|
Pazartesi, 29 Aralık 2008 16:31 |
|

Mükelleflerin ihtiyaçları ve görüşleri doğrultusunda hizmet sunmak amacıyla, Gelir İdaresi Başkanlığı 2007 yılında “Vergi Uygulamaları Karşısında Mükellef Eğilimleri Araştırması” yaptırmış ve buradaki tespitler doğrultusunda vergi kanunlarında bazı değişikliklere gitmiştir. Kasım 2008’de Gelir İdaresi Başkanlığı bir de “Kayıtdışı Ekonomiyle Mücadele Stratejisi Eylem Planı 2008-2010” yayınlayarak önümüzdeki yıllarda atılacak adımları da belirlemiştir. Öncelikle yapılan araştırma sonuçlarına göre mükellef eğilimlerine baktığımızda: -Mükelleflerin yüzde 45,7’si vergi mevzuatının açık ve anlaşılır olmadığını düşünüyor ve sadece yüzde 28’i mevzuatı anlaşılır buluyor. -Mükelleflerin yüzde 71,7 gibi büyük bir çoğunluğu vergi oranlarının indirilmesi ve vergi çeşitlerinin azaltılmasının vergi ödemeyi teşvik edeceğini düşünüyor. -Mükelleflerin büyük bir çoğunluğu vergi denetimlerinin daha sıkı bir şekilde uygulanması gerektiğini savunuyor. -Mükelleflerin yüzde 65,6 gibi büyük bir çoğunluğu vergi kaçıranlara yönelik cezaları caydırıcı bulmuyor. -Mükelleflerin yüzde 68,5 gibi büyük bir çoğunluğu vergi affı beklentisinin, vergisel yükümlülüklerin daha az yerine getirilmesine yol açtığını düşünüyor. 2007 yılında yapılan bu tespitlerden sonra 2008’de vergi kaçakçılığına uygulanan cezalar önemli ölçüde artırılmış ve vergi denetimlerinin etkinliğini artırmaya yönelik tedbirler alınarak Ba ve Bs formlarının aylık bildirilmesine geçilmiştir. Görüldüğü gibi yapılan düzenlemeler ile mükelleflere ilave yük ve cezalar getirilmiştir. Peki, mükelleflerin haklarını koruyacak düzenlemeler ne durumda? Vergi kanunlarının basit ve anlaşılabilir hale getirmek için Gelir Vergisi Kanunu ile Vergi Usul Kanunu’nun yeniden yazılması ve bazı vergileri kaldırarak vergi çeşitliliğinin azaltılması herhalde “bir başka bahara kaldı”. Mükellef görüşlerinin tersine “üstün siyasi çıkarlar ön planda tutularak” vergi borçlarının taksitlendirilmesi ve Varlık Barışı gibi iki tane af düzenlemesi yapıldı. Yani, mükellef odaklı hizmet sunmayı amaçlayan Maliyenin, mükelleflerin görüşlerini pek de dikkate almadığı anlaşılıyor. 2009-2010 yıllarında mükelleflerin uyumunu artırmaya yönelik yapılacak çalışmalardan en dikkat çekenler ise şunlardır: - Muhtasar Beyanname ekinde ücretlere ilişkin bildirim verilmesi, - Muhtasar Beyanname ile SGK bildirimlerinin birleştirilmesi, - İnşaat sektöründe KDV rejiminin yeniden düzenlenmesi, - KDV iadeleri için Türkiye genelinde bir kod sistemi oluşturulması, - Mevzuatın sadeleştirilmesi için tek tebliğ çalışmasının yapılması. Eylem Planı’ndan da görüldüğü gibi Maliye 2009-2010 yıllarında mükelleflerin vergileme ile ilgili işlemlerini daha rahat bir şekilde yerine getirmeleri için bazı adımlar atmayı planlıyor. Mükelleflere de umutla bunların kağıt üzerinde kalmamasını beklemek düşüyor. Yazarın Diğer Yazıları İçin Tıklayınız
|