Kıskaç daralıyor
Pazartesi, 24 Kasım 2008 18:05

alt

Küresel ekonomik krizin etkilerinin giderek arttığı şu günlerde, tüm mükellefler devletten nefes aldıracak bir-iki tedbir beklerken, devlet mükellefleri kıskaca almaya yönelik uygulamaları da peş peşe devreye sokuyor.
Kira ödemelerinin bankalar aracılığıyla yapılma zorunluluğu getirilmesinden sonra, Maliye Bakanlığı Ankara’da görevlendirdiği 400 maliyeci ile evleri tek tek dolaşmaya ve kiracıları tespit etmeye başladı. Kirada oturanlara; ne zamandan beri kiracı oldukları, ayda kaç YTL kira ödedikleri, kiranın bankaya yatırılıp yatırılmadığı soruluyor ve ev sahibinin kimlik bilgileri yazılıyor.
Ankara’daki çalışma, kısa süre içinde diğer illerde de yapılacak. Bu da gösteriyor ki, kentsel rantların vergilendirilmesi ile ilgili artık kıskaç daralacak ve kayıtdışı gelir kalmayacak. Bu nedenle, mükellefleri bir kez de biz uyaralım; Kira gelirlerinizi tam ve doğru bildirin, geçmişte bazı eksiklikler yapılmışsa “pişmanlıkla” beyan edip, temizleyin.
Mükelleflere yönelik esas büyük kıskaç ise yılbaşından itibaren geliyor. Geçen hafta Resmi Gazete’de yayımlanan “Ücret, Prim ve Bu Nitelikteki Her Türlü İstihkakların Bankalar Aracılığıyla Ödenmesine Dair Yönetmelik”, en az 10 işçi çalıştıran işverenlerin adeta rüyalarını kaçıracak. Buna göre 1 Ocak 2009 tarihinden itibaren, işçilere ücret, prim, ikramiye ve benzeri ödemeleri bankaya yatırmayıp elden nakit olarak ödeyen işverenlere, her işçi ve ay için 100 YTL, her gemi adamı için 1200 YTL ve her gazeteci için 1500 YTL tutarında idari para cezası uygulanacak.
Bankaya, işçi adına açılacak hesaba yatırılacak olan tutar, vergi ve sigorta primi gibi yasal kesintiler yapıldıktan sonra, “işçiye net ödenen” ücret olacak. Ancak, yapılacak ödemelerin brüt olarak bankaya yatırılma zorunluluğunu getirmeye Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Maliye Bakanlığı ile Hazine Müsteşarlığı’nın yetkisi var. Bu da demek ki gelecekte “Beterin beteri de varmış” dedirtecek uygulamalara da hazırlıklı olmak gerekir. Bu uygulama, kriz ortamında işçinin ücretini nasıl ödeyeceğini düşünen işverene adeta acı bir sürpriz yapacak. Çünkü, ücreti taksitler halinde veya bir kısmını avans olarak ödemeye kalkışan işveren bunu her defasında banka aracılığıyla yapmak zorunda olacak. Aksi takdirde yukarıda belirtilen cezalarla karşı karşıya kalacak.
Kayıtdışı istihdam ile mücadele anlamında olumlu gibi görülen bu uygulama ile esasında “kümesteki kazlara” ek yükler getiriliyor. Ekonomik krizle boğuşan mükelleflere destek olmak yerine, tüm mükellefleri “potansiyel kaçakçı” olarak görmek, hukuktaki iyiniyet karinesine ve mükellef haklarına aykırıdır. Ayrıca, bir taraftan “Varlık Barışı” ile kayıtdışı kaynaklara af sağlanırken, diğer taraftan zaten kayıt altında olan mükelleflerin böyle bir kıskaca alınması, “Acaba amaç üzüm yemek mi, yoksa bağcıyı dövmek mi” sorusunu akla getiriyor.

Adnan Gerçek
Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir

Yazarın diğer yazıları için tıklayın