|

Vergi kanunlarında yapılması öngörülen değişikliklerle ilgili yeni kanun tasarı Meclis’e sevk edilmiş bulunmaktadır. Hazırlanan tasarının temel felsefesi, ekonomik faaliyetlerin gelişiminin vergisel açıdan teşvik edilmesi ve bilişim alanlarında meydana gelen ilerlemelerin hukuki düzenlemelerin içinde yer almasını sağlayarak, uygulamaların daha çağdaş hale gelmesini sağlamaktır. Bu kapsamda, bir taraftan mükelleflere destek olacak düzenlemelere gidilirken, diğer taraftan mükelleflere yeni köstekler de getirilmektedir. Mükelleflere getirilen destekleri şu şekilde özetleyebiliriz: 1. “İşe başlatmama tazminatı” gelir vergisinden müstesna edilmektedir. Ücretlerin vergilendirilmesinde de asgari geçim indirimi uygulandıktan sonra, varsa teşvik amaçlı diğer indirim ve istisnaların göz önüne alınması öngörülüyor. 2. Gelir veya kurumlar vergisi mükellefleri tarafından, Türkiye Kızılay Derneği’ne makbuz karşılığı yapılan bağış ve yardımların tamamı, beyannamede bildirilen gelirden indirilecek. Ancak Kızılay’ın iktisadi işletmelerine yapılan bağış ve yardımlar bu kapsama girmiyor. 3. Tarım Ürünleri Lisanslı Depoculuk Kanunu ile getirilen sistemin vergisel açıdan desteklenmesi amacına yönelik olarak, 5300 sayılı Kanun kapsamında düzenlenen ürün senetlerinin alım-satımından elde edilen kazançların 31/12/2013 tarihine kadar gelir ve kurumlar vergisinden istisna edilmesi öngörülmektedir. Ayrıca, mudi ile lisanslı depo işletmesi arasında düzenlenen mukavelenameler ve ürün senetleri damga vergisinden istisna edilmektedir. 4. KOBİ’lerin, 31 Aralık 2009 tarihine kadar birleşmeleri ve üç yıl süreyle çalışan sayısını azaltmamaları durumunda, belli koşulların bulunmasına bağlı olarak, birleşme işlemlerinden doğan kazançların, kurumlar vergisinden müstesna tutulması ve ayrıca üç yıl süre ile elde edilen kazanca, “indirimli kurumlar vergisi” uygulanması öngörülüyor. 5. 31 Aralık 2011 tarihine kadar tamamlanmak üzere projelendirilen ve en az 200 milyon lira tutarında makine ve teçhizat alımı öngörülen yatırımlarda, yeni makine ve teçhizat için ödenen KDV, yatırımcıya üç aylık dönemler itibariyle iade edilecek. 6. Elektronik ortamda verilmesi gereken bildirim ve formların cezaları, yeniden düzenleniyor. Buna göre, bildirim ve formların süresi sonundan itibaren 15 gün içinde verilmesi durumunda, özel usulsüzlük cezası dörtte bir, izleyen 15 gün içinde verilirse yarı oranında uygulanacak. Ayrıca beyannamelerini vermeyenlere, hem beyannameyi vermemekten hem de elektronik ortamda vermemekten dolayı iki kez ceza kesilemeyecek. Buna karşılık mükelleflere getirilen köstekleri de şu şekilde özetleyebiliriz: 1. VUK 359/a maddesinde belirlenen vergi kaçakçılığı fiillerini işleyen mükelleflere 18 aydan 3 yıla kadar “hapis cezası” uygulanması öngörülüyor. Daha önce bu durumdaki mükelleflere uygulanmakta olan hapis cezası süresi 1 yıldan 3 yıla kadardı. Böylece vergi kaçakçılığının cezası daha da ağırlaştırılmış hale getirilmekte ve para cezasına çevrilme imkanı da ortadan kalkmaktadır. 2. Konut yapı kooperatiflerinin, üyelerine konut teslimlerinin 1 Ocak 2010 tarihinden itibaren KDV’ye tabi tutulması öngörülüyor. Tasarı yasalaştıktan sonra, Bakanlar Kurulu düşük oranlı bir KDV belirlemediği takdirde, üyelere yapılacak konut teslimlerine, yüzde 18 KDV oranı uygulanacak. Ancak kanun yürürlüğe girmeden önce inşaat ruhsatı alınmış konutların tesliminde KDV hiç uygulanmayacak. Kooperatiflerin, üyelerine “konut teslimi” öteden beri KDV’den müstesna tutuluyordu. Bunların yanı sıra, vergi uygulamalarında ortaya çıkan bazı tereddütlerin giderilmesine ve vergi idaresinin teknolojik imkanlardan azami derecede faydalandırılmasına yönelik düzenlemeler de bu tasarıda yer almaktadır. Yazarın Diğer Yazıları İçin Tıklayınız
|