| Doğal afetler nedeniyle terkin imkanı |
| Pazartesi, 05 Ekim 2009 11:30 | |||
![]() Son dönemlerde yaşanan sel felaketleri gibi doğal afetler, “Bu gibi durumlarda mükelleflerin yararlanabileceği imkanlar ve kullanabileceği haklar var mıdır?” sorusunu akla getirmektedir. Hemen belirtelim ki devlet mükelleflerin vergi borçlarını ödedikten sonra düşecekleri durumu da düşünmektedir. Bu nedenle, doğal afetler nedeniyle malvarlığının ciddi bir kısmı zarar gören mükelleflerin vergi borçlarını terkin etme (silme) yoluna gitmektedir. Dolayısıyla doğal afetler sonucunda zarar gören mükelleflerin, kanunda belirtilen şartları taşımaları durumunda vergi borçlarının silinmesini isteme hakları bulunmaktadır. Doğal afetler nedeniyle terkin ile ilgili yasal düzenleme Vergi Usul Kanunu’nun 115. maddesi ile 6183 sayılı Kanunun 105. maddesinde birbirine paralel şekilde yapılmıştır. Bu durumda Vergi Usul Kanunu kapsamına giren borçlarla ilgili 115. madde hükmü uygulanır, bu kapsama girmeyen kamu borçlarında ise 6183 sayılı Kanunun 105. maddesi uygulanır. Doğal afetler nedeniyle terkinden; yangın, yer sarsıntısı, yer kayması, su basması, kuraklık, don, zararlı hayvan ve haşarat istilası ve bunlara benzeyen afetler yüzünden zarara maruz kalan varlıklarının ve mahsullerinin en az üçte birini kaybedenler yararlanabilir. Bu imkândan faydalanmak için afetten zarar görenlerin, afetin meydana geldiği tarihinden itibaren 6 ay içinde ilgili kamu idaresine yazı ile müracaat etmeleri şarttır. Dolayısıyla terkin için başvuruda bulunulmaması halinde re’sen terkin yapılması mümkün değildir. Afet nedeniyle hem varlıklarını hem de mahsullerini kaybedenlerin zarar dereceleri, varlıkların ve mahsullerin zarar öncesi ve zarar sonrası rayiç değerleri esas alınarak toplamı üzerinden mukayese yapılmak suretiyle tespit edilir. Vergi Usul Kanununda vergiler ismen zikredilmemekle beraber, mükelleflerin “gelir kaynağı ile ilgili vergi borçları ve cezalarından” gelir ve kurumlar vergisi ile bunlara ait cezaları anlamak gerekir. Örneğin ticari faaliyetini sürdürdüğü işyeri yanan bir tacir terkinden yararlanabilirken işletmesiyle ilgisi bulunmayan ikamet ettiği konutunun veya otomobilinin yanması durumunda terkin söz konusu olmaz. O halde mükelleflerin gelir kaynağı ile ilgili bulunmayan vergiler (ÖTV, KDV, sorumlu sıfatıyla ödenen tevkifatlar) terkin edilemez. Diğer taraftan doğal afetler dolayısıyla terkin edilecek vergiler, doğal afetin meydana geldiği tarihten önce kapanmış olan hesap dönemine ait olan ve henüz ödenmemiş bulunan vergilerdir. Örnek: Ticari malvarlığı 500.000 TL, özel malvarlığı 200.000 TL olan bir mükellefin, meydana gelen bir depremde ticari malvarlığının 300.000 TL’lik kısmı tamamen yok olmuştur. Mükellefin ticari faaliyeti ile ilgili gelir vergisine ilişkin 20.000 TL’lik vergi borcu ve 10.000 TL’lik cezası vardır. Ayrıca, ödenmemiş KDV borcu 5.000 TL’dir. Bu mükellefin terkinden yararlanma durumu ve yararlanabileceği miktarın hesaplanması şu şekilde olacaktı: Birinci aşama: Terkinden yararlanma durumunun tespiti Mükellefin 300.000 TL’lik zararının 700.000 (= 500.000 + 200.000) TL’lik genel malvarlığı toplamı içindeki oranı üçte birden fazladır. Bu nedenle terkinden yararlanabilir. İkinci aşama: Terkin edilecek vergi ve cezanın bulunması Vergi borcunun ilgili bulunduğu gelir kaynağındaki zarar kısmi olduğundan vergi ve cezanın tamamı değil, bir kısmı terkin edilecektir. Ticari malvarlığında meydana gelen zararla mütenasip bir terkin yapılacağından, ticari varlıktaki zarar olan 300.000 TL, ticari varlık toplamı olan 500.000 TL’ye oranlanarak terkin edilecek vergi ve cezanın oranı bulunur. Bu oran da %60’dır (= 300.000/ 500.000). Silinecek vergi miktarı 12.000 TL (= 20.000 x %60), ve silinecek ceza miktarı 6.000 TL (= 10.000 x %60) olacaktır. KDV borcu terkin kapsamına girmediğinden, bunda herhangi bir işlem yapılmayacaktır. Dolayısıyla doğal afet nedeniyle malvarlıklarında önemli bir azalma meydana gelen mükelleflerin, terkin imkanından yararlanma durumlarını da değerlendirerek bu hakkı kullanmalarını tavsiye ediyoruz. Yazarın Diğer Yazıları İçin Tıklayınız
|

