil” ve de herkes “onu” tanıyor…
Bugünlerde döviz büroları, 1 dolarlık banknot bulmakta zorlanıyorlar.
El altından, 1 dolar 2 TL’den satılıyor, hem de hep 100’lük demet olarak…
Düğün mevsimi başladı mı, orkestralar döviz bürosu gibi çalışıyorlar,
Önceki düğünlerde topladıkları 1 dolarlık banknotları,
Normal kurun üzerinde bir fiyatla, en az 2 TL’den satıyorlar.
Döviz büroları ise sonbahara kadar 1 dolarlık banknot sıkıntısını aşamıyorlar.
Ne diyordu Sayın Başbakan?
“Kimse kusura bakmasın, bu millette para var kardeşim”
Haklı galiba…

***

ABD’de iflas başvuruları 2005’ten beri en yüksek düzeyde:
Krizin dip noktaları görüp, düşüşün yavaşladığı şu günlerde, ABD mahkeme bürolarından yapılan bir açıklama moralleri bozdu.
Ocak-Mart döneminde, 330 bin 447 adet iflas başvurusu yapılmış,
Bu, bir önceki çeyreğe göre yüzde 10,
Geçen yıla göre ise yüzde 35 yüksek bir rakam.
Bu çeyrekteki artış, 2005 dördüncü çeyreğinden beri görülen en yüksek düzey.
Konut fiyatlarındaki düşüş ve kredi bulma zorluğu, iflasların artmasındaki en büyük etken gibi görünüyor.
Hatırlanacağı gibi, dünyada küresel kriz, konut kredileri –mortgage- nedeniyle başlamıştı. Konut fiyatları ve kredi piyasaları düzeltilemezse, krizin etkileri bir süre daha devam edecek gibi görünüyor. 

***

Ülkemizden bazı başlıklar;
- Nisan’da cari açık, beklentilerin bir miktar altında, 1,2 milyar dolar olarak gerçekleşti. İlk dört ayda, cari açık miktarı da önceki yıla göre yüzde 85 gerileyip, 2,7 milyar dolar olarak gerçekleşti. TCMB’nın açıkladığı cari denge verilerine göre, bu dört aylık bölümde, doğrudan net sermaye girişinin de yüzde 38 artarak, 2,5 milyar dolar olduğu belirtildi. İnşallah bu sermaye girişleri kalıcı ve sürekli olur ve de savsakladığımız IMF kaynağını aratmaz…
- Ekonomi Koordinasyon Kurulu, vergi indirimlerinde sürenin uzatılıp uzatılmaması konusunda, nihai kararı vermek üzere, tekrar toplanıyor. Bilindiği gibi, piyasalardan ve kamuoyundan bu konuda yoğun talepler var. Başbakan Erdoğan ve Devlet Bakanı Cevdet Yılmaz, “Ekonominin yararına olduğunu görürsek vergi indirimlerine devam ederiz” diyerek, bu konuya sıcak baktıklarını açıklamışlardı.
- Otomotiv sektörü, ÖTV indiriminin sürmesi halinde yılsonuna kadar fazladan, 2,4 milyar dolarlık bir ekonomik büyümenin yakalanabileceğini iddia ediyor. OSD Başkanı, indirimin, yerli üreticilere ciddi bir ivme kazandırdığını ve fabrikaların 3 vardiya çalıştıklarını belirterek, canlanmanın sürmesi için uygulamanın uzatılması taleplerini tekrarladı.
- TCMB’nın Haziran ayı ilk dönem beklenti anketinde,
Yılsonu küçülme beklentisi yüzde 4,2 olarak gerçekleşti.
Mayıs ayı anketinde bu daralma yüzde 4 olarak öngörülmüştü.
Aynı ankette yılsonu enflasyon beklentisi yüzde 6,12,
Cari açık tahmini ise 11,4 milyar dolar olarak açıklandı.

***

AB ile ilişkiler;
AB dönem başkanlığını altı ay süreyle İsveç yürütecek.
Göreve gelir gelmez beklenen açıklamayı yaptılar.
“Türkiye ve Hırvatistan’ın üyelik görüşmeleri zor geçecek, bir ilerleme kaydedilmesi mümkün değil”…
Mesaj gayet açık ve net,
Aslında, samimi ve açık olduğu için İsveç’e teşekkür etmemiz gerekir.
Fransa ve Almanya’da bu konuda ikiyüzlü değil.
Çünkü, yıllardır her platformda, bizi istemediklerini açıkça ifade ediyorlar.
İsveç -AKP iktidarından başka- herkesin bildiği ve kabul ettiği bir gerçeği, bir kez daha, yüzümüze vurarak bize hatırlatmış oldu.
Uyum kriterlerini harfiyen yerine getiren Müslüman bir Türkiye’nin,
AB’de yeri yok…
Bizi aralarında istemiyorlar…
Artık bunu anlamalıyız ve de “oyalama” politikalarına kanmadan,
Alternatif girişimlere hız vermeliyiz.

 

Yazarın Diğer Yazıları İçin Tıklayınız