Anayasa Mahkemesi’nden mükellef haklarına koruma
Pazartesi, 02 Kasım 2009 13:55


Anayasa Mahkemesi, 15 Ekim günü gerçekleştirilen toplantısında, vergi hukuku alanındaki düzenlemelerde hukukun üstün tutulması gerektiğini bir kez daha vurgulayarak, mükellef haklarını koruyan çok önemli kararlar almıştır. Bu kararıyla, hukuki güvenlik ilkesine ve kazanılmış haklara uyulmadan yürürlüğe sokulan aşağıdaki vergisel düzenlemeleri iptal etmiştir. İptal kararları şu konular ile ilgilidir:
1. Yatırım indirimi istisnasından yararlanma devam edecektir: Anayasa Mahkemesi, Gelir Vergisi Kanunu’nun geçici 69. maddesinde yer alan “sadece 2006, 2007 ve 2008 yıllarına ait” ibaresini iptal ederek, kazanılmış yatırım indiriminden yararlanma hakkını yok eden, hukuk güvenliği ilkesine aykırı düzenlemeyi iptal etmiştir. İstisnaya konu iktisadi kıymete ilişkin harcamaların, yapıldığı yılda başlanması ve indirilecek tutara ulaşılıncaya kadar devam olunması biçimindeki yatırım indirimi istisnası, bu istisnadan yararlanmaya zamanında yürürlükteki mevzuata göre hak kazananlar, bu haklarına böylece kavuşmuşlardır. Bu karar ile ayrıca yatırım indirimi istisnasının yürürlükten kalkma tarihi 1.1.2006’dan 8.4.2006 tarihine taşınmıştır. Böylece mükelleflerin 8.4.2006 tarihine kadar yapmış oldukları yatırımları, 1.1.2006 tarihinden önce başlayan yatırımlarla bir bütünlük oluşturmasa dahi yatırım indiriminden yararlanır hale gelmiştir.
2. Ücretliler en üst dilimden vergi ödemeyecek: Anayasa Mahkemesi, ikinci olarak, Gelir Vergisi Kanunu’nun 103. maddesinde yer alan “yüzde 35 oranının” ücretliler yönünden iptal edilmesi kararı vermiştir. İptal kararı, Resmi Gazete’de yayınlanmasından 6 ay sonra yürürlüğe girecektir. Bu kararının yürürlüğe girmesinin ardından, ücretliler için uygulanabilecek en yüksek gelir vergisi oranı yüzde 27 olacaktır. Böylece, emek gelirlerinin sermaye gelirlerine göre daha düşük oranda vergilendirilmesini ifade eden “ayırma kuramı” vergi sistemimizde korunmuş olacaktır. Ancak, uygulamada bu karar sınırlı sayıda ücretliyi ilgilendiriyor. 2009 yılında geçerli olan gelir vergisi tarifesine göre, yüzde 35’lik oran, vergiye tabi geliri yıllık 50 bin TL’yi aşanlara uygulanıyor.
3. Yerli-yabancı yatırımcı arasında ayrımcılık yapılmayacak: Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararlarından biri de yerli ve yabancı yatırımcı arasındaki stopaj ayrımcılığına ilişkin düzenleme ile ilgilidir. Bilindiği üzere, 2006’dan bu yana yabancı yatırımcıların hazine bonosu, devlet tahvili ve yatırım fonu gibi menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarından elde ettikleri gelirlerine “sıfır” oranında stopaj uygulanırken yerli yatırımcılar için bu oran yüzde 10 olarak belirlenmişti. Stopaj oranında yabancılar lehine ayrımcılık yapan ve Anayasa’nın eşitlik ilkesine aykırılık oluşturan bu düzenleme de iptal edilmiştir. İptal kararı, Resmi Gazete’de yayımlanmasından başlayarak 9 ay sonra yürürlüğe girecektir.
4. Takdir Komisyonu’na sevk zamanaşımını durdurmayacak: Anayasa Mahkemesi ayrıca, Vergi Usul Kanunu’nun 114. maddesinde yer alan “zamanaşımı” konusunda da iptal kararı vermiştir. İptal edilen ikinci fıkra, vergi dairesince matrah takdiri için takdir komisyonuna başvurulmasının zamanaşımını durduracağı yönünde hüküm içeriyordu. Bu iptal kararından sonra, takdir komisyonları gereksiz yere işlemlerini uzatmayacak ve artık daha düzenli çalışması gerekecektir. Bu hükmün iptaline ilişkin karar, Resmi Gazete’de yayınından 6 ay sonra yürürlüğe girecek.
Anayasa Mahkemesinin bu kararı, vergi konusunun önce hukuk işi olduğunu bir kez daha kanıtlamıştır. Dolayısıyla kanuni düzenlemeler yapılırken, hukukun genel ilke ve kuralları gözetilmek zorundadır. Ayrıca, kanuni düzenlemeler yapılırken, mükellef haklarının ihlal edilmemesine de dikkat etmekte yarar vardır. Çünkü artık mükellefler, haklarının savunulmasına yönelik girişimlerini her geçen gün artırmaktadırlar.
Nitekim Anayasa Mahkeme-
si’nin gündeminde daha pek çok vergi düzenlemesi bulunmakta ve önümüzdeki günlerde başka kararlar da çıkacaktır.  Bu nedenle devlet mükellef haklarına saygılı düzenlemeler yapmayı bir ilke olarak kabul etmelidir.

Yazarın Diğer Yazıları İçin Tıklayınız