|
Pazartesi, 01 Haziran 2009 15:15 |
|

Ülkemizde mükellef hakları konusu Gelir İdaresi’nin yeniden yapılandırılması çalışmaları ile birlikte gündeme gelmiştir. Dünyada bu konu ise 1990’lardan itibaren gündemdedir. Dünyada bu yıllardan itibaren, vergi idarelerinin yeniden yapılandırılması çalışmaları esas itibariyle “mükellef odaklı” bir yaklaşımın benimsenmesine bağlı olmuştur. Çünkü bilinçli mükellefler kendi haklarını aramak ve korumak için örgütlenmeye başlamışlar ve gelir idareleri üzerinde bir baskı kurarak gelir idarelerinin kendilerine en iyi hizmet sunulacak şekilde yeniden yapılandırılmasını talep etmişlerdir. Bu talebe cevap verebilmek için birçok ülke gelir idaresini “mükellef odaklı” bir şekilde örgütleme yoluna gitmiştir. Mükellefler haklarının korunmasını ve yaygınlaştırılmasını sağlamak üzere birlikler altında örgütlenmişler ve bunların uluslararası kuruluşlarını da kurmuşlardır. Günümüzde Avrupa Mükellefler Birliği’ne 29 ülkeden ve Dünya Mükellefler Birliği’ne 45 ülkeden katılan Mükellef Hakları Birlikleri bulunmaktadır. Bir ülkede mükellef haklarının tam olarak yerleşebilmesi ve gelişebilmesi için sacayağının tüm ayaklarının olması gerekir. Bunlardan birincisi vergi idaresinin mükellef haklarına uygun yapı oluşturması ve bu haklara riayet edeceğine yönelik düzenlemeler yapması gerekir. İkincisi mükelleflerin sahip oldukları hakların farkında olması ve bunlara uygun bir vergileme sürecinin işletilmesini talep etmeleri gerekir. Üçüncüsü de mükellef haklarının korunması ve yaygınlaştırılması için sivil toplum kuruluşu olarak Mükellef Birliklerinin oluşturulması ve mükellef ile gelir idaresi arasında ilişkiyi kuracak bir mekanizmanın çalıştırılması gerekir. Ülkemizde gelir idaresinin yeniden yapılandırılması çalışmaları sırasında gelişmiş ülke modelleri esas alınarak fonksiyonel ve mükellef odaklı bir yapılanma oluşturulmaya çalışılmıştır. Bu yeni yapının ülkemize yerleştirilmesi sırasında, batı ülkelerinde önemli bir yere sahip olan mükellef haklarına da yer verilmiştir. Bu süreçte mükellef hizmetleri ile ilgili yapı oluşturulmuş ve mükellef hakları ile ilgili bazı çalışmalar yapılmıştır. Buna karşılık mükellef birliklerinin oluşturulması ve mükellef haklarının topluma benimsetilmesi ile ilgili çalışmalar yoktur. Ülkemizde geçerli olan “her şeyi devlet yapsın ve bize hazıra sunsun” anlayışının artık kırılması gerekir. Her şeyi devletten bekleme dönemi sona eriyor. Üstelik haklar verilmez, talep edilir ve mücadele ile alınır. Ülkemizde mükellef haklarının korunması ve yaygınlaştırılması amacıyla Bursa’da bir sivil toplum girişimi olarak üniversite, sivil toplum kuruluşları, meslek odaları ve iş dünyasını temsil eden kuruluşların katılımıyla Mükellef Hakları Platformu’nun oluşturulmasına yönelik çalışmalar başlatılmıştır. Şu anda oluşturulacak Platform ileride Mükellef Hakları Derneği olarak örgütlenecek ve belki de Bakanlı Kurulu tarafından kamuya yararlı dernek statüsü de alacaktır. Böylece mükellef haklarının korunmasına yönelik bu sivil toplum girişimi gelecekte ABD’deki Mükellefin Avukatı İdaresi’ne benzer bir idarenin ülkemizde de oluşturulmasına önemli katkılar sağlayacaktır. Şu anda ülkemizde mükellef hakları ile ilgili sivil toplum girişimi ayağının güçlendirilmesi için, esasında birer mükellef örgütü konumunda olan iş dünyasının dernekleri, meslek odaları ve benzeri sivil toplum kuruluşlarının bu fikre sahip çıkmaları ve destek vermeleri gerekmektedir. Yazarın Diğer Yazıları İçin Tıklayınız
|