| Torba Yasa Tasarısı’nda hukuka aykırılıklar |
| Pazartesi, 12 Temmuz 2010 13:34 | |||
![]() Vergi kanunlarının bazı maddelerinin iptaline yönelik Anayasa Mahkemesi tarafından verilen kararlar 8 Ocak 2010 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanmıştı. Bu iptal kararların iptal gerekçeleri doğrultusunda gerekli düzenlemeleri yapmak üzere Torba Yasa Tasarısı hazırlanmış olup, halem TBMM gündeminde bulunmaktadır. Ancak, Torba Yasa Tasarısı’nda getirilen birçok düzenleme yine hukuka ve Anayasa’ya aykırılıklar içermektedir. Bunlara kısaca değinecek olursak: 1)Ücret gelirlerinin daha düşük oranda vergilendirilmesini sağlamak için vergi oranlarının düşürülmesi yerine, yeni düzenlemede sadece son iki dilimde yer alan tutarların artırılması yoluna gidilmektedir. Ayrıca bu konuda düzenleme yapılması için tanınan 6 aylık süre 8 Temmuz’da dolmuş olmasına rağmen hala yeni düzenleme yasalaşmamıştır. Bu durum ise birçok kişinin haklarının ihlali anlamına gelmektedir. 2)Yerli ve yabancı yatırımcılar arasındaki stopaj ayrımcılığını ortadan kaldırmaya yönelik düzenlemede kurumlar vergisi mükellefi sermaye şirketleri ile dar mükellef yatırım fonları açısından yine oran farklılaştırmasına gidilmektedir. 3)Yatırım indirimi hakkından yararlanma imkanı sağlanan yeni düzenlemede, vergi matrahının tespitinde yatırım indirimi istisnası olarak indirim konusu yapılacak tutarın ilgili yıl kazancının yüzde 25’ini aşamayacağı yönünde hükme yer verilmektedir. Yani yatırım indirimi uygulaması ile ilgili bu defa süre açısından sınır kaldırılır iken, indirim oranı açısından yeni bir sınırlama getirilmektedir. 4)Matrah takdiri için takdir komisyonuna başvurulmasında zamanaşımının durmasına yönelik süre bir yılla sınırlandırılmaktadır. Öte yandan geçici madde ile mevcut dosyaların incelenme süresi 31.12.2012 tarihine kadar uzatılmaktadır. Ancak bu süreler içinde mükellefe gecikme faizi uygulanmaya devam edeceğinden Anayasa Mahkemesi'nin iptal gerekçesi karşılanmamaktadır. Diğer taraftan bu konuda düzenleme yapılması için de tanınan 6 aylık süre 8 Temmuz’da dolmuştur. Bu konuda yeni bir düzenleme yapılmadığından, takdir komisyonuna başvurularda zamanaşımının durması ile ilgili hukukta bir boşluk oluşmuştur. Hukuktaki bu boşluk esasında takdir komisyonunda bulunan bütün dosyaların zamanaşımına uğramasına yol açmaktadır. Bu durumda yeni düzenleme yapılsa bile, ancak kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren takdir komisyonuna başvurularda zamanaşımının durması söz konusu olabilecektir. Dolayısıyla geçici madde ile yapılacak düzenlemenin bir anlamı olmayacaktır. Uygulama farklı bir şekilde devam ederse, yeni hukuki tartışmalar gündeme gelecektir. 5)OECD ülkelerinin pek çoğunda ‘her konuda özelge’ sisteminden ‘sınırlı konularda özelge’ sistemine geçilmiş ve her konuda özelge verilebilmesi usulü terk edilmiştir. Torba Yasa Tasarısı ile ‘her konuda özelge’ sistemi sürdürülmekle birlikte, pek çok OECD ülkesinde olduğu gibi, özelgenin harç karşılığı verilmesi kabul edilmektedir. Ancak unutulmamalı ki Avrupa ülkeleri ve ABD’de vergi kanunları bizim ülkemizdeki gibi yılda 3-4 defa değişmemektedir. Bu nedenle de sık sık tereddütlü hususlar yaşanmamaktadır. Bizim ülkemizde ise mevzuat sürekli değiştiğinden uzmanlar bile vergi kanunlarını takip etmek ve anlamakta zorlanmaktadırlar. Diğer taraftan, yeni düzenleme ile belirlenen harç tutarları ülkemizin ekonomik koşullarına göre oldukça yüksektir. Bu durumda harçtan bahsetmek mümkün değildir. Bu tutarlar ücrettir. Çünkü kanunen yüklenmiş olan bir görevin ifası karşılığında gelir idaresi tarafından para istenmesi bir nevi hizmet satışı anlamına gelmektedir ki, bu da hem mükellef haklarına, hem de idare hukukunun temel ilkelerine aykırı düşmektedir. Görüldüğü gibi vergi kanunlarında birçok değişiklik getiren Torba Yasa Tasarısı’ndaki düzenlemelerde ciddi hukuka aykırılıklar bulunmaktadır. Ayrıca bu düzenlemelerin Anayasa Mahkemesi tarafından belirlenen süreler içinde gerçekleşmemiş olması birçok tartışma ve soruna yol açabilecektir. Bu gelişmeler, son yıllarda vergi kanunu yazımında ciddi eksiklikler ve tutarsızlıkların yaşandığını göstermektedir. Oysa kanun yazmak ciddi bir iştir. Adnan Gerçek'in Tüm Yazıları İçin Tıklayınız
|

