|

Ceza hukukunda “özel af” kesinleşmiş bir cezayı kaldıran veya hafifleten bir merhamet işlemi niteliğinde iken, “genel af” ise üstün bir siyasi çıkar nedeniyle bir suçun unutulmasını ve geçmişi ilgilendiren konularda ceza hükümlerinin uygulanmamasını ifade etmektedir. “Varlık Barışı” Kanunu ile getirilen düzenlemeye göre, yurtdışında bulunan varlıkların Türkiye’ye yüzde 2 vergi ödenerek getirilmesi veya Türkiye’de bulunan ve işletme aktifinde yer almayan varlıkların yüzde 5 vergi ödenerek işletme sermayesine eklenmesi durumunda, bunlar vergi incelemesine alınmayacak veya tespit edilen matrah farklarından bu tutarlar mahsup edilecektir. Örneğin 1 milyon YTL bildiren bir mükellefin 2006 ve 2007 yılları incelemeye alınsa ve 800 bin YTL matrah farkı bulunsa gelir vergisi, kurumlar vergisi ve KDV yönünden ek bir tarhiyat yapılmayacaktır. Eğer bulunan matrah farkı 1 milyon 200 bin YTL ise, bu tutardan 1 milyon YTL mahsup edilecek ve sadece kalan 200 bin YTL üzerinden gelir ya da kurumlar vergisi ve KDV istenecektir. Bu haliyle “Varlık Barışı” Kanunu vergi cezalarının verilmesini dolaylı olarak ortadan kaldıran tipik bir vergi affı kanunudur. Bu düzenlemenin geçmiş yıllarda çıkarılan matrah artırımına dayanan af kanunlarından farkı, esas olarak vergi tahsilatını değil, yurtdışındaki ve yurtiçindeki varlıkların kayıt altına alınmasını sağlayarak kayıtdışı ekonominin azaltılmasını hedeflemiş olmasıdır. Dolayısıyla, “Varlık Barışı” Kanunu ile yapılan düzenlemeler, 2003 yılındaki “Vergi Barışı Kanunu” ile getirilen “matrah artırımı” uygulamasından daha caziptir. Çünkü, “Vergi Barışı Kanunu”nda gelir ve kurumlar vergisi matrahı 1998 yılı için yüzde 30, 1999 yılı için yüzde 25, 2000 yılı için yüzde 20 ve 2001 yılı için de yüzde 15 oranında artırılıp, buna göre vergi ödenmesi isteniyordu. KDV yönünden de ayrı artırım ve KDV ödenmesi isteniyordu. “Varlık Barışı” Kanunu ile yurtdışından gelen varlıklar için yüzde 2, Türkiye’de bulunan varlıklar için ise yüzde 5 oranında vergi ödemek bunların vergi incelemesinden kurtulmasını sağlamaktadır. Buna karşılık, “Varlık Barışı” Kanunu ile beyan edilen veya bildirilen varlıklar nedeniyle cezalı vergi tarhiyatı dışında, kara para, kaçakçılıkla mücadele, gümrük kanunu gibi bütün diğer kanuni müeyyidelerin uygulanacak olması, Kanunun başarı şansını düşüren çok önemli bir etken olacaktır. Ayrıca, Kanunu’nun yaklaşık bir yıllık bir hazırlık döneminden sonra çıkarılması ve yararlanma süresinin de yerel seçimlerin yapılacağı Mart 2009 ayının başı olarak belirlenmesi, bu kanun ile üstün bir siyasi çıkarın ön planda tutulduğu izlenimi yaratmaktadır. Her şeye rağmen, bu kriz ortamında “Varlık Barışı” Kanunu mükellefler açısından önemli bir fırsattır. Bu nedenle, Kanunla getirilen düzenlemeleri mali müşavirinizle iyi inceleyip yararlanmakta ve işletmelerde birikmiş bazı sorunları ortadan kaldırmakta yarar vardır. Yazarın Diğer Yazıları İçin Tıklayınız
Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir
|