“Dalga”landım da duruldum…
Pazartesi, 27 Nisan 2009 18:01

alt

Ne zaman önemli bir ekonomik veri açıklanacak olsa,
Ya da toplumu yakından ilgilendiren bir ekonomik gelişme…
Hemen arkasından bir “gözaltılar dalgası”dır patlıyor.
Toplumumuz da günlerce bu yorumlarla meşgul ediliyor.
Dalga sayısı ve dalga boyları, her seferinde daha da genişliyor.

***

Üretim ve istihdam durmuş, Reel sektör can çekişiyor.
KOBİ’ler ve küçük esnaf gerçekten zorda.
İşsizlik tarihin en yüksek düzeyinde, Çalışan işçi ve memur ay sonunu getiremiyor
Ve her an işini kaybetme korkusu yaşıyor.
Emekli açlığa mahkum edilmiş. Sıcak parayla finanse edilen cari açık, her geçen gün büyüyor.
Dış borçlar, Cumhuriyet tarihinin en yüksek seviyesinde.
Özelleştirme gelirleri çarçur edilmiş, Yeni kaynaklara şiddetle ihtiyaç var.
Çünkü kaynaklar, yanlış ve taraflı kullanılıyor.
İç politik kaygılarla IMF anlaşması savsaklanıyor.
Ekonomik büyüme durmuş, aksine küçülme başlamış.
IMF’ye göre önümüzdeki yıl yüzde 5,1 küçüleceğiz.
Ne gam…
Yeni bir dalga patlatır, gündemi değiştiririz nasıl olsa…

***

Eski bir özdeyişimiz vardır,
“Sular dalgalanmadan durulmaz” diye.
Ama son günlerde, dalga boyları tehlikeli ölçüde yükseldi ve insanların bu operasyonlara olan güveni, gittikçe azalıyor. Emekli askerler, profesörler, aydınlar birer birer tutuklanıyor.
Ortak noktaları, şimdiki iktidara karşı olmaları, fakatdevlete karşıymış gibi gösteriliyorlar.
Tabii ki
İçlerinde, yasa dışı işlere karışanlar, çeteleşenler varsa,
Mutlaka cezalandırılmalıdır.
Hukuk; siyasallaşmadan, suçlu ile suçsuzu ayırmalıdır.
Ayağı yere basan, ciddi iddianamelerle olayın üzerine gidilmelidir.

***

Sonuçta bu dalgalanmalar bitecek, sular bir gün durulacak. Ancak, insanlarımıza yaşatılan bu travmanın, kolay atlatılamayacağını düşünüyorum, Ve kutuplaşmaların yanında, bunun bir de Siyasi faturası olacak…
Bakalım bu fatura kimlere kesilecek?
29 Mart seçimlerinde bunun ilk sinyalleri görüldü. Çünkü ekonomik şartlar gerçekten çok ağır ve olumsuz. Ona rağmen, ülke olarak tek gündemimiz, maalesef bu operasyonlar.

***

Hatırlayın, son Bakanlar Kurulu toplantısında, işsizlikle ilgili yapılması gereken görüşmeler, zaman olmadığı gerekçesiyle, gerçekleştirilememişti.
Bu ülkenin, işsizlikten daha önemli, ne sorunu olabilir?
Gündemin ilk maddesi olması gereken konular, zaman kalmadığı gerekçesiyle, nedense, Bakanlar Kurulu’nda bile görüşülmüyor. İşsizliğin bile önüne geçen konuları, gerçekten çok merak ediyorum!!!
İnsanlarımızın ödediği ekonomik fatura çok ağır ve her geçen gün daha da ağırlaşıyor.
Aman dikkat…

BANKALARIN DIŞ KREDİ GERİ ÖDEMELERİ
Temmuz, ağustos ve eylül aylarında, Türk Bankalarının, dışarıdan aldıkları 4,5 milyar dolarlık yabancı kredilerin geri ödemeleri yapılacak. Bankalar, bu üç aylık dönemde oldukça yoğun olacaklar. Burada, bankalar açısından sevindirici bir durum var. Bilindiği gibi, yurtiçinde faizler geriledi ve bu durum, mevduat maliyetlerinde bir düşüş sağlarken, bankaların karlılıkları arttı.
Bankalar, bu faiz düşüşünün de yardımıyla, 4,5 milyar doların, yaklaşık 2,7 milyar dolarını, (yüzde 60’lık kısmını) herhangi bir kaynak sıkıntısı çekmeden çevirebilecekler gibi görünüyor.


Yazarın Diğer Yazıları İçin Tıklayınız